Meksika – Playa del Carmen’e Devam

Muhabiriniz Tanla, Meksika’nın şirin tatil kasabası Playa del Carmen‘den bildirmeye devam ediyor… Bundan birkaç gün önce Meksika serisinin ilk yazısı olan Kafayı tatille bozan bir kadının itirafları‘nda tatil için neden Meksika’yı seçtiğimizi anlatmıştım. Meksika – Playa del Carmen’deyiz yazımda eko-otelimizden, muhteşem denizden ve havadan-sudan bahsetmiş ve tatil için Meksika’yı tercih edeceklerin işine yarayacağına inandığım bazı ipuçları vermiştim. Bu yazımda oteldeki günlük aktivitelerimiz konusunda dır-dır konuşacaklarımı bitirecek ve kasabaya yaptığımız ufak geziyi anlatacağım. Hepsi az sonra…

Yüzelim, Serinleyelim

İlk olarak tatilimizin odağı olan yüzme konusundan bahsedeyim… Bu tatilde yüzme aktivitelerimizi daha çok Can’ın çevresinde düzenlemeye karar verdik. Deniz maceralarımızı dün anlatmıştım. Bugün de havuzu anlatayım.

Iberostar Tucan’ın müthiş geniş bir ana havuzu var. Yüz yüzebildiğin kadar… Ayrıca sadece spor aktivitelerine ayrılmış bir havuz daha var. Tatil deyince tembellikte sınır tanımadığım için spor havuzunu bir kere bile kullanmadım. Elbette bundan gurur duymuyorum:P Sadece sefaletimi paylaşıyorum. Spor havuzunu kullananlar gün içinde animatörler tarafından kollarından çekiştirilerek çeşitli aktivitelere dahil edilen arkadaşlardı. Çocuklu ailelerin veletlerin peşinden koşarken sarf ettiği enerjiyi gören animatörler bize yanaşmıyordu bile… Spor anlamındaki yegane aktivitemi gündüz çeşitli oyunlarda birincilik kazananları gece sertifika töreninde çılgınca alkışlayarak yaptım. Kol kaslarım acayip gelişti. Ha bir gün de sanırım 15 dakika kadar su aerobiğine katıldım. O da hareketlerin yarısını çaktırmadan atlayarak…

Havuza dönersek, ana havuzun belli yerleri çocuklar için düzenlenmiş. Yavaş yavaş derinleşiyor. Ancak çocuk bölümünü ana havuzdan ayıran bir bariyer olmadığı için çocukları (her zamanki gibi) takip etmek şart. Normalde Can’ın deniz kenarında olmasını tercih etmekle beraber, denizin dalgalı olduğu günlerde havuz bizim gibi çocuklu aileler için hayat kurtarıcı oluyor.

Mexico.Otel havuz

Can’ı bildiğiniz gibi ilk kez 7 aylıkken havuzla buluşturduk. Bugüne kadar çoğunlukla havuza girdi. Elbette şişme can simidi ve kolluk desteğiyle… Bu tatilimizde yüzme konusunda ilk adımları atarız diye ümitlenmiştim. Maalesef ümitlerim suya düştü. Can suyu çok sevmekle beraber, boyunu aşan suya girdiğinde bize koala gibi yapışmayı tercih ediyor. Ben üzerine gittikçe daha çok korkup babasına kaçıyor. “Havuzda bucak bucak kaçılacak kişiler” listesinde beni birinci sıraya koyduğuna eminim. Kuzey bu konuda Can’ın üzerine giderek hata yaptığımı düşünüyor. Belki de haklı. Oturduğumuz şehirde ufak çocuklar için yüzme kursları var. Onlara göndermemizi ve bu işi profesyonellerin halletmesini istiyor. Bense yüzmeyi bizim öğretebileceğimizi ummuştum. Hala da ummaya devam ediyorum. Sanırım bir başka zamana…

Mexico.CTHavuz Mexico.CHavuzda

Yemek, İçmek

Otel daha önce anlattığım üzere “herşey dahil” sistemine göre çalışıyor. Gelmeden önce okuduğumuz yorumlarda bazı kişiler yemekleri çok beğenmiş, bazılarıysa hiç beğenmemişti. Bu nedenle kafamızda soru işaretleri vardı. Şimdi durum şu: Otelde 7 adet restoran var. Bunlardan iki tanesi açık büfe usulüne göre çalışıyor. Geri kalanlar belli konularda uzmanlaşmış ve rezervasyonla gidilen restoranlar. Uzmanlık alanları deniz ürünleri, İtalyan, Japon, Meksika ve et ürünleri. Yorumlardaki tavsiyelere uyarak, otele giriş yaptığımız gün tüm restoranlara akşam yemeği rezervasyonlarımızı yaptırdık. Böylece açıkta kalma riskini ortadan kaldırdığımızı düşünüyorduk. Ancak daha sonra gördük ki, sezon dolayısıyla otel tam kapasite olmadığı için endişelenmemize gerek yokmuş.

Yemeklerin çeşitliliğine ve kalitelerine gelince… Açık büfe restoranlarda her gün en az 50-60 çeşit yemek ve tatlı çıkıyor. Bunlardan hepsinin süper güzel olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak her gün yapılan ızgara balık, bir gün çıkan kuzu çevirme, yeşil salatalar, meyveler ve kişisel favorim olan guacomole çok başarılıydı. Kahvaltıda omlet istasyonu, peynir ve zeytin bulabildik ki, Amerikan otellerinde genellikle bulamadığımız bir güzellik. Öte yandan mesela kırmızı etlerin kalitesi düşüktü. Tükenmeyen bazı yemeklerin ertesi gün bir sos ilavesiyle başka bir yemeğe dönüştüğünü görebiliyordunuz. Yine de menüyü sıklıkla değiştirmeye çalışıyorlardı. A-la carte restoranlardaysa menüden beğendiğimiz yemeği ısmarladık. Hibachi usulüne göre çalışan Japon restoranının çok da iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Örneğin suşi çok taze değildi. Yine de şov kısmı durumu kurtararak, eğlenceli bir akşam geçirmemizi sağladı. Deniz ürünleri, et  ve İtalyan restoranı güzeldi.

Mexico.ORestoranDisi

Ana restoranın manzarası insanın içini açıyor

Mexico.RestYemekler

Solda en üstte, favorim yemyeşil guacomole

Mexico.OJaponRest2

Suşilerin manzarası güzel olmakla beraber, beklediğim kadar taze değildi.

Mexico.OJaponRest

Can Japon restoranında tabak-çanakla oynamaktan çok keyif aldı.

Yemeklerin genel değerlendirmesini yaparsam; a-la carte restoranların yanısıra, açık büfesinde 50-60 çeşit yemeğin çıktığı bir ortamda yiyecek yemek bulamadığını yazan yorum sahipleri bana biraz burnu büyüklük yapmış gibi geldi. Elbette yemek kalitesi çok daha iyi olabilirdi. Ancak verdiğimiz ücrete göre gayet iyi bir çeşitlilik ve servis olduğunu düşünüyorum. Özellikle aileler için herşey dahil sistemi hayat kurtarıcı. Çocuklar birini yemezse, öbürünü yiyor. Can yemekle fazla ilgisi olmayan ve hatta damarı tutunca ağzına hiçbir şey koymayan bir çocuk. Ancak sevdiğim yönü, yeni şeyleri denemekten kaçınmıyor. Bu tatil de Can’ın dünyanın çeşitli bölgelerinden pek çok yiyeceği ilk kez denediği bir hafta olarak tarihe yazıldı.

Eğlence

Dinlence tatili yapacağımız konusunda kendi kendimize verdiğimiz sözü tutarak eğlenceyi akşam animasyonlarını izlemekle sınırlandırdık. Hoş “alemlere akacağız” desek Can ile beraber yapabilir miydik? Muhtemelen o tarz eğlencelerin daha en az 5-10 senesi var. Bununla beraber Can, hayatında ilk kez izlediği şovlarda en az bizim kadar eğlenerek bizi şaşırttı. Bir kere çok uyumluydu. Gösterileri çoğunlukla ilgiyle takip etti. İzlemediği zamanlarda patlamış mısırlarını meyve kokteyline batırarak yemeyi tercih etti. Çocuğun müthiş bir gustosu var. Şimdiden böyleyse ileride neler olacak diye korkuyorum 😛

Mexico.Show3

Can’ın patlamış Mısır keyfi

Gece animasyonları genellikle saat 20:00 civarında çocuklara yönelik oyunlarla başlıyor. Ardından aşağıda gördüğünüz kadın şarkıcı ve bir diğer erkek şarkıcı canlı orkestra eşliğinde dönüşümlü olarak popüler İngilizce ve İspanyolca şarkıları söylüyorlar. Onlara kimi zaman dansçılar da eşlik ediyor. Her ikisinin de sesi çok güzel.

Mexico.Show

Her gece bizi eğlendiren güzel sesli kadın şarkıcı

Saat 21:30’da gecenin ana şovu başlıyor. Her akşama ayrı bir tema koymuşlar. Hollywood gecesi, pre-Hispanik şov, Meksika şovu bunlardan sadece bazıları. Tüm şovları sonuna kadar izleyemedik, ancak, katıldığımız Hollywood ve Meksika geceleri başarılıydı. Bir kere kıyafetler çok özenli seçilmişti. Dansçılar çok kıvrak ve yetenekliydi. Ayrıca gösterilerin çeşitliliği bizi şaşırttı.

Meksika gecesinden bir kare

Mexico.Show2

Meksika gecesinden bir diğer kare

Meksika gecesinde çocuklara yönelik olarak hazırlanan şov da güzeldi. Özellikle oyunlar Can’ın favorisi oldu.

Mexico.ShowMeksikaGecesi2

Can ve Kuzey topu deliklere sokmakla ilgili bir Meksika oyununu deniyor.

Mexico.ShowMeksikaGecesi

Kafamızı bu deliklere sokmasak olmazdı.

Çocuk şovunun bir kısmında Pinata oyunu oynandı. Pinata, şekerle ve küçük oyuncaklarla doldurulmuş ve çeşitli şekillerde süslenmiş bir karton kutunun, bir sopa yardımıyla parçalanarak içindeki ödüllere ulaşılmasını konu alan bir oyun. Meksika ile özdeşleşmiş ve Amerika’da da özellikle doğumgünü partilerinde çok oynanan bu oyun genellikle çocuklara yönelik. Oteldeki Meksika gecesinde çektiğim pinata fotoğrafı karanlık nedeniyle güzel çıkmadığı için, yerine internetten bulduğum aşağıdaki fotoğrafı koydum.

Mexico.Showpinataa

Ufak kız 4. yaşgünü pinatasını parçalarken…

Mexico.ShowPinata

Can ve diğer çocuklar Pinata’dan dökülen şekerleri topluyor.

Mexico.ShowPinata1

Can Pinata’nın bir parçasını büyücü şapkası misali kafasına takarak engin moda anlayışını bizimle paylaştı.

Özetle, oteldeki animasyonlar eğlence ihtiyacımızı fazlasıyla karşıladı. Şovdan sonra paşa paşa odamızın yolunu tuttarak günlerimizi noktaladık. Oteldeki animasyonlarla ilgili şaşırtıcı bir not, özellikle öğretmediğimiz halde Can’ın şov kelimesini hemen kapması, her akşam yemeğinden sonra şova gitmek istemesi ve animatörlerin şarkısını eve geldikten sonra bile söylemesi oldu. Şimdilerde minik beyefendi şov! şov! diye tutturunca ya babası ya da ben otel şarkısını söyleyip, dans ederek kendisini eğlendirmeye devam ediyoruz.

Playa del Carmen

Bu yazıyı biraz da kaldığımız Playa del Carmen kasabasından bahsederek bitirmek istiyorum. Eskinin küçük balıkçı kasabası son senelerde büyük gelişme göstererek lüks oteller, restoranlar, eğlence kulüpleri ve alışveriş merkezleriyle dolu orta büyüklükte bir şehir olmuş. Özellikle sahile paralel olan, Quinta Avenida (“Fifth Avenue – 5.Cadde”) turist kaynıyor.

Mexico.PlayaCarsi

5. Cadde’den bir görünüş

Otelden 10 dakikalık bir taksi yolculuğuyla ulaşılabilecek Quinta Avenida’ya, azmedilirse yürüyerek de gitmek mümkün. Zamanımız az olduğu için taksiyi tercih ettik. Yaptığımız gezide hem Playa del Carmen’i biraz görmeyi hem de Can’ın bitmek üzere olan bezini yedeklemeyi amaçladık. İlk olarak markete uğradık. İyi de etmişiz. Bez alalım derken uzun zamandır aradığım bebek fanilalarını da buldum. Marketten çıktıktan sonra yavaş yavaş sahile doğru yürüdük.

5. caddeyi dik kesen 8. cadde üzerinde dükkanı olan ve el işi çok güzel lambalar yapan sanatçıya ben hayran hayran bakıp geçerken, fotoğraf çekmemi Kuzey hatırlattı. Şaşkın kafa işte…

Mexico.PlayaSanatci

El yapımı lambalar üzerinde çalışan bir sanatçı

Quinta Avenida’da turistik eşya satan mağazalar, restoranlar ve barlar yan yana dizilmiş. Can’a çok şirin, el yapımı, ağaçtan bir araba ve rengarenk bir puzzle aldık. Özellikle Meksika işi, el yapımı ve ekoloji dostu puzzlelar satan mağaza oldukça orijinaldi.

Mexico.PlayaPuzzle

Bu rengarenk oyuncaklar aslında birer puzzle.

Av. Benita Juarez ile Quinta Avenida’nın kesiştiği yerde bembeyaz bir kilise gördük. Nuestra Senora del Carmen Katolik Kilisesi, yerel halkın ibadet amacıyla kullandığı ufak bir kiliseymiş. Kilisenin hemen yanından sahile yöneldik.

Mexico.PlayaChurch2

Sahilin hemen yanıbaşında bembeyaz Nuestra Senora del Carmen Katolik kilisesi

Mexico.PlayaChurch

Nuestra Senora del Carmen Katolik kilisesi’nden bir detay

Sahilde Can’ı güzel bir sürpriz bekliyordu. Deniz manzaralı bu ufak parkı bulunca dinlenmek ve Can’ı biraz oynatmak için fırsatı kaçırmadık. Can efendi kaydırağın tozunu attırırken, biz de the Portal Maya isimli heykelin anlamlandırdığı deniz manzarasını izledik.

Mexico.PlayaPark

Can sahildeki parkın keyfini çıkarırken heykeli de göz ucuyle kolaçan ediyor.

2012 yılında yapılan bu bronz heykelin üst kısmında, rüzgarın taşıdığı bir erkekle, suyun taşıdığı bir kadın tasvir ediliyor. Heykelin altındaysa, Maya uygarlığından detaylar ve günümüzde yaşayan insanlar konumlandırılmış.

Mexico.PlayaPortal

the Portal Maya heykeli

Heykelin hemen altında, plajda, insanların merakla birşeye baktığını görünce o tarafa doğru ilerledik. Arjantin’den Jose Gonzalez isimli bir sanatçının yaptığı kumdan heykeller adeta birer sanat eseriydi. Bu heykeller bozulmaması için 20 dakikada bir sulanıyor ve başında gece-gündüz nöbet tutuluyormuş.

Mexico.PlayaSand

Kumdan sanat eserleri – 1

Mexico.PlayaSand2

Kumdan sanat eserleri – 2

Parktan tam ayrılmak üzereyken işittiğimiz bir müzik bizi yeni bir gösteriye ulaştırdı. Meğer bu meşhur Maya direk dansıymış. Danza de los Voladores ya da Dance of the Flyers denilen bu ritüel Meksika ve Guatemala’ya özgüymüş. Saat başı tekrarlanan bu gösteriyi, parktan ayrılmadan yakaladığımız için kendimizi şanslı hissettik. Geçmişte kuraklığı engellemek için yapılan bu dans, şu anda UNESCO tarafından kültür mirası kapsamında korunuyormuş.

Mexico.PlayaDirek

Parkta yapılan ilginç gösteri

Playa del Carmen’in merkezine yaptığımız bu güzel geziden sonra yorulduğumuzu hissederek otele dönmeye karar verdik. Yarın güzel bir gün olacak. Meşhur Maya antik kenti Tulum‘u göreceğiz…

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.