Yeni Anne-Babalara Mektup


Kuzenim Tulga ve eşi Ceren’in bebeği oldu. Uzaklarda da olsak ailedeki bayram havasını biliyoruz. Hemen telefon açarak sevinçlerini paylaştık. Yeni bebeğimiz de erkek. Can ile beraber ailedeki dördüncü erkek bebeğimiz. Bir futbol takımı kurmaya doğru hızlı adımlarla gidiyoruz.

Taze bebeğin fotoğraflarını görünce Can’ın ilk günkü halleri geldi aklıma. Elbiseleri üzerinden düşen, sürekli uyuyan, pembe-beyaz minicik bir adam. Kuzey ile bende de nasıl bir telaş, nasıl bir heyecan. Anne ve babalığa merhaba dediğimiz o günlerdeki tecrübesizliğimiz…

Şimdi de çok tecrübeli sayılmayız ama o günlere göre halliceyiz. Ceren ve Tulga’nın sevgili modundan anne-baba moduna geçerken, ilk günlerde yaşayabileceklerini tahmin ediyoruz. Bu nedenle Tulga ve Ceren başta olmak üzere tüm yeni ebeveynlere küçük bir mektup yazmaya karar verdim. Bu mektupta yazdıklarım tamamen kendi tecrübelerimizden oluşuyor. Herşeyde olduğu gibi bebek bakımında da tek bir doğru olamaz. Bu nedenle bu mektuptaki ipuçlarını kendi mantık süzgecinizden geçirerek değerlendirmenizi, tıbbi konularda doktorunuza ve tıp personeline danışmayı ihmal etmemenizi tavsiye ederim.

*****************************************************************

Sevgili taze anne-babalar,

Aramıza hoşgeldiniz. Hayatınıza giren minik mucizeden dolayı sizleri tebrik ediyoruz. Bir ömür boyunca, herşeyden çok seveceğiniz, ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan üstün tutacağınız, yaşamınızdaki önceliklerinizi değiştiren büyük bir hediyeye sahip oldunuz.

Sizlere ebeveynliğin ilk günlerinde yardımcı olacağını umduğum önerilerim olacak. Aşağıda anlattığım konular doğum öncesi Kuzey ile katıldığımız anne/baba kurslarından aldığımız bilgilerin, yaptığımız araştırmaların, doktorumuzun verdiği önerilerin ve zaman içinde keşfettiğimiz pratik uygulamaların bir özeti. Bunların bazılarını ben de ilk günden bilmiyordum. Bilseydim ilk ayımızı daha az zaman kaybederek ve yorularak geçirirdim Elbette herşeyi bir kısa mektupta anlatmak mümkün değil. Bebeğinizi yetiştirirken doktorunuzun tavsiyelerini mutlaka uygulayacak ve zaman içinde kendi yöntemlerinizi geliştireceksiniz…Umarım size yardımcı olur. Hazır mısınız, işte başlıyoruz:

UYKU

Bebeğinizle beraber hayatınızda pek çok şey artık eskisi gibi olmayacak. Öncelikle uyku kavramını unutun. Aranızda çalışanlar olabilir. Onlar da uyumak için haftasonunu iple çekiyordur. Müjdeler olsun! Artık haftasonu uykunuz diye birşey kalmadı. Uyku konusunda verilecek en büyük tavsiye “bebek uyuduğunda siz de uyuyun” Özellikle ilk birkaç hafta ütü, çamaşır gibi büyük ev işlerini erteleyin. Yemek konusunda aile bireylerden ve arkadaşlarınızdan yardım alın. Unutmayın! Bebeğiniz için fiziksel sağlığınızı korumak herşeyden öncelikli.

Bebek ilk haftalarda vaktinin büyük kısmını uyuyarak geçirecek. Altını temiz, karnını tok tuttuğunuz sürece uykuya geçmesi kolay olacak. Ani Bebek Ölümü Sendromu riskini engellemek için bebeğinizi mutlaka sırt üstü yatırın. Yatarken üzerini sıkı giydirin ama örtmeyin. Yatağına yorgan ya da oyuncak gibi yumuşak şeyler koymayın.Bebekler uyurken tahmin ettiğinizden çok gürültü çıkarırlar. Hırlama, horlama, titreme, esneme… Kendinizi gecede birkaç defa kalkıp bebeğin nefes alıp almadığını kontrol ederken bulacaksınız. Elbette değişik seslerine duyarsız kalmayın, ama, bütün gece başında nönet tutacak kadar merak da etmeyin. O seslere bir müddet sonra alışacaksınız.

Özellikle yeni doğanlar uyurken anne karnındaki ortamlarını ararlar. Ayrıca ellerini ayaklarını hızla hareket ettirerek kendilerini uyandırma eğilimindedir. Bu nedenle uyanık olduğunda ellerini serbest bıraksanız da en azından ilk 3 ay boyunca uyurken mutlaka kundaklamanızı öneririm. Kundaklamak bebeğe anne karnını hatırlatacağı için daha derin ve mutlu uyumasına yol açacaktır.

BESLENME

Bebeği mutlaka emzirin.Emzirmenin faydaları anlatılmakla bitmez. Hem bebeğinizin hem de sizin sağlığınız açısından bu çok kıymetli fırsatı kaçırmayın. İlk defa anne olan kadınlar için emzirmek ilk başta yeni ve zor gelebilir. Gerekirse doktor, hemşire ve emzirme uzmanlarından bu konuda destek alın. Özellikle emzirme uzmanları size bebeği doğru tutuş biçimini, emzirirken dikkat edilmesi gerekenleri gösterecektir. Bu konuda soru sormaktan çekinmeyin.

Kolostrum denilen ilk anne sütü bebek için çok faydalı antikorlar içerir. Yeni doğan bebeğin midesi serçe parmağınızın ucu kadar küçüktür. Bu nedenle bebek kolostrumdan birkaç damla alsa da doyacaktır. Doymadığını düşünerek hazır mama vermeyin. Asıl sütünüz birkaç gün içerisinde gelecektir. Sütün yetersiz olması diye bir kavram yoktur. Süt arz-talep kavramına göre ürer. Yani sabırlı olup, kendinize güvenip, düzenli olarak emzirdiğiniz takdirde (yeni doğanlar için günde 8 ila 12 defa) sütünüz bebeğinize yeter. Tecrubesiz anneler sütün yeterli olmadığını düşünerek hazır mama vermeye çalışabilirler. Bu da bebeğin gereksiz yere biberona alışmasına ve anne sütünden uzaklaşmasına yol açar.

Bebeğinizin yeterli beslendiğini anlamak için çiş/kaka sıklığını kontrol etmek en iyi yöntemdir. Bunun dışında bebeğiniz beslenme sonunda göğüsten tatmin olmuş bir şekilde ayrılıyorsa, beslenmeler arasında sakinse, göğsünüz beslenmeden sonra yumuşuyorsa bebeğiniz yeterince besleniyordur. Yine doktorunuz rutin  kontroller sırasında bebeğinizi tartacak ve yetersiz beslendiğini düşünüyorsa size öneriler yapacaktır.

İlk günlerde bebeğiniz çok küçük olduğundan çok fazla ememeyebilir. Bu nedenle göğüsleriniz dolabilir ve ağrı yapabilir. Bu durumda uygun bir elektrikli göğüs pompasına yatırım yapmanızı tavsiye ederim. Göğüs pompası hiyjenik ürün olduğu için kiralama yöntemini tercih etmemenizi, kendi pompanızı satın almanızı öneririm.

Yeni bebeğiniz altı temiz, karnı tok olduktan sonra ağlıyorsa, sebebi büyük ihtimalle beslenirken gaz yutmuş olmasıdır. Bebeğiniz beslenmeden sonra ilk anda sessiz ise gazlı olmadığını düşünmek büyük yanılgıdır. Gaz gün içinde kümüle olarak birikir ve özellikle akşam saatlerinde bebeği rahatsız eder. Her beslenmeden sonra bebeğin mutlaka gazını çıkarın.

Son olarak, emzirirken mutlaka ayaklarınızı yüksekçe bir yere koyarak dinlendirin. Yoksa ayaklarınız, bilekleriniz ve bacaklarınız şişebilir.

TUVALET

İlk hafta boyunca bebeğiniz en az hayatta olduğu gün sayısına eşit sayıda çiş yapacaktır. Yani ilk gün 1 kere, ikinci gün iki kere, üçüncü gün üç kere…İlk haftadan sonra genellikle günde 5-6 kere çiş yapacaktır. İlk ayda da yine günde 3-4 kere kaka yapacaktır. Tuvaletinin düzenli olması bebeğin yeterince beslendiğinin en güzel göstergesidir. Hem beslenme hem tuvalet konusunda benim gibi hafızanıza güvenmiyorsanız saatleri mutlaka not alın. Aldığınız notlar doktor ofisinde de doktorunuzun sorularını yanıtlarken işinize yarayacaktır. Ayrıca bebeğin hasta olup olmadığı beslenme/tuvalet düzeninin bozulmasından anlaşılacağı için bu konuda takipçi olmak çok önemlidir.

Tuvalet konusundaki en önemli nokta bebek altını kirletir kirletmez değişmeye dikkat etmektir. Böylece pişik gibi sorunlardan da kurtulursunuz. Kimi zaman tüm önlemlere rağmen pişik oluşabilir. Piyasada bebekler için üretilen pişik kremleri bu sorunu hızla çözer. Bebeklerin altına talk pudrası sürmeyin. Annelerimizin döneminde çok uygulanan talk pudrasının bebeklerin ciğerlerine kaçtığı ve solunum problemlerine yol açtığı anlaşılmıştır.

TEMİZLİK, CİLT BAKIMI

Bebeğin kordonu düşene kadar geçen ilk 10 günlük sürede bebeği günlük olarak ıslak ve temiz bir bezle silmek yeterlidir. Tuvalet bölgesi de zaten her tuvaletten sonra temizlenir. Göbek kordonunun çevresinin de mikrop kapmaması için temizliğine dikkat edin. Bebek bezinin kordon bölgesine gelen kısmını kordon düşene kadar katlayın.

10 günden sonra genellikle (dokorunuzun da onayı ile) ilk banyosunu yapabilir. Banyoyu yaparken anne/baba mümkünse bir yakınından daha yardım almalıdır. Bebekler 3 parmak suda bile boğulabilirler. Bu nedenle bebeği asla suyun içinde yalnız bırakmayın.

Bebek ilk doğduğunda cildi çatlak olabilir. Özellikle elleri, ayakları ve tüm cildi pul pul olup dökülecek ve alttan yenisi çıkacaktır. Cildi çatlak olsa da herhangi bir krem ya da kozmetik bir şey sürmeyin. Sabırlı olun. Alttan yeni ve taze deri çıkacaktır.

AĞLAMAK

Bebeğin işi ağlamaktır. Şaka bir yana, yeni doğan bebek sizinle sadece ağlayarak iletişim kurar. Yeni doğanın ağlaması çoğunlukla fiziksel bir ihtiyaçtan ötürüdür. Yedirin, altını temizleyin, gazını çıkarın, uyuması için yardım edin. Bunlara rağmen ağlıyorsa havanın bebek için çok sıcak ya da çok soğuk olup olmadığına, yattığı yerde vücüduna birşey batıp batmadığına dikkat edin. Gerekirse ateşini ölçün. Bebek yine ağlıyorsa kolik olabilir. Doktor Harvey Karp’ın kitabını bulabiliyorsanız okuyun. Şu sayfada yazdığım özeti de okuyabilirsiniz.

BEBEKLE YAŞAM ve GÖREVLERİN PAYLAŞIMI

Bebek bakarken anne ve babanın iletişimi çok önemlidir. Her ne kadar emzirme konusunda annenin alternatifi olamasa da baba da anneye pek çok konuda yardım edebilir. Bebeğin altının temizlenmesi, biberon hazırlandıysa verilmesi ve bebeğin uyutulması bu konuların başta gelenleridir.

Bebek sahibi olmak maddi, manevi ve fiziksel anlamda sınırları zorlayıcı bir deneyimdir. Bu nedenle eşlerin birbirlerine maksimum derecede anlayışlı olması çok önemlidir. Özellikle baba doğum sonrası depresyonu konusunda bilgi sahibi olmalı ve eşinin duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olmalıdır.

Anne ve baba dışında da size yardımcı olacak aile bireyleri ve arkadaşlar varsa yardım almaktan kesinlikle çekinmeyin. Anne ve baba olan herkes sizin durumunuzu anlayacaktır.

Bebeğiniz ile sokağa çıkmaktan korkmayın. Uykusunu aldıktan, beslendikten ve altı temiz olduktan sonra bebek dışarıda sorun yaratmayacaktır. Yalnız kalabalık ya da havasız yerlerden, hasta insanların olduğu yerlerden kaçının. İlk dışarı çıkışlar için süreyi 2-3 saatten uzun tutmayın. Araba ile dışarı çıkıyorsanız bebeği mutlaka araba koltuğuna oturtun. Araba koltuğunu arka koltuğa, bebeğin yüzü arabanın arkasına gelecek şekilde bağlanmalıdır.

Herşeyden önemlisi kendinize güvenin. Hiçkimse bebeğinize sizden iyi bakamaz. Sizden daha çok onu sevemez. Sevgi ve anlayış ile doğumdan sonraki ilk aylar göz açıp kapayıncaya kadar geçecek ve bebeğinize alışacaksınız. Keyfini çıkarın. Bol bol fotoğraf çekmeyi de unutmayın.

Sevgiler

*****************************************************************

İlk anda aklıma gelen yenidoğan bakımı ipuçları böyle. Eminim her anne babanın da buna ekleyeceği birşeyler olabilir. Başka tavsiyesi olan varsa yorumlarınızı beklerim. Herkese iyi haftalar.

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*