Tüp Bebek Nedir? Nasıl Yapılır? Aşamaları, Başarı Şansı

Arzu eden çiftler için bebek sahibi olmak dünyanın en güzel duygularından biri… Evlendikten bir müddet sonra akrabalardan ilk gelen sorular bebek düşünüp düşünmediğimiz ve bebeğin ne zaman geleceği üzerine… Fimlerde, dizilerde hamile kalmak o kadar kolay bir şeymiş gibi sunuluyor ki, ilk kez evlenen ve cinsellik konusunda fazla tecrübesi olmayan pek çok çift çocuğun bir parmak şıklatmak kadar kolay yapılabileceğini düşünüyor. Öyle ya, denklem belli: “seks=çocuk”. Çiftler bebek beklentisine girdikten sonra aylar ve bazen yıllar geçmesine rağmen beklenen bebek gelmeyince panik yaşanıyor, moraller bozuluyor. Çevreden gelen baskılar da cabası… Acaba neden bebek olmuyor? Sorun annede mi, babada mı? Yoksa her ikisinde mi? Sorular… sorular…

Bebek beklentisi içinde olan sevgili arkadaşlar! Öncelikle derin bir nefes alın… Hayattasınız, yaşam güzel, eşiniz ve siz birbirinizi bulmuşsunuz… Bir yuva kurmuşsunuz. Kendinizi, birbirinizi sevin… Siz değerlisiniz…

İkincisi, eşin dostun manalı bakışlarına, ısrarlı sorularına aldırmayın. Hamilelik kimi çiftler için çok kolay olmasına rağmen, hatta “kocam selam verse hamile kalıyorum” şeklinde sevimsiz espriler yapılmasına rağmen her çift için hamilelik ışık hızıyla gerçekleşmez. 2003 senesinde yayınlanan ve 346 Alman çift arasında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, çocuk yapmak amacıyla düzenli olarak seks yapan çiftlerde:

– 1. ayda hamile kalan %42
– 3. ayda hamile kalan %75
– 6. ayda hamile kalan %81
– 12. ayda hamile kalan %98
– Hiç hamile kalamayan %10

Kısacası nikah gecesinden 1 ay sonra karnını okşayarak dolaşmak pek çok çift için sadece güzel bir rastlantı… Fakat güzel haber, düzenli ve uygun teknikle eşinizle beraber olduğunuz takdirde istatistiklere göre, çoğunlukla 1 senenin sonunda hamile kalacaksınız.

Diyelim ki her yolu denediniz ve 1 senenin sonunda hamile kalamadınız. Kısacası yukarıdaki istatistikte doğal yollarla hamile kalamayan %10’luk dilime girdiniz… Üzülmeyin! Bu durum ilk kez sizin başınıza gelmiyor ve son kez gelen çiftte siz olmayacaksınız. Tıpta çareler tükenmiyor. Belki de bir tüp bebek adayısınız…

Tüp bebek, günümüzde en çok bilinen, çok denenmiş ve başarılı olmuş bir üreme yöntemi. Çok kısa bir tanım vermem gerekirse, “Normal şartlar altında belli bir süre denemesine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlere yönelik, tıbbi teknolojiler kullanılarak yapılan yardımcı üreme yöntemi…” Tüp bebek tedavisinde doğan bebeğiniz %100 sizin canınız, kanınız. Sadece yumurta ve spermin döllenmesi laboratuvar ortamında gerçekleşiyor ve o çok beklenen bebeğimiz anne adayının rahminde, sevgiyle büyüyor.

tüp bebek

1 ) Bir tüp bebek adayı mıyım?

Tüp bebek tedavisi, normal şartlar altında hamile kalamayan çiftlere uygulanan bir tedavi yöntemi. Normal şartlar derken, 35 yaşın altındaki bir kadınsak, hamile kalamamaktan şikayet etmeden önce en az 1 sene boyunca her ay düzenli olarak, doğru zamanlarda seks yapmış ancak başarılı olamamış olmalıyız. Hatta İngiltere gibi ülkelerde doktorların kısırlık teşhisi koymak için 2 sene beklediği söyleniyor. Bu nedenle evlendikten 3 ay sonra çocuk sahibi olamadık diye hemen strese girmektense, gönlümüzü ferah tutacağız ve denemeye devam edeceğiz. Diyelim ki 1 sene boyunca bebek konusunda başarılı olamadık… O zaman bir doktorun kapısını çalma zamanı gelmiş olabilir.

Tüp bebek konusunda uzman bir doktora çift olarak başvurduğumuzda doktor ilk olarak bizle ayrıntılı bir görüşme yaparak sağlık durumumuzu tespit eder. Bu aşamada hamileliği etkisi olabileceğini düşündüğümüz her durumu atlamadan doktorumuzla paylaşmakta fayda var. Doktor bizi dinledikten sonra, anne adayından rahim filmi istenebilir, tiroit testleri, prolaktin düzeyini ölçmek için kan sayımı, kan grubu  tespiti, hepatit ve HIV gibi testler yapılabilir. Baba adayından da sperm analizi istenebilir. Bazen baba adayı ürologa gönderilir. Doktor bu muayene ve test sonuçlarına göre uygun görürse tüp bebek konusunda bir tedavi planı çıkaracaktır.

Bir çiftte ne gibi durumlar söz konusu olmalı ki tüp bebek tedavisi için iyi bir aday olsunlar?

  • Kadında döllenmenin gerçekleştiği fallop tüplerinin tıkalı/hasarlı olması ya da alınmış olması
  • Kadında yumurtlama düzensizliği olması, erken yaşlarda yaşanan yumurtalık yetmezliği (40 yaşından önce yumurtalıkların fonksiyon kaybına uğraması), rahim miyom denilen, genellikle iyi huylu tümörler olması
  • Erkekte sperm üretim sayısının ve sperm hareketliliğinin az olması…
  • Çiftlerde bazı genetik rahatsızlıkların olması
  • Açıklanamayan diğer kısırlık durumları

2 ) Laboratuvar ortamında bebeğim nasıl döllenecek?

Eğer bir çift tüp bebek tedavisi için uygun görülmüşse, tüp bebek sürecindeki 5 temel adım şu şekilde:

Adım 1 – Hazırlık:

Normal olarak her kadın, her ay döllenmeye hazır sadece 1 yumurta üretir. Tüp bebek tedavisinde hamilelik şansını artırmak için birden fazla yumurta kullanılır. Tüp bebek tedavisinde sadece bir embriyo anne rahmine yerleştirildiğinde hamile kalma şansı %10 iken, 3 embriyo yerleştirildiğinde bu oran %40-%50’a çıkar. Tüp bebek tedavilerinde ikiz, üçüz gibi çoklu hamilelikler meydana gelmesinin sebebi budur.

Tüp bebeğe hazıırlık aşamasında ilk olarak doktorunuz hamileliğe hazırlayıcı bazı ilaçlar verilir. Bu ilaçların “embriyoyu meydana getirmeye aday çok fazla sayıda yumurta sağlamak”, “yumurtaların sağlıklı bir şekilde olgunlaşmasını sağlamak”, “yumurtlamanın gereğinden erken olmasını önlemek”, “rahim duvarlarını hamileliğe hazırlamak” gibi farklı amaçları vardır. Doktorunuz hangi ilaca ihtiyacınız olduğunu söyleyecektir. İlaçlar genelde burun spreyi, cilt altına ya da kas içine uygulanan enjeksiyon şeklinde olup, bu ilaçları doktorunuzun yönlendirmesiyle kendi kendinize kullanacaksınız. Yaklaşık 10 gün süren hazırlık aşamasında anne adayının yumurtalıklarında herşeyin yolunda olduğunu tespit etmek için vajinal ultrason ve östrojen hormonu seviyelerini ölçmek için kan testi yapılır.

Adım 2 – Yumurta Alımı:

Hazırlık aşamasının sonunda yumurtanın gelişimini sağlayan son ilacın verilmesinden 34-36 saat sonra anne adayından yumurta(ları) almak için basit bir operasyon yapılır. Bu operasyonda vajinal ultrasonuna bağlı bir iğneyle yardımıyla yumurta(lar) alınır. Bu aşamada ağrı yaşanmaması için anne adayına sakinleştirici ilaç verilir ya da anestezi yapılabilir. Tamamı 20-30 dakika kadar süren yumurta alımından sonra kramp, basınç hissi ya da doluluk hissi yaşanabilir. Alınan yumurtalar özel bir sıvının içine yerleştirilir. Yumurtaların alımından sonra anne adayı 2-3 saat dinlendikten sonra hastaneden taburcu edilir.

Adım 3 – Sperm Alımı:

Eğer döllenmede taze sperm kullanılacaksa, anne adayından yumurtaların alındığı günün sabahı baba adayından da sperm örneği alınır. Tabii daha önceden dondurulmuş spermler de kullanılabilir.

Adım 4 – Döllenme (inseminasyon):

Laboratuvar ortamında bir adet sperm ve olgun yumurta(lar) biraraya getirilir. Daha sonra yumurta gözlenenerek döllenme işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır. Bu, klasik döllenme yöntemidir. Kimi zaman özel bir iğneyle, mikroenjeksiyon yöntemiyle sperm direkt yumurtanın içine de bırakılabilir. Eğer döllenme gerçekleştiyse tebrikler! Minik  bir cenininiz (embryo) var! Doktorunuz size haber verecektir. Döllenme gerçekleştikten sonra, 3-5 gün boyunca, döllenmiş yumurta inkübatör (incubator) denilen ve şartları rahim şartlarına benzerlik gösteren özel bir aygıtın içinde gelişir.

Adım 5 – Döllenmiş Yumurtanın Anne Adayına Transferi:

Yumurta ve spermin alınıp, laboratuvarda döllenmesinden aşağı yukarı 3-5 gün sonra, küçük bir pipet ya da katater yardımıyla rahim ağzından döllenmiş yumurta(lar) anne rahmine yerleştirilir. Bu işlemden önce anne adayının bol bol su içmesi istenir. Yumurtanın anne adayına transferi işlemi çoğu anne adayı için ağrısızdır ama bazen hafif kramplar hissedilebilir. Bu işlem anestezi gerektirmez. Yumurtanın anne rahmine transferinden sonra, herşey yolunda giderse 6-10. günlerde bebek rahme tutunur ve gelişmeye başlar.

Döllenmiş yumurtanın anne adayına transferi sırasında tüm yumurtalar kullanılmayabilir. Eğer transfer sonrası laboratuarda gelişimi devam eden iyi kalite embriyolar mevcutsa, bu embriyolar çiftin de onayı alınarak saklanır. Bu embriyolar sonraki tüp bebek denemelerinde kullanılabilir.

Yumurta alımından yaklaşık 12-14 gün sonra doktor bir kan testi yaparak hCG hormonu seviyesine bakar ve hamile olup olmadığınızı tespit eder. Bu aşamada, kadınların yaklaşık %50’sinde hamilelik durumu gözlemlenir.

3) Tüp bebek tedavisinin yan etkileri var mı?

Elbette her tedavi gibi tüp bebek tedavisinin de annede görülen bazı yan etkileri var. Bunlar:

  • Az miktarda renksiz ya da hafif kanlı vajinal akıntı
  • Memelerde hassasiyet
  • Hafif derecede kramp
  • Hafif derecede şişkinlik
  • Kabızlık

4 ) Tüp bebekte hamilelik kesin mi?

Lafı fazla dolandırmadan söyleyelim: “Keşke her tüp bebek tedavisinin kesinlikle ve hemen hamilelikle sonuçlanacağını söylemek mümkün olsa…” 35 yaşın altındaki kadınlar için, yapılan her bir tüp bebek tedavisi başına %40 çocuk sahibi olma ihtimali vardır. İlave tedavilerle bu oran %70- %80 civarına çıkabilir. Fakat tüp bebek tedavisi gören çiftlerden %20-%30’si modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen maalesef bebek sahibi olamaz. Bunda anne adayının yaşı, transfer aşamasında embriyonun gelişmişlik durumu, annenin yumurta rezervi, daha önce hamile kalıp kalmadığı, kullanılan tedavi türleri, embriyo döllenmesini sağlayan laboratuvar uzmanının ve doktorun tecrübesi gibi faktörlerin payı var. Anne adayının sigara/içki/uyuşturucu maddeler kullanması, obez olması, aşırı kahve tüketmesi ve bazı ilaçlar kullanması da tüp bebek sürecinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Tüp bebek tedavisi için uzun zaman ve büyük paralar harcadıktan sonra hamileliğin gerçekleşmediği durumlarda anne ve babanın duygularını tahmin bile edemem. Bu nedenle tüp bebek konusuna odaklanmış ebeveyn adaylarının birden fazla merkezle görüşmeleri, doktorlarını iyi seçmeleri ve bu konuda kesin garanti verenlerden uzak durmaları sonradan hayal kırıklığı yaşamamak için çok önemli…

Sonuç

Tüp bebek tedavisi, ilk uygulanmaya başlandığı yıllarda bilgisizlikten ötürü yadırganan, önyargıyla yaklaşılan yöntemdi.  Ancak günümüzde tüp bebek yöntemi o kadar çok uygulanmaktadır ki, bilgi paylaşımının da artmasıyla tüp bebek konusundaki anlamsız söylentiler çok gerilerde kaldı… Tüp bebeği sağlığınız ve maddi durumunuz elverdiği ve doktorunuz da uygun gördüğü sürece birden fazla kere deneyebilirsiniz. Tüm arzu eden çiftlerin hayallerindeki bebeği kucaklamaları dileğiyle…

Tüp bebek yöntemiyle hamile kaldıysanız Tüp Bebek Sezaryen Olmak Zorunda mı? başlıklı yazımı da okumak isteyebilirsiniz…

Kaynaklar:
Mayo Clinic
American Pregnancy
Dr. Bülent Tıraş
Human Reproduction, Volume 18 Issue 9, September 2003, Time to pregnancy: results of the German prospective study and impact on the management of infertility

Önemli notlar: Bu blogdaki yazılar bir anne olarak kişisel tecrübelerimden oluşmaktadır. Doktor veya tıbbi ehliyete sahip bir kişinin tavsiyesi niteliğinde değildir. Lütfen sağlık konularında karar vermeden önce araştırmalarınızı yapın, sağduyunuzu dinleyin ve doktorunuza danışın.

Bebek ve Ben

Bebek ve Ben
Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 7 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*