Sezaryanla Doğum Yaparak Çocuğun Karakterini Belirlemek

Zaman zaman takip ettiğim Sağlık ve Yaşam Dergisi’nde astroloji uzmanı Su Karakuş imzası ile bir yazı çıkmış. Yazı yeni değil, ancak, henüz dikkatimi çekiyor. Karakuş özetle büyük şehirlerde yaşayan annelerin astrologlarla beraber çalışarak bebeğin belli bir burcun altında doğması için doğum zamanına sezeryanla müdahale ettiklerinden bahsediyor. Mesela bir bebeğin lider kişiliği ile bilinen aslan burcunda doğmasını isteniyorsa, doğumu o zamana denk getirmek için bebeği aldırıyorlarmış.

burc

Burçlarla ilgili bilgim sınırlı. Yay burcunda doğduğumu biliyorum. Gazetelerdeki burç köşelerini gülümseyerek okur ve çok da dikkate almam. Burçların gerçek olduğuna inansak tüm dünyada burç adedine bağlı olarak 12 değişik karakter ya da yaşam biçimi olması gerekiyor ki hiç mantıklı değil. Yani bugün bir yay burcu insanı olarak “şanslı bir gün geçireceğimi” okuduysam benimle beraber yay burcuna sahip olan arkadaşlarımın hepsi şanslı bir gün mü geçirecekler? Yine de geçmişte birkaç defa hafif bir şey okumak istediğimde elime burçların özelliklerini anlatan bir kitap geçti. Yay burcunun özelliği diye anlatılanların çoğu ilginç bir şekilde benim karakter özelliklerime uyuyordu. Mesela maceracı olmak, seyahati sevmek, özgürlüğüne düşkün olmak, bilgiyi ve araştırmayı sevmek gibi… Hatta bir ara, şaka yollu olarak, burcumdan çok memnun olduğumu ve ileride bir çocuğum olursa yay burcundan olması için hamile kalma dönemimi mart ayına getirmek istediğimi söylemiştim. Sonra tabii koşullar farklı oldu ve Can yay burcunda doğmadı.

Herkes Gider Mersine Biz Gideriz Tersine…
Bebeğin burcunu (dolayısı ile karakterini) belirlemek için sezaryanı yeni bir trend gibi öneren yazıyı okuduğumunda bunun tüm kalbimle bir şaka olmasını diledim. Gelişmiş ülkelerde doğum konusunda doğal yöntemlere doğuma dönüş yaşanırken, bizim ülkemizde, nedense, sezaryan gün geçtikçe daha çok uygulanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği sezaryen doğum oranı tüm doğumların %15-20′si. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na(1) göre ülkemizde bu oran 2003 ve 2005te %21 2006da %40 2007de %32 olarak gerçekleşmiş. Sezeryanla doğum oranı Marmara bölgesi gibi ekonomik açıdan gelişmiş bölgelerde ve özel hastanelerde(2) dikkat çekici bir şekilde yüksek. Sezeryan doktordan, anneden ve altyapıdan kaynaklanan şu sebeplerle tercih ediliyor:

  • doktorların normal doğumlarda oluşan sorunlar nedeniyle haklarında açılan davalardan çekinmesi
  • doktorun zamanı kestirilemeyen normal doğumu izlemekte ve doğuma katılmakta zorlanması
  • normal doğumdan sonra idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon bozukluğu gibi şikâyetlerin dile getirilmesi
  • anne adayının normal doğumdan korkması
  • normal doğuma destek verecek ebe sayısının azlığı

Çevremde Neler Görüyorum?
Kendi ailemde, benim dışımda, son dönemde doğum yapan herkes sezeryan ile doğum yaptı. Onlar doğum yapmadan önce kendi normal doğum tecrübemi anlatıp pozitif bir şekilde normal doğuma teşvik etmeye çalıştım. Ancak nihayetinde doğumun nasıl yapılacağı annenin tasarrufunda olan bir durum. Annenin strese girmemesi, hayatın çok özel bir anı olan doğumu dilediği şekilde gerçekleştirmesi gerek. O yüzden fazla ısrarcı olmadım.

Son dönemlerde gazetelerde Türkiye’deki ünlülerle ilgili çıkan doğum haberlerinde nedense hep sezaryan konusunda bir vurgu var. Yaşam tarzları geniş kitleler tarafından takip edilen ve hareketleri özellikle eğitimsiz ve bilinçsiz kesime örnek olan ünlüler doğumlarında sezaryanı tercih ediyor. Doğumun son birkaç haftasında hızla gelişen kilo alımını sınırlamak ve böylece vücutlarının şeklini korumak için bebeklerini doğması gereken zamandan birkaç hafta önce aldırıyorlar. Bir de bebeklerin doğumdan sonra sorun yaşamadığını belirterek adeta sezaryanı teşvik ediyorlar.

Bir Bu Eksikti!
Bütün bu sezaryan pompalamalarının üzerine bugün bir de burcuna göre çocuk doğurmak için sezaryan yaptırmakla ilgili haberi okuyunca pes! dedim. Sezaryanın büyük bir ameliyat olduğu gerçeğini göz ardı etmek bir yana; anne rahmindeki bir günleri bile değerli olan bebekleri bilimsel hiçbir geçerliliği olmayan bir şekilde “bir burca göre dünyaya getirmeye çalışmak” bencillik mi? cahillik mi? komedi mi? siz karar verin.

Aslında bu yazıyı yazan kişinin bir sağlık mensubu değil de bir astrolog olması yeterince fikir veriyor olmalı. Bu işi yeni gelişen bir trend olarak sunan bu kişi, kendine yeni müşteriler edinmeye çalışırken, erken doğduğu için başta solunum sistemi olmak üzere hayati organları yeterince gelişmemiş olan bir bebeğin mesuliyetini üstlenecek mi?

Farklı fikirlere saygım var. Ancak gazete okuyan herkesin aynı bilgi ve bilinç düzeyinden olmadığı da bir gerçek.  Okumanın ve araştırmanın değersizleştiği, ortamın anlamsız bilgi kirliliği ile dolduğu bir devirde insanların aklını bulandırmaya gerek var mı? Sağlık ile bu kadar ilgili bir konuyu magazinleştirmek doğru gelmiyor.

1 www.saglik.gov.tr
2 www.sezeryandogum.info/geri-donusu-olmayan-karar-sezaryen/

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Bir yorum

  1. bu yaziyi gormemistim
    hiiic unutmam 07-07-07 tarihinde yumurtalik kisti patlamasi sonucu ic kanama gecirdim ve hastaneye yatmak zorunda kaldim. neredeyse sezeryanlar yuzunden hastaneye almayacaklardi. O gun yasadigim duygulari tarif edemiyorum. Ne olursa olsun bir gun normal dogum yapacagim demistim kendime ama kismet olmadi

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*