in

Yalancı Çoban’ın Hikayesi

Yamaçtaki bir köyde, ailesiyle birlikte yaşayan Peter adında bir çocuk vardı. Bu köyün ana geçim kaynağı çobanlıktı. Köydeki herkes sırayla koyunlara bakardı. Peter’in ailesi de çobanlık yaparak geçimini sağlıyordu. Peter 10 yaşına geldiğinde artık onun da çobanlık yapabileceğine karar verdiler. Böylece Peter her gün koyunları alarak yemyeşil yamaca, otlatmaya götürmeye başladı.

Ancak Peter çok kolay sıkılan bir çocuktu. Bir süre sonra yamaçta koyunlarla beraber yalnız kalmaktan sıkıldı. O da eğlenmek için kayaların üzerinde koşmaya, ağaçlara tırmanmaya, koyunları kovalamaya başladı. Ama hiçbir şey onu yeterince uzun bir süre eğlendirmedi. Derken Peter’in aklına parlak bir fikir geldi. Bulabildiği en yüksek ağacın tepesine tırmandı ve köye doğru “Kurt geliyor!  Yetişiiiin! Kurt! Kuuurt! Kuuuurt!” diye bağırmaya başladı.

Sonunda köylülerden biri onu duydu. Köydeki tüm insanlar işlerini, güçlerini bırakıp, Peter’e ve koyunlara yardım etmek için bir araya geldiler. Ellerine baltalar, çapalar ve çatallar gibi bulabildikleri tüm silahları aldılar. Kurtları kovalamak ve sürüyü kurtarmak için harekete geçtiler. Yamaca vardıklarında, Peter’in bir ağacın yanında oturduğunu, gülüştüğünü ve koyunların huzur içinde otladığını gördüler. Köylüler çok sinirlenmişlerdi. O gece annesi, yalan söyleyip, köylüleri yanılttığı için Peter’e oldukça kızdı. Onu erkenden yatağa gönderdi.

Bir süre için hayat tekrar normale döndü ve insanlar bu olayı unuttu. Peter, düzgün bir şekilde koyunları otlatmayı başardı. Taaa ki bir gün yeniden çok sıkılana kadar… Yerden birkaç sopa aldı.  Koyunların otladığı yere doğru koşarak sopaları birbirine vurmaya ve “Kurt! Kurt! Kurt geliyor! İmdaaat! Yetişiiin!” diye bağırmaya başladı.

Sonunda köyden birileri onu duydu. Yine herkes ellerinde sopalar, baltalar, çapalar ve kürekleriyle tepeye koşarak, kötü kurdu kovalamaya, koyunları ve zavallı çobanı kurtarmaya geldiler. Yamaca vardıklarında sürünün huzur içinde otladığını ve Peter’in de büyük bir kayanın üzerinde oturarak kahkahalarla güldüğünü gördüklerinde sizce köylüler ne düşündü?
Yalancı Çoban'ın Hikayesi, Illustration: Boris Kulikov

O gece Peter’in annesi, söylediği yalanla köylüleri zor duruma düşürdüğü için ona çok kızdı. Akşam yemeği olmadan onu yatağa gönderdi. Birkaç gün boyunca köydeki insanlar Peter ve onun yalancılığı hakkında konuştular. Ancak bir süre sonra hayat normal akışına döndü. Peter de yine çobanlığa devam etti. Artık iyi davranmaya ve yalancılık yapmamaya karar vermişti. Aslında Peter kimseyi üzmek ve özellikle de annesini kızdırmak istemiyordu.

Bir gün öğleden sonra, Peter yine sürüsüyle beraber yamaçtayken, koyunlardan bazılarının huzursuz olduğunu fark etti. Koyunlar korkulu bir şekilde meliyor ve sağa sola kaçışıyorlardı. Peter bu garip davranışların sebebinin ne olduğunu bilmiyordu. Koyunlar çılgınca koşuyor ve bağırtıları giderek artıyordu. Peter merak ederek bir ağaca tırmanmaya karar verdi, böylece neler olduğunu daha iyi görebilirdi. Sağlam bir dal üzerinde dengede durarak etrafına baktı ve gördüğü şey neredeyse onu ağaçtan düşürüyordu. Kocaman, siyah kıllı bir kurt koyunları kovalıyor, bacaklarını ısırıyor, kuyruklarına yapışıyordu. Peter korkudan birkaç saniye dilini yutmuş gibi oldu. Sonra kendine gelerek bağırmaya başladı: “Kuuurt! Kuuurt! İmdaaat! Yetişiiin! Kurrrt!”

Köyde yaşlı bir adam bağırmayı duydu. “Ah! Hayır! Bu Peter olamaz, o hala akıllanmadı mı? Aynı numarayı yapmaya devam ediyor.” dedi başını sallayarak. Başka bir köylü “Neler oluyor?” diye sordu. Yaşlı köylü “Bizim Peter yine kurt! diye bağırıyor, yalan söylemekten hiç vazgeçmiyor” diye üzüntüyle yanıt verdi.

“Bu çocuk ilginin sürekli toplanmasını istiyor” dedi bir köylü. “Hele bir annesi duyana kadar bekleyelim”, dedi bir başka köylü. Köylüler bu sefer gerçekten kurt geldiğine inanmıyordu. Kimse  baltasını, küreğini ve sopasını alarak yamaca doğru yardıma koşmadı. Öğleden sonra, Peter’in nöbetini devralacak başka bir çoban yamaca varınca, tepenin her tarafındaki yaralanmış koyunları ve bir ağacın tepesinde titreyerek bekleyen Peter’i buldu. Bu sefer gerçekten kurt gelmişti.

Sonunda Peter dersini aldı. Bir daha asla yalan söylememeye yemin etti ve sözünü de tuttu.

Eğer sürekli yalan söylersen, insanlar sonunda sana inanmayı bırakır. Sonra doğruyu söylediğinde, sana gerçekten inanmalarına ihtiyacın olduğunda, yanında olmazlar. O nedenle her zaman doğruyu söylemek çok önemlidir.

Orijinal Adı: The Shepherd Boy & the Wolf
Orijinal Yazar: Aesop (Ezop)
Çeviren: Tanla Bilir

Aesop (Ezop) kimdir?

Aesop, milattan önce 620 – 564 yılları arasında yaşadığı düşünülen ve bugün Ezop’un Masalları olarak bilinen bir dizi masalla tanınan bir Yunan hikaye anlatıcısıydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 7 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Hemen Şimdi Takip Etmeniz Gereken Instagram Anneleri

Çocuğum Banyodan Korkuyor, Nasıl Aşarım?