in , ,

Lisanslı Karakter, Süper Kahraman Oyuncakları Almalı mı?

Mickey Mouse, Elsa, Peppa Pig, Dora the Explorer, Paw Patrol, Pepee, Mete, Ayas, Niloya… Ufaklıkların ilgisini çeken bu filmler, çizgi filmler sürekli sinemalarda, televizyonda ve YouTube’da gösteriliyor. Bu çizgi film karakterlerini içeren oyuncak, kıyafet, yatak örtüsü, duvar kağıdı, okul çantası, boyama kitabı gibi ürünler konusunda ciddi bir piyasa oluşmuş durumda. Tüm oyuncak mağazalarında, kırtasiyelerde, online mağazalarda ve hatta marketlerde lisanlı ürünler satılıyor. Çocuğun yaşıyla beraber trendler ve oyuncaklar sürekli değişiyor, ancak çocukların ilgisi ve isteği bitmiyor.

Eğlence sektörünün merkezi olan Amerika sanırım bu konuda en çok üretim ve tüketim yapılan yer. Çok net hatırlıyorum, 2013 senesinde Frozen filmi çıktığı zaman Can’ın arkadaşlarından kız olanların tamamı Elsa ve Anna temalı doğumgünleri yapmaya başlamıştı. O trend birkaç sene sürdü. Artık sarı örgülü Elsa saçları, buz mavisi pastalar, okulda Frozen temalı çantalar, tişörtler görmekten gına gelmişti. Erkek çocuklarında da Batman ve Cars çok sık yapılan doğumgünü temaları olmuştu.

Bugün bu lisanslı karakterler içeren oyuncaklar konusunda bir soruyu ele almak istedim. Üye olduğum bir Facebook grubunda Dilara isimli bir annenin 18 aylık kızına oyuncak seçimiyle ilgili sorduğu soruyu, kendisinin de izniyle paylaşıyorum.

oyuncaklar
***********
Kızım 18 aylık. Son zamanlarda çizgi film karakterlerine ilgi duymaya başladı. Goofy ile yatıp kalkıyor, Mickey ve Minnie görünce tanıyor. Şimdilik sadece Disney’i biliyor. Şu zamana kadar hiç çizgi film izletmedik ama son zamanlarda günde 5-10 dakika kriz anında Eric Carle falan açmaya başladım. Mickey’i öğrenmesi eve hediye gelen bir oyuncak setiyle oldu, tam oldu 🤯 Şimdiye kadar biz hiç bu tarz oyuncaklar almamıştık.

Bazı eğitim ekolleri cartoon karakterlere tamamen karşı. Bildiğim kadarıyla Montessori ve Waldorf’ta hiçbir şekilde çocuğa gösterilmiyor. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz? Yeğenlerimden bildiğim kadarıyla, çocuk bir karakteri seviyor ve baştan aşağı onun kıyafetleri, oyuncakları, stickerları, kitaplarıyla dolup taşıyor ev… Minimalist değilim ama olabildiğince az oyuncak, bol aktivite, park bahçe, sıfıra yakın ekran/video ile büyütmeye çalışıyoruz.

Bir yanım bu karakter işini uzamadan limitli tutmaya çalışmak istiyor, diğer yanım da “amaaan çocukluğunu yaşasın, ne olacak” diyor. 3-4 yaşında kreşe gidip bunları arkadaşlarından gördüğünde sudan çıkmış balığa dönsün istemiyorum, ama baştan aşağı Elsa kıyafetleri de giymesin istiyorum😀

Sizde durumlar nasıl? Bu konuyla ilgili avantaj ve dezavantajlar neler?

***************

Çocukların gelişiminde en önemli araçlardan biri şüphesiz oyuncaklar… Benim çocukluğumda (70’li yılların sonu ve 80’li yıllar… -ahhh evet ihtiyarladık 🙈) oyuncak seçenekleri sınırlıydı. Kaliteli, detaylı, teknoloji içeren, görsel olarak cazip olan oyuncakların sayısı az, olanların da fiyatı pahalıydı. Bu nedenle kendi çocuğumun oyuncak seçenekleri açısından çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Ancak modern ebeveynin önünde başka bir sorun var. Bu kadar bol ve her keseye uygun örnekleri bulunabilen oyuncak çeşitleri arasından çocuk için doğru seçimler nasıl yapılacak? Lisanslı karakter içeren oyuncaklara nasıl yaklaşmalı?

Daha önce Bu Oyuncaklara Her Bebek Sahip Olmalı! başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazıda özellikle 1 yaşından ufak çocuklar için oyuncak seçimi yaparken dikkat ettiğim kriterleri anlatmıştım. Yazımdan alıntın yaparsam, bebekler için;

  • Yaşına (ayına) uygun,
  • Doğal malzemelerden yapılmış (mümkünse ahşaptan ya da kumaştan),
  • Toksik içeriği olmayan,
  • Senelerce oynayabileceği kadar dayanıklı,
  • Çin malı olmayan,
  • Klasik, ama, sıkıcı olmayan
  • Gelişimine katkıda bulunacak oyuncaklar bulmaya çalıştığımı yazmış ve oğlum Can’a aldığımız oyuncaklardan örnekler vermiştim. Bebekler ve hatta çocuklar  için aynı görüşlerim devam ediyor.

Tabii yaş büyüdükçe çocuklar arasındaki oyuncak trendleri, izlenen filmlerden, televizyondan, reklamlardan görülen oyuncaklar da devreye giriyor.

Seçenek bol olunca seçim yapmak da nispeten zor. Lisanslı kahramanlar içeren oyuncaklar konusunda (ve çocuk büyütürken hemen her konuda) fikrim dengeli bir yaklaşım izlemek…

18 aylık bir çocuğun -ya da genel olarak tüm çocukların- hoşlandığı, beğendiği birkaç oyuncak, bana göre yaşına ve gelişimine uygun olduğu, sağlık açısından zararlı/toksik içerik içermediği sürece ve adet olarak abartmamak kaydıyla alınabilir. Çocuk gelişimi uzmanı değilim, ben de hepimiz gibi kendi çocuğu için doğru seçimler yapmaya çalışan bir anneyim. Kendi çocuğum için fikrim ve uygulamam, “ilgisi aşırıya kaçmadığı sürece lisanslı karakter içeren birkaç oyuncak almanın sakıncası olmayacağını düşünüyorum.”

Oyuncak alma konusunda uygun görmediğimiz noktalarda çocuğumuza her zaman hayır diyebiliriz. Ailede ebeveyn olan ve fayda/zarar dengesini gözeterek satın alım  kararını verecek olan bizleriz.

Burada dikkat çekmek istediğim bir nokta var: Oyuncak ve aileye yönelik gıda, kıyafet gibi diğer alışverişleri yaparken çocukları da küçük yaştan itibaren sürece dahil etmenin ve alışverişlerde bilinçli tercihler yapmayı öğretmenin önemi sonsuz.

Şöyle ki… Bilinçli alışveriş, piyasadaki pek çok seçenek arasından, fiyat, kalite ve sağlık açısından seçim, eleme ve önceliklendirme yapmayı gerektiriyor. Küçükten itibaren oyuncak konusunda makul ama seçici olursak çocuğa da bu şekilde davranmayı öğretiriz.

Mesela kendi oğlum için (7 yaş) senede sadece birkaç defa oyuncak alırız. Bu zamanlar, doğumgünü, yılbaşı ve oyuncakların Amerika’da indirime girdiği Şükran Günü dönemidir… Öyle her alışverişe çıktığımızda yeni bir oyuncak almayız. Mağazada tutturarak oyuncak alınmayacağını çok küçük yaşta öğrettik. Şu anda mağazada bir oyuncak beğenirse biz dolaşana kadar mağaza içinde oynar, kapıdan çıkmadan yerine bırakması gerektiğini bilir. Öte yandan hoşuna giden oyuncakları zihnimize not alırız. Bazen de çok beğenirse fotosunu çekeriz. Online kaynaklardan beraberce fiyat ve özellik araştırması yaparız. İlk oyuncak alma zamanı geldiğinde onu alırız. Böylece çocuk isteklerinin göz ardı edilmediğini bilir.

Tabii yine de ara ara kimi oyuncakları görüp, isteyebiliyor. Bu zamanlarda sabırla, onu kırmadan, oyuncak alma şeklimizi hatırlatıyoruz. Ayrıca biz de anne-baba olarak, zaruri olmayan, eğlence amaçlı alışverişlerimizi benzer kriterlere göre yapıp, Can’a örnek olmaya çalışıyoruz. Ailecek harcamalarımız konusunda akıllı olmaya çalıştığımızı vurguluyoruz. İnanın ki bu yaklaşımı yaşına uygun bir şekilde küçük yaştan itibaren istikrarlı bir şekilde uygulayınca, çocuklar anlıyor ve içselleştiriyor.

Güncel bir örnek vermem gerekirse, bu sene Can’ın çok istediği bir oyuncak robot var. Oldukça moda, tutulan, yaşına uygun ve gelişimine katkı sağlayabilecek bir oyuncak, ancak biraz fiyatlı. Bu nedenle, oyuncağı hemen alamayacağımızı, para biriktirmesi gerektiğini ve üzerini bizim tamamlayarak indirime girdiğinde alacağımızı söyledik. Yaklaşık 6 aydır indirim zamanını bekliyor. Oyuncakla ilgili YouTube videoları izliyor. Aldığı zaman robotu nasıl programlayacağının ve oynayacağının hayalini kuruyor. Bu şekilde sabretmeyi, hedefine ulaşmak için birikim yapmayı ve oyuncaklarına değer vermeyi öğreniyor.

Can’a oyuncak alırken hiçbir zaman modası geçmeyen, klasik oyuncak olarak tabir edilen top, tahta küpler, oyun hamurları da alıyoruz, süper kahramanlar, lisanslı karakterler içeren trendy ürünler de… Ama hiçbirini abartmadan, diğerine göre üstün tutmadan… Çocuğu katı bir şekilde, arkadaşlarıyla sohbet konusu olan trendlerden tamamen uzak büyütmenin de anlamsız olduğunu düşünüyorum.

Dilara’nın Sorusuna Yanıt

Bu yazıya konu olan Dilara’nın sorusuna dönersek… Tabii 18 aylık bir bebek için trend diye birşey söz konusu değil. Kendisine hediye gelen Disney karakterli oyuncakları muhtemelen sevimli bulduğu için oynamak istiyor. Dilara zaten “makul sayıda oyuncak, bol aktivite, park&bahçe, sıfıra yakın tv/ekran” gibi bana göre 2 yaşın altındaki bir çocuk için yapılabilecek en güzel seçimleri yapmaya çalışan, ilgili bir anne… Yeğenlerinin lisanslı karakterler konusunda aşırı ilgisini gözlemiş. Çocuğunun ileride yuvaya gittiğinde bu tür oyuncakları ilk kez orada görüyor olmasını istemediğini, ancak baştan aşağı Elsa kıyafetleri de giymesini istemediğini” zaten belirtmiş. Bana göre oldukça mantıklı ve dengeli bir yaklaşım. Zaten bu kriteri göz önüne alarak oyuncak seçimlerini yaparsa ve ufaklığa da küçük yaştan itibaren benzer seçimler yapmayı, nedenleriyle birlikte öğretirse sorun yaşamayacağını düşünüyorum.

Sizin aileniz, çocuğunuz lisanslı karakterler içeren oyuncakların tüketimi konusunda ne noktada? “Aşırı oyuncak taleplerine dur! demekte güçlük çekiyor musunuz? Oyuncak konusunda sağlıklı seçimler yaptığınıza inanıyor musunuz? Yoksa evde her köşeden fışkıran, bir kere oynandıktan sonra kenara atılan oyuncaklar ve minik prensesler, süper kahramanlar kol mu geziyor? Yorumlarınızı aşağıya bırakın…

Önemli notlar: Bu blogdaki yazılar bir anne olarak kişisel tecrübelerimden oluşmaktadır. Doktor veya tıbbi ehliyete sahip bir kişinin tavsiyesi niteliğinde değildir. Lütfen sağlık konularında karar vermeden önce araştırmalarınızı yapın, sağduyunuzu dinleyin ve doktorunuza danışın.

4 Comments

Yanıt Yaz
  1. Sevgili Tanla, Mira 4,5 yaşında ve o da az da olsa karekterleri seviyor. Ben şöyle bir yöntem buldum kıyafetlerinde değilde yani arkadaşlarının göremeyeceği şekilde ufak detaylarda olmasına izin verdim. Mesela bir çift çorap, ya da uyurken kullandığı bir yastık kılıfı. Zaten onları kullanınca daha çok mutlu olmadığını farketti ve tekrar istemedi. Oyuncak seçimine gelince Can abisinden huy kapmış sanırım çok fazla direten bir çocuk olmadı asla. Artık oynamadığı oyuncaklarını ihtiyacı olanlara verince ancak yeni bir oyuncak alıyoruz. Zaten evdeki oyuncaklarının hepsi gözönünde değil. Bazanın altında olanlarla zaman zaman yer değişikliği yapıyoruz. Böylece eski oyuncaklarını özlemiş oluyor ve yeni alınmış gibi seviniyor. Bir de ilgisini resim yapma ve kitap okumaya çektik. Onlarda sınır yok istediği kadar boya kalemi, resim Kağıdı alıyoruz. Çok da keyifli ve yetenekli. Kitap olmazsa olmazımız zaten geniş bir kütüphanesi var şimdiden. Hal böyle olunca oyuncağa hiç fırsat kalmıyor. Bizden bu kadar sevgiler😘😘

    • sevgili mervin. paylaşımın için çok teşekkür ederim. bence seçimleriniz çok mantıklı. çocuğun zevklerini göz ardı etmeden, ancak karakterli ürünleri de fazla abartmadan güzel bir denge bulmuşsunuz. kocaman sevgiler 😘

  2. Merhaba Tanla Kuzum cansu anaokuluna başlayana kadar bunu çok iyi kontrol ediyordum ama bizim hayatımıza da kıyafet olarak gitmeye başladı. Gerçi bunları çorap ve yola olarak sinirlandirdim . Kostümler gereksiz geliyor. ve açıkçası şimdiye kadar temalı doğum günü hiç yapmadım . Bizim doğum gunleri anam babam usulü aile ardında 😘😘😘💖💖💖

  3. Biz de şimdiye kadar kostümlü doğum günü yapmadık ama kızım 4.yas gununun kostumlu hayalini şimdiden kuruyor.Bana hep itici geliyor bu kostumler.Çok sevdiği bir arkadaşının kostumunu gördüğünden beri istiyor.Ben de doğum gününde alabiliriz demiştim.Bundan dolayı, bu sefer kostumden kaçış yok gibi.😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 7 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

LEGO Set 6651

LEGO Hastalığı: Nasıl Bulaşır, Belirtileri Neler, Tedavisi Var mı?

EYVAH DOĞUM GÜNÜYMÜŞ