in , , ,

Yaz Mevsiminde Çocuklarımızı Bekleyen 8 Tehlike

Kış mevsimi boyunca okul-ev-alışveriş merkezleri arasında mekik dokuyarak binalara hapsolan çocuklar, yazın okulların tatil olmasıyla birlikte kendilerini sokağa atar. Çocukları oyalayacak pekçok aktivitenin olması ebeveynlere biraz olsa da nefes aldırır. Bununla beraber gerekli önlemler alınmadığı takdirde yaz mevsimi çeşitli kazalara da davetiye çıkarır. Bu yazımda yaz mevsiminde çocukları bekleyen 8 tehlike üzerine yoğunlaşacağım. Kene gibi nadir rastlananlardan başlayarak, yüzme kazaları, çocuk parkı kazaları, bisiklet/kaykay kazaları, gıda zehirlenmeleri, sıcaklığa bağlı rahatsızlıklar, sıvı kaybı ve güneş yanığı gibi daha sık rastlananlara doğru geriye sayım yapacağım.

8- Kene

KeneHer yaz mevsiminde kene haberlerini duyarız. Güzel hava nedeniyle ağaçlı bölgelerde yapılan kamplar, piknikler, tarımsal arazilerde iş görme ya da kendi bahçemizde geçirilen bir zaman bile kene sorununa yol açabilir. Ülkemizde son senelerde sıkça görülen bu parazitler, “Kırım Kongo Kanmalı Ateşi” hastalığına yol açmaktadır. Bu hastalık ateş, üşüme, titreme, kas ağrıları, baş ağrısı, bulantı-kusma, ishal, yüzde ve gözde kızarıklık, döküntü gibi şikayetlerle kendini gösterir. Hastalığın ilerleyen dönemlerindeyse cilt kanaması, diş eti kanaması, burun kanaması, vajinal kanama, mide-barsak kanaması, üriner sistem kanaması, akciğer ve beyin kanamaları görülebilir.
Keneden korunmak için şunlara dikkat etmelidir:
Elbiseler: Çocuklara açık renkli elbiseler ve ayakkabılar giydirmek hem onları daha serin tutacak, hem de olası bir kenenin tespit edilmesini kolaylaştıracaktır. Pantalon paçalarının çorapların içine sokulması da kenenin bacaklara tırmanmasını engelleyecektir.

Kene İlacı: Kenelere karşı piyasada satılan uzaklaştırıcı ilaçlardan kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar DEET adı verilen toksik bir madde içerdiğinden çocuklar üzerinde gereğinden fazla kullanılmamalı, kullanırken yüz ve ellerle temasından kaçınılmalıdır.

Tehlikeli Bölgeler: Keneler nemli, otlak ve ağaçlı alanları severler. Bu tür yerlerden mümkün olduğunca uzak durmak faydalıdır.

Kontrol: Kene vücuttan uygun şekilde uzaklaştırılmadığı takdirde, 3-14 gün arasında hasta olma ihtimali doğar. Kene olma riski olan bölgelerde vakit geçirdikten sonra tüm vücut dikkatlice gözden geçirilmelidir. Özellikle kol altları, bacak araları, bel bölgesi, göbeğin içi ve kafa derisi incelenmelidir. Kene elle çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Cımbız, pens ya da naylon ip yardımıyla deriye en yakın kısımdaki başından sıkıca tutularak, dik olarak deriden çekilerek çıkarılması gerekir. Çıkarırken döndürmemelidir. Çünkü kenenin başı gövdesinden ayrılarak emdiği mikroplu kan deriye bulaşabilir. Uygun bir şekilde çıkarıldıktan sonra bölge alkol, antibiyotik ya da herhangi bir cilt dezenfektanıyla dezenfekte edilmelidir.

7- Yüzme Kazaları

Yaz mevsimi su kaynaklı kazaların doğal olarak en çok yaşandığı mevsimdir. Yüzme becerisi ya da yaşı ne olursa olsun, çocuklar asla havuz ve deniz gibi yerlerde göz önünden ayrılmamalıdır. Amerika’da yapılan bir istatistiğe göre, 2006 yılında, 5 yaşından küçük yaklaşık 3,700 çocuk neredeyse boğulmuş ve 14 yaşından küçük 830 çocuk boğularak hayatını kaybetmiştir.

Havuzların çevresine küçük çocukların yalnışlıkla düşmesini engelleyecek ve kapısı ancak bir yetişkin tarafından açılabilecek çitler kurulmalıdır. İlave bir önlem olarak kapıya alarm da takılabilir. Yine havuzun su tahliye kapağının güvenli bir şekilde kapalı olduğundan emin olunmalıdır. Yüzme için satılan kolluk ya da simitler faydalı görülmekle beraber, ebeveynlere sahte bir güvenlik duygusu verirler. Dikkat edilmediği takdirde, çocuklar bunlar takılı olduğu halde bile boğulabilir. Bu nedenle denize/havuza çocuklarla beraber girilmesinde, büyük çocukların da mutlaka gözlem altında tutulmasında fayda vardır. Yine akıntılı bölgelerde denize girilmemeli, dalgalı günlerde dikkatli olunmalıdır.

6- Çocuk Parkı Kazaları

Amerikan Tüketici Ürünleri Güvenlik Komisyonu’nun tahminlerine göre her sene 205,000’den fazla çocuk çocuk parklarında oynarken yaşanan kazalardan dolayı acile gitmek zorunda kalıyor. Bu kazaların pek çoğu gerekli önlemlerin alınması ve çocukların yetişkin gözetiminde oynamasıyla giderilebilir.

Mahalle parkında çocuğunuzun oynamasına izin vermeden önce parkın güvenli olup olmadığını kontrol edin. Örneğin kaydırak gibi metal yüzeyler aşırı ısındığında yanıklara ve uygun şekilde bağlanmamış salıncak ipleri ve zincirler boğulma riskine yok açabilir.

Parkın zemini düşme durumunda yaralanmaları önleyecek, koruyucu maddelerle kaplanmış olmalıdır. Asfalt ya da beton zeminler çocuk parkı için uygun değildir. Zeminin uygun maddelerle kaplanmış olması, başta kafa yaralanması olmak üzere diğer önemli yaralanmaların riskini azaltır.

Çocuğun parkta oynarken giydiği kıyafetlere de dikkat etmek gerekir. Örneğin kapişonlu kıyafetlerin ipleri çıkarılmalıdır. Ayakkabıların bağcıkları sıkıca bağlanmalı ya da bağcıksız olan türler tercih edilmelidir. Ayrıca kıyafetler park oyuncaklarına sıkışacak kadar bol olmamalıdır.

5- Bisiklet/Kaykay Kazaları

bisikletÇocukluğumda güzel bir karne getiren çocuklara verilen en popular hediye bisikletti. Ancak kimi aileler kazalardan çekindiklerinden, kimileriyse bisiklet almaya gücü yetmediğinden mahalledeki her çocuğun bisikleti olmazdı. Biz de bisikleti olan arkadaşımızın bisikletine sırayla binerdik. İşin garibi, aileler kazalardan çekinmesine rağmen çocuklara bisikletle beraber kask alındığını hatırlamıyorum. Belki de kasklar her yerde satılmıyordu. Kim bilir?

Amerika’da tutulan istatistiklere göre her sene 300,000’e yakın çocuk bisikletten kaynaklanan kazalar nedeniyle acile gitmek zorunda kalıyor. Bisiklet kazaları maalesef ölüm ve ciddi beyin yaralanmalarıyla sonuçlanabiliyor. Bisiklet kullanırken çocuklarınıza kask giydirmek bu tür üzücü kazaların yaşanma riskini azaltır.

Bir diğer konu da çocukların yaşına uygun bisikletleri kullanmasıdır. Bu basit bir testle anlaşılabilir. Çocuğunuz bisiklete binmiş bir şekildeyken ayaklarını yere koymasını isteyin. Bisikletin üstteki (yere paralel olan) demiriyle çocuğun bedeni arasında 2,5-7,5cm boşluk kalıyorsa, bisiklet uygun büyüklüktedir.

Yine kaykay kullanılırken kask ve dizlik takılması kaza risklerini azaltacaktır.

4- Gıda Zehirlenmeleri

Yaz mevsimi piknik yapmak için ideal. Ancak açıkta bırakılan yemeklerin sıcaktan dolayı daha çabuk bozulduğunu unutmamak gerekir. Gıda zehirlenmesinin belirtileri bulantı, mide krampları, kusma ve ishaldir. Kimi zaman kanlı dışkı da görülebilir.

Gıda zehirlenmesinden korunmak için mayonez, süt, et, tavuk ve deniz ürünü içeren yiyecekleri oda sıcaklığında 1 ya da 2 saatten fazla bırakmamak gerekir. Yine taze meyve ve sebzeler de iyi yıkanmadan yenildiğinde sorun yaratabilir.

3- Sıcaklığa Bağlı Rahatsızlıklar

Sıcak havalarda sıvı alımına özen göstermek ve gölgeli/klimalı yerlerde bulunmak sıcaklıktan kaynaklanan rahatsızlıkları azaltacaktır.

Sıcaklık çarpmasının ilk belirtileri susamak, yorgun düşmek, bacaklarda ve karın bölgesinde krampların olmasıdır. Eğer dikkat edilmezse sersemlik, nefes alma güçlüğü, baş ağrıları, kalp çarpıntısı, bulantı, kusma, zihin karışıklığı ve kan basıncında değişiklikler oluşabilir. Cilt kızarır, dokunulduğunda kuru ve sıcak hissedilir. Terleme durmuştur. Eğer ateş 38 derecenin üzerine çıkarsa, karaciğer, böbrekler ve beyin gibi vücut organları da zarar görmeye başlayabilir.

Merkezi sinir sistemleri henüz tam olarak gelişmemiş olduğundan çocuklar sıcağa karşı daha dayanıksızdır. Yorucu fiziksel aktivite ve susuzluk çocukların vücut ısılarını düzenlemelerini güçleştirir. Eğer şeker hastalığı, kalp/damar hastalıkları ya da belli bazı ilaçların düzenli alımı söz konusuysa risk daha da artar.

Çocukları bekleyen bir diğer tehlike de sıcak havalarda araçlarda kapalı kalmalarıdır. Pencereler aralanmış olsa dahi ya da işiniz çok kısa bir süre alacak olsa dahi, sıcak günlerde çocuklar asla arabada yalnız bırakılmamalıdır.

2- Sıvı Kaybı

Kendinizi susamış hissettiğinizde sıvı kaybına çoktan uğramaya başlamış olduğunuzu biliyor muydunuz? Sıvı almak için susadığınız noktayı beklemek, sıvı kaybına uğrama riskinizi artırır. Çocuklarda sıvı kaybını aşağıdaki belirtileri gözleyerek anlayabilirsiniz:

  • Sersemlik
  • Ağzın ve dudakların kuruması
  • Terlemenin durması
  • Hırçınlık
  • Uyuşukluk
  • Aşırı yorgunluk
  • İdrarın koyu sarı olması
  • 12 saat boyunca (bebeklerde 6 saat) idrara çıkmamak
  • Ağlayınca gözyaşı akmaması
  • Gözlerin çukurlaşması

Çocukların sıvı kaybına uğramasını engellemek için, gün içinde sık sık su içmeleri gerektiğini hatırlatmak gerekir. Amerikan Pediatri Akademisi aktif olarak spor yapan ve ortalama 40 kg gelen çocukların her 20 dakikada bir 150ml (yaklaşık yarım su bardağı) sıvı içmesini önerir.

1- Güneş Yanığı

Çocukluğumuzda ebeveynlerimiz güneşin yüksek olduğu saatlerde bizi sokağa çıkartmamaya çalışırdı, ancak güneşte kalmaktan o kadar korkulmazdı. Plajda saatler boyunca kalıp, nadir olarak güneş yağı sürerdik. Hatta genç kızken cildimizin daha çok yanması için çeşitli ev yapımı reçetelere başvururduk. Küresel ısınma ve ozon tabakasının giderek incelmesiyle beraber şimdilerde durum değişti. Artık güneşin yüksek olduğu saatlerde kesinlikle güneşten kaçınılması ve yılın 365 günü (kışın ve bulutlu günlerde dahi) sokağa çıkmadan 15-30 dakika önce, en az 15 koruma faktörlü güneş kremi sürmemiz öneriliyor.

Amerikan Cilt Kanseri Kurumuna göre çocukken maruz kalınan aşırı güneş, cilt kanserine yakalanma riskini ikiye katlıyor. Bu nedenle özellikle çocukların güneşten korunması çok daha önemli. En doğrusu onları saat 10.00-16.00 arasında çocukları güneşe çıkarmamak. Bu saatler dışında sokağa çıkarıldığı zaman da, bunaltmayacak pamuklu giysiler giydirmek ve çocuklar için formüle edilmiş güneş yağıyla maksimum koruma sağlamak.

Bebeklerdeyse 6 aydan önce güneş yağı kullanılması tavsiye edilmiyor. İlla güneşli bir havada dışarı çıkılması gerekiyorsa, uzun kollu ve paçalı kıyafetlerle cildin korunması gerekiyor. 6 aydan sonra da el, yüz, bacaklar gibi açıkta kalan sınırlı bölgelere güneş yağı sürülebiliyor.

Bu yazı Alternatif Anne’de 18 Temmuz 2012’de yayımlanmıştır. ttp://alternatifanne.com/yaz-mevsiminde-cocuklarimizi-bekleyen-8-tehlike/

Kaynak
health.howstuffworks.com

Bu yazıya puan ver!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 7 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Obeziteden Kurtuluş Günlüğüm 15.Hafta

disiplin

Rahatlık ve Korumacılık Arasında Bir Dans