“Yuvarlanıyor” ve “Acile Gidiyoruz”

bebek.yuvarlaniyor

Amerika’nın başka bir eyaletinde yaşayan halası ve  ziyarete  gelen babaannesi ile dedesi dışında ailemizin diğer üyeleri Can’ı henüz sadece fotoğraflarıyla tanıdılar. Telefonda görüştüğümüz zaman da sesini duyuyorlar. Doğal olarak Can’ın neler yaptığını merak ediyorlar. Biz de teknolojinin nimetlerinden faydalanıyoruz. Aile üyeleri ile aralıklı olarak kamera ile chat yapıyoruz. Chat yapmanın en güzel yanı, uzaktan da olsa,  yaşamımızdaki gelişmeleri canlı olarak paylaşabilmek.

Bugün annemle chat yapıyorduk.  Can’ın artık çok büyüdüğünü, sallanan sandalyesinde oturmak istemediğini, sürekli kucakta dolaştırılmak istediğini söyledim.  Üstelik sallanan sandalye iken ayaklarından aldığı kuvvetle kendini dışarıya doğru itiyor ki,  yere düşme tehlikesi var. Annem de “yere temiz bir örtü serip Can’ı üzerine yatırmamı ve çevresine sevdiği oyuncakları koymamı” tavsiye etti.  Son dönemde evde çıkan akrep ve kırkayaktan sonra bebeği yere koymakta tereddütlüyüm. Ayrıca Can, uyumadığı sürece sırt üstü yatmaktan da nefret eden bir bebek. Bu şekilde oyalanacağı konusunda pek umudum olmasa da annemin önerisini değerlendirmeye karar verdim.

Kamerayı annemin görebileceği şekilde yere çevirdim.  Örtüyü serdim ve bizim oğlanı üzerine sırt üstü olarak yatırdım. Önce birkaç dakika gözleri önünde salladığım oyuncağı inceledi. Sonra kıvrılıp bükülmeye ve hafifçe yan dönmeye başladı. Sonra da kendini biraz daha iterek, annemle benim şaşkın bakışlarımız altında, pat diye sırt üstünden yüz üstüne döndü. Bununla da kalmayıp, bacaklarını karnına doğru çekip poposunu yukarı kaldırarak, kendini tırtıl gibi büküp, öne doğru sürünmeye başladı. Sevincimizi tahmin edemezsiniz. Dönmek ve yuvarlanmak bebeklerin motor gelişimi açısından çok önemli adımlar. Bu hareketleri sık yapınca, bacak, boyun, sırt ve kol kaslarının gelişmesi ile birlikte, kendi başına oturmaya ve emeklemeye başlıyorlar. Bu dönüşün tesadüf eseri olup olmadığını anlamak için Can’ı birkaç kere daha sırt üstü çevirdim. Her seferinde, saniyesine kalmadan kendini yüz üstü döndürmeyi başardı.

Can akşamleyin yeni numarasını babasına da gösterdi. Onu teşvik etmek için her dönüşünden sonra alkışladık. Biz alkışladıkça o da gülücükler attı. Sanırım yuvarlanarak bizi mutlu ettiğinin farkında. Biraz daha oynadıktan sonra yorulduğunu ve acıktığını anladık. Mamasını verdik. Mama verildikten bir müddet sonra, günün belli saatlerinde, bizim oğlan  kakasını yapar. Nitekim öyle de oldu. Altını açtığımızda kakanın içinde yine kan damlası ile karşılaştık. Daha önce ayın 16’sında yine kan damlası şikayetimiz olmuştu. Kan damlası diğer bezlerde devam etmediği, kusma ve ateş de olmadığı için gözlemeye karar vermiştik. Bugün yeniden aynı şeyle karşılaşınca canımız sıkıldı. Çocuk doktorunun mesai saati bittiği için direkt acile gittik.

Acilde bizi karşılayan hemşire Can’ın kilosunu ölçtü. 16 libre (7,4 kilo) olmuş. Ateşi olmadığını ve vucüttaki oksijen düzeyinin normal olduğunu teyit etti. Doktorun bizi göreceği odaya alındık. Doktoru beklerken bir yandan ben de Can’ın beslenme ve tuvalet saatlerini kaydettiğim not defterini inceledim. Beslenme düzeninde dikkatimi çeken şey, ilk kan damlasından3 gün önce pirinç lapasına başlamış olmamız. Kan gelince lapayı kesmiştim. İki gün önce (21’i) lapaya yeniden başladım. Acaba Can’ın pirinç lapasına alerjisi mi var? Ayrıca ayın 16’sından beri, emzirdikten sonra da her seferinde olmasa da ara ara kusuyor. Doktor gelince şikayetlerimizi anlattık. Elinde getirdiği kit ile Can’ın yanımızda getirdiğimiz bez örneğini test etti. Bezde az da olsa kan damlası olduğunu o da teyit etti. Anlattığımız verilerden yorumladığı kadarı ile Can’ın ya süte ya da pirinç lapasına alerjisi var. Bir diğer ihtimal de değişen beslenme düzeni ile katılaşan kakayı vücudundan atmaya çalışırken kendini sıkması ve kanamaya yol açması. Süt alerjisi olasılığına karşı benim diyetimden süt ve süt ürünlerini 2 haftalığına çıkarmamı ve değişiklik olup olmadığını gözlememi istedi. Ayrıca kendi doktorumuzdan alerji testi için randevu almamızı tavsiye etti.  Bir de alerjik bebekler için özel olarak hazırlanan bir mamayı önerdi. Umarım bebeğim alerjik değildir. Bu konudaki gelişmeleri yazmaya devam edeceğim.

 

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*