Montessori Anaokulunda Bir Gün

Bildiğiniz gibi 18 Haziran’da Can ilk kez anaokuluna başladı. Değişik eğitim programları uygulayan anaokulları arasında ihtiyaçlarımıza en uygun olduğuna karar verdiğimiz bir Montessori okulunu seçtik. Can için olduğu kadar, ebeveyn olarak bizim için de oldukça yeni olan anaokulu eğitimine alışmaya çalışıyoruz. Daha önce “Montessori okuluna nasıl karar verdiğimizi“, “anaokulu çantasını hazırlarken nelere dikkat ettiğimizi” ve “anaokulundaki ilk gün için acemi annelere notları” yazmıştım.

Montessori felsefesi Türkiye için henüz yeni. İstanbul, Ankara gibi şehirlerde bu felsefeyi uygulayan çeşitli anaokulları var. Ancak sayıları henüz çok değil. Anaokulundan sonraki dönemler içinse, Montessori’yi destekleyen eğitim kurumları bildiğim kadarıyla henüz Türkiye’de yok. BebekveBen’e gelen yorumlardan ve emaillerden, ebeveyn arkadaşlarımın Montessori eğitiminin detaylarını merak ettiğini gördüm. Bu nedenle bugünkü yazımı son iki haftadır Montessori Anaokulunda yaşadığımız deneyimlere ayıracağım.

İlk olarak Can’ın günlük planının neye benzediğini paylaşacağım. Bu plan, Can’ın öğretmeni tarafından yaz dönemine özgü olarak hazırlanmış bir plan. Öğretmenin ifadesine göre, sonbahar dönemine göre daha hafif olan bu yazlık programı, günlük olarak uyguladıklarını bizzat gözlemledim. Can’ın saat 11:30’a kadar olan kısmına katıldığı program şöyle:

Montessori Okulunda Yazlık Program

8:15-8:45 – Çocukların okula gelmesi ve Montessori sistemine göre seçilmiş eğitim materyallerini raflardan alarak çalışmaya başlamaları

8:45-9:00 – Sabah Tartışma Grubu: Yeni materyal sunumları, çocuklar tarafından yönlendirilen günlük aktivite tartışmaları, öğretim programı aktiviteleri

9:00-9:15 – Hafif kahvaltı

9:15-9:30 – Bulaşıkların kaldırıması, ellerin yıkanması, tuvalet molası ve bebek bezlerinin değişimi

9:30-10:00 – İspanyolca / müzik

10:00-10:30 – Sınıf bahçesinde açık hava aktiviteleri ve oyunları

10:30-11:00 – Ellerin yıkanması, tuvalet molası ve bebek bezlerinin değişimi, tartışma grubu

11:00-11:30 – Öğle yemeği

11:30-12:00 Bulaşıkların kaldırıması, ellerin yıkanması, tuvalet molası ve bebek bezlerinin değişimi

12:00-2:00 – Yatakların serilmesi ve uyku saati (Bireysel uyku saatleri değişebilir)

2:00-2:30 – Tuvalet molası ve bebek bezlerinin değişimi, yatakların kaldırılması

2:35 – Çocukların okuldan ayrılması

*Günlük program çocukların gelişim ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş olup, ihtiyaçlara göre değiştirilebilir.

Montessori Programı’nda Neler Gördüm?

Can’ın sınıfını anaokulunun lobisindeki kameradan ve sınıf duvarındaki camlı bölmeden izlemek mümkün. Özellikle ilk haftada, Can’ı sınıfa bıraktıktan sonra, okulda kalabildiğimiz kadar kalarak eğitim standartlarını gözleme fırsatımız oldu. Kameradan gözlemek, elbette sınıfın içinde olmak kadar birebir değil. Sınıftaki sesler duyulmuyor, sadece görüntüyü izleyebiliyorsunuz. Ancak bu kadarı da bir fikir veriyor.

montessori

Aktiviteler

Yaz aktiviteleri sonbahar aktivitelerine göre daha hafif aktivitelerden oluşuyor. Sınıfta bulunan tüm eğitim materyalleri ortaya çıkarılmıyor. Gözlediğim aktiviteler şöyle:

  • Montessori eğitim materyalleri: Kameralardan görebildiğim kadarıyla resim yapma, kitap okuma gibi aktiviteler var. Raflarda daha çok materyal olmasına rağmen, o materyallerle ilgilenilmeyecek dakikalarda üzerileri örtülü. Böylece çocukların dikkatinin dağılması engelleniyor.
  • Bahçe aktiviteleri: Bahçede kamera olmadığı için detayını görme şansım olmadı. Ancak tesadüfen bahçeye çıktığım birkaç dakika boyunca, sınıfı rahatsız etmeden gözleyebildiğim kadarıyla, yaz boyunca bu aktiviteler çocukların bahçede gönüllerince koşuşturmalarını ve top oynamalarını içeriyor.
  • İspanyolca/müzik: İspanyol eğitmen eşliğinde İngilizce ve İspanyolca çocuk şarkılarının söylenmesi, enstrümanların çalınması ve dans edilmesi gibi aktivitelerden oluşuyor.
  • Tartışma grupları: Tüm çocuklar, öğretmenleriyle beraber daire şeklinde yere oturuyor. Bazen bir çocuk ayağa kalkarak gruba birşeyler anlatıyor.Seslerini duyamadığım için tam olarak ne konuştuklarını anlayamadım.

Temizlik

  • Yemeklerden önce ve sonra ellerin yıkanmasına dikkat ediliyor. Bahçe aktivitesinden sonra yine eller yıkanıyor.
  • Küçük bebeklerin altı yatırılarak değiştiriliyor. Alt değiştirilen bölgenin temizliğine dikkat ediliyor. Her değişimden sonra bölge temizleniyor. 2 adet değiştirme süngeri dönüşümlü ve önlü/arkalı olarak kullanılıyor.
  • Can gibi büyük bebekler tuvalete oturuyor. Ancak başarılı olamadıkları noktada yatırılarak altları değiştiriliyor. Tuvalete giriş sıklığı oldukça yeterli. Sık sık tuvalete sokularak, tuvalet eğitimi verilmeye çalışılıyor.

Kişisel beceriler

  • Kahvaltı ve öğle yemeklerinden sonra sofranın toplanması bebeklere ait. Herkes kendi tabağını, çatalını ve kaşığını alarak, boylarına göre ayarlanmış bulaşık alanına bırakıyor. Tabakların içindeki yemek artıklarını da kendi başlarına çöpe döküyorlar. Öğretmenler yalnızca başlarında duruyor ve ufaklıkların başarılı olamadıkları durumlarda müdahale ediyorlar.
  • Tuvalet sırasında büyük bebekler kendi başlarına soyunup/giyiniyor. Bu nedenle anaokuluna giden küçük çocukların kolayca soyabilecekleri, beli lastikli pantalonlar giymesi tavsiye ediliyor. Alttan çıtçıtla bağlanan bodyler tercih edilmiyor. Tuvaletten sonra ellerini kendileri yıkıyorlar.
  • Oynamak istedikleri Montessori eğitim oyuncaklarını raflardan kendileri alıyorlar. İşleri bitince eski yerine koyuyorlar.
  • Bazı aktiviteler sırasında ayakkabılarını çıkarıp/giymeleri gerekebiliyor. Bunları kendileri yapıyorlar. Ayakkabıları kolay çıkarılıp/giyilmesi için cırt-cırtlı (velcro) olması isteniyor.

İki hafta boyunca gözlemlediğim eğitim detayları işte böyle. Bu sürecin sonunda Can’ın anaokuluna uyum sağladığını söyleyebilirim. Okulda eğleniyor, ayrılırken neşeli oluyor. Yapılan aktiviteler bir ebeveyn olarak benim de beklentilerimi karşılıyor. Montessori okulunun çocuğa insiyatif veren, çocuğu bireyselleştiren yaklaşımını seviyorum. Bu felsefenin Can’a hayatı boyunca kullanacağı temel becerileri küçük yaşta kazandıracağını umuyorum. Sonbahar döneminde geçilecek ve Montessori felsefesine daha çok odaklanan eğitimin de Can’a ilgi çekici geleceğini düşünüyorum. Siz de Montessori anaokullarında yaşadığınız deneyimleri ve sorularınızı bu yazının altında paylaşabilirsiniz. Özellikle varsa, farklı Montessori uygulamalarını duymak isterim.

Sağlıcakla kalın…

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*