Kırmızı Düğmenin Akıbeti

Düğme

Can Ulaş amcasıyla hasbihal ederken, düğmeler mutlu bir şekilde parıldıyor!

Giydirmeyin kardeşim. Bebeklere düğmeli kazaklar, hırkalar, yelekler giydirmeyin. İlla giydirecekseniz de düğmelerin sıkı sıkıya dikilmiş olmasından emin olun.

Düğme olayına baştan beri çok dikkat ettik. Bu nedenle Can’a sadece fermuarlı ya da çıtçıtlı giysiler aldık. Ama akacak kan damarda durmuyor. Sonunda el örgüsü bir hırka hediye geldi. Hırka kırmızı ve çok da şirin. Yine kendisi gibi şirin, mini minnacık 4 düğmesi var. Texas sıcak olduğu için şimdiye kadar giydirme fırsatımız olmamıştı. Türkiye’ye gelince, el örgüsü tüm giysiler kıymete bindi.

Neyse, hikayemize dönelim. İki gün önce hırkayı ilk kez giydirdik. O gün dışarı çıkacaktık ve Can da annemle beraber evde kalacaktı. Düğmeleri sağlamlaştırmak aklımda olmasına rağmen, acele ile evden çıktığımız için uçup gitti.

Akşam eve döndüğümüzde annem Can ile beraber geçirdikleri günü keyifle anlattı. Bu arada da “Can’ın hırkasında en üstteki düğmeyi göremediğini, daha önce sanki o düğmenin orada olduğunu hatırladığını” söyledi. Bütün evi aramış, taramış. Düğmeyi bulamamış. “Kimbilir hangi koltuğun altına kaçtı. Bulursanız verin de dikeyim” dedi. Nitekim düğmeyi bulamadık. Zaten bir gün sonra da Adana’ya geldik.

Bu sabah Can’ın altını değiştirirken bezinde birşey dikkatimi çekti. Kırmızı, parlak birşey… Önce zihnimi yoklayarak Can’a kırmızı renkli ne yedirmiş olabileceğimizi düşündüm. Alerjik bir  besin olduğu için domatesi henüz vermiyoruz. Kırmızı biber dolması da vermedik bu aralar. İki saniye sonra beynimde bir şimşek çaktı. Eğildim, bir daha baktım. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi minik kırmızı düğme, bezin içinden bana merhaba diyordu.

Hemen anneme telefon açarak müjdeyi verdim. Senin düğmeyi bulduk, ama, ö-hö!, sanırım dikilecek durumda değil dedim. Sonuç olarak, ilk düğme kazamızı ucuz atlattık. Ardından da önlem olarak hırkanın tüm düğmelerini çıkarıp, önünü dikerek “v yaka kazak” haline getirdik. Siz sağ, biz selamet. Haydi bize geçmiş olsun!

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*