Kabus mu? Karabasan mı? Bebeğime Neler Oluyor?

Okurlarımdan Duygu’nun 14 aylık oğluyla ilgili sorularını yanıtlamaya devam ediyorum. Şu anda ikinci bebeğine hamile olan Duygu’nun oğlu son dönemlerde iştahsızlık ve uyku düzensizliği yaşıyor. Psikolojik danışman olan Duygu, “Görüldüğü üzere mum dibine ışık vermiyor.” diyor. Bir önceki yazımı kaçıranlar için Duygu’nun sorusunu aşağıya kopyalıyorum.

Oğlum 14 aylık. Tüp bebek yöntemiyle oğluma hamile kaldım ve şu an spontan şekilde gerçekleşen 9 haftalık bir gebelik içindeyim. Doktorların (çocukçu ve kadın doğumcuların) farklı görüşleri arasında sıkışıp kaldım. Bebeğimi hala emziriyorum, “istersen devam edebilirsin” diyenlerin yanında, kes diyenler de var. Bebeğime baktığımdaysa sabaha karşı özellikle mutlaka beni emmek istiyor. Son dönemlerde iştahsızlık yaşadığı için de istediği zamanlarda vermek zorunda kalıyorum. Bu konuda ne yapabilirim?

Bebeğimin yaşadığı iştahsızlık, yaklaşık 20 gün önce baş gösterdi. Kusma ile besinleri reddetmeye başlamıştı. Doktor “Zorlamayın, çünkü yaşıtlarından boy ve kilo olarak gayet ileride dedi (boyu:86cm, kilosu.12) Artık ne yese o kar gözüyle bakıyoruz annemle. Bebeğime annem bakıyor. İçinde bulunduğum gebeliğim zorlu geçince, geceleri sürekli uyanan oğlumun sorumluluğunu annem üstlendi ve bir aydır benim odamın yanındaki odaya hazırladığımız yer yatağında yatıyorlar. Tabii hemen hemen her ağladığında ben de yanlarında buluyorum kendimi dayanamayıp. Annem geceleri uyandığında su ya da isterse inek sütü veriyor. Ancak illaki beni sabaha karşı 4 gibi emiyor.

Asıl problemimize gelirsek, uykuya en geç akşam 10 gibi dalan oğlum, uyuduktan bir saat sonra ve ilerleyen saatlerde, iki saate bir ve bazen saat başı şekillerde ya sakince uyanıp bize sesleniyor, emziğini istiyor, ya yanına uzanmamızı bekliyor ya da çığlık çığlığa ağlayarak, sakinleşmesi ve uykuya geçmesi zaman alacak şekilde yatakta doğruluyor.

Bu arada sizin oğlunuzla oluşturduğunuz uyku yöntemi ile, yanına uzanarak uyutuyoruz 11.ayından bu yana. Sallardık eskiden… Ancak bu yöntem de sonradan zor olmaya başlayınca yatır kaldıra başvurduk tüm direncine rağmen. Yanlız araya hastalık girince, kesinlikle başarılı olamayacağımızı anladık ve arkası bize dönük şekilde, yanına yatarak uyutmaya geri döndük.

Netten araştırdığım kadarı ile oğlum uyku terörü yaşıyor. Ancak bunun için daha küçük değil mi? Uyku öncesi banyo yaptırdığımız zamanlar da bile aynı. Bu yetmezmiş gibi bir de gündüz uykularının süresi de azaldı. Bu kadar az uyuyarak, az yiyerek nasıl ayakta durabiliyor diyorum,ama düşmeleri ve dengesiz yürüyüşleri de çoğaldı. Yan etkisi uyku olan ilaçlardan sürekli olmamak kaydıyla denemelerimiz oldu ama nafile… Ne kadar dertli ve vıdı vıdıcı bir anne tablosu çizdim size değil mi Tanla hanım?…Ben bir psikolojik danışmanım aslında, ama görüldüğü üzere mum dibine ışık vermiyor…

 

karabasanUyku Sorunu, Karabasanlar

Duygucuğum,

Bir önceki yazımda iştahsızlık konusuna değinerek, 1 yaşın üzerindeki bebeklerde normal olduğunu belirtmiştim. Beslenme konusunda oğlundan gelen sinyallere göre hareket etmeni önermiştim. Tek bir cümlede özetlemek gerekirse “Yiyeceği gıdaları ve ne zaman yiyeceğini siz seçin, ancak ne kadar yiyeceğini ona bırakın.” demiştim. Emzirmeyi kesip kesmeme konusundaysa tek ya da doğru bir yanıt olmadığını, bunun pek çok unsuru değerlendirerek sizin alacağınız bir karar olduğunu söylemiştim.

Bunlara ilave olarak, oğlunun yaşadığı beslenme sorunun önceki yazımda bahsetmediğim bir nedeni daha olduğunu düşünüyorum. Bu konu aslında sorduğun ikinci soru olan uyku düzensizliğiyle de bağlantılı. Tüm sorularının temelini oluşturduğunu düşündüğüm bu teoriye geçmeden önce gece terörü konusundaki endişelerine değinmek istiyorum.

Bebeğinin gece terörü ya da geleneksel deyişimizle karabasan görüyor olabileceğini düşünüyorsun. Önce karabasanın ne olduğuna biraz bakalım. Bu konuda Bebeklerde Uyku Problemine Çözüm: Eleme Yöntemi yazımda yazdığım bir paragrafı vermek istiyorum:

Karabasan uykuya geçildikten 2-3 saat sonra, rüya görülmeyen derin uyku halinden, REM aşamasına geçerken oluşur. Karabasan sırasında çocuk aniden yatağında doğrulabilir, bağırabilir ya da ağlayabilir. Nefes alışı ve kalp atışları hızlanabilir. Terlemiş olabilir. Yatakta çırpınabilir. Üzüntülü ya da korkmuş gibi davranabilir. Çoğunlukla birkaç dakika ya da biraz sonra kendi kendine sakinleşir ve uykuya geri döner. Karabasan çok yorgun, gün boyunca çok uykusuz kalmış, hasta, stresli, ilaç alan ve yeni bir ortamda uyuyan çocuklarda daha sık görülür. Karabasan gören çocuk aslında uyanık değildir. Gözleri açık olmasına rağmen, sizi görmez. Bu nedenle çocuğa dokunmamalı, sadece ani bir hareketle kendisine zarar vermeyeceğine emin olmak için yanında durmalıdır. Çoğunlukla birkaç dakika sonra sakinleşip yatacaktır.

Her çığlık çığlığa uyanma karabasana işaret etmez. Kimi zaman kabus da görmüş olabilir çocuk…
Kabus ise, hafif uyku olarak tabir edilen, uykunun rüya görülen REM aşamasında oluşur. Karabasandan farklı olarak kabus gören çocuğunuz tamamen uyanır. Kötü bir rüya gördüğünü hatırlayabilir ve rüyayı size anlatmaya çalışabilir. Sizin onun yanında durmanızı ister ve sizin varlığınızla rahatlar. Küçük çocuklarda kabus genelde hayatlarında oluşan büyük değişimlerden kaynaklanan bir stresin habercisidir. Tuvalet eğitimine başlamak, bebek yatağından büyük çocuk yatağına geçmek, gittiği okulu/yuvasını değiştirmek, başka bir eve taşınmak, ebeveynlerin işyerinde çok çalışmaktan dolayı çocukla yeterince ilgilenememesi sebeplerden bazıları olabilir. Çocuğa okunan bazı kitaplardaki korkutucu figürler ya da televizyonda gördüğü korkutucu sahneler de uykuda kabusa yol açabilir.
Kabus ya da karabasan daha çok 2-6 yaş aralığında görülmekle beraber hemen her yaşta oluşabilir. Oğlun küçük diye karabasan ya da kabus görmediğini kesin olarak söylemek imkansız.
Bilemiyorum henüz konuşup kendini dile getirebiliyor mu? Ancak henüz konuşamasa da onu gözleyebilirsiniz. Yukarıda verdiğim paragraflardaki belirtiler teşhisi koymakta sana yardımcı olabilir. Bebeğin kabus ya da karabasan yaşıyor olabilir ya da bunlarda hiçbiri de olmayabilir. Ancak oğlunda gözlediğin bir uyku sorunu olduğu açık. Dikkat edersen hem karabasanda, hem de kabusta ortak olan nokta, günlük hayatta yaşanan bir strese işaret etmeleri.
Anladığım kadarıyla her gece karabasan yaşamıyorsunuz. “Bazı geceler sakince uyanıp size sesleniyor ve emziğini istiyor,  bazı geceler yanına uzanmamızı bekliyor, bazı geceler de çığlık çığlığa ağlayarak uyanıyor.” demişsin. Bence bunun anlamı bebeğinde uyku bozukluğuna sebep olan faktör her neyse, kimi geceler bununla başa çıkıyor olması, kimi geceler de başa çıkamıyor olması.
Bu bilgileri verdikten sonra bebeğinin yaşadığı uyku bozukluğu sorunuyla ilgili temel teorime nihayet geliyorum.

Sorunun Temel Kaynağı Acaba Bu mu?

Bebeğimin yaşadığı iştahsızlık, yaklaşık 20 gün önce baş gösterdi… İçinde bulunduğum gebelik zorlu geçince 1 aydır yan odada annemle yatmaya başladı oğlum.” demişsin. Belki siz de aynısını düşünmüşsünüzdür ancak bu iki bilgiyi birleştirince sanki taşlar yerine oturmaya başlıyor.

Eğer yazmayı unuttuğun başka bir bilgi yoksa, bebeğinin iştahsızlığı da uykusuzluğu da yaklaşık son 1 aylık dönemde olmaya başlamış. Merak ettiğim, acaba annenle uyumaya başlamadan önce nerede uyuyordu oğlun? Seninle beraber ya da sizin odanızda mı uyuyordu? Ya da gece uyandığında ilgilenen kişi bizzat sen mi oluyordun?

Belki hamileliğin dolayısıyla fiziksel olarak zorlanmaya başladığında oluşan değişimin bebeğinin de farkına vardı. Tabii şu anda çok küçük olduğu için senin hamile olduğunu algılayamamış olabilir. Sadece annesinin her zamankinden farklı ve yorgun olduğunu, belki de eskisi kadar ona zaman ayıramadığını görüyor olabilir. Bunun üzerine bir de anneanneyle  uyumaya başlayınca bu değişime tepki olarak uyku bozukluğunun ortaya çıkmış olması çok normal.

Yukarıda iştahsızlık bölümünde yazdığım gibi, 1 yaşındaki çocukların iştahsız olması çok normal. Ancak bunun üzerine kusma, besinleri reddetme gibi ilave beslenme sorunları çıktıysa bu durum yine strese işaret ediyor olabilir. Annesinin her zaman alıştığından biraz farklı olması bebeğinin seninle iletişime geçmek ya da duygularını anlatmak için bilinçli ya da bilinçsiz olarak yeni yöntemler denemesine yol açmış olabilir. Bebeğin katı gıdayı reddedip, emzirmeye dönerek seninle arandaki bağı sağlam tutmaya çalışıyor olabilir… Bebekler ne kadar muhteşem değil mi? Küçükler ama bir o kadar da akıllılar…

Ne Yapmalı?

O zaman ne yapmalısın? Yanıtı aslında hem çok basit, hem de bir o kadar da zor. Bir şekilde bebeğini hala çok sevdiğini, hamile olmanın ona olan duyguların açısından birşeyi değiştirmediğini/değiştirmeyeceğini vurgulamalısın. Annelerde çocuğa yönelen sevgi hiç bitmediği için bu işin kolay kısmı. Hamileliğinin ilk aylarında hormonal dengelerden dolayı zorluk çekiyor olabileceğini, fiziksel olarak yorgun hissedebileceğini, 14 aylık bir bebeğin peşinden koşmanın her zaman kolay olmayabileceğini anlıyorum. İşte zor kısmı da burada. Uyku ve beslenme bozukluklarını çözmenin anahtarı oğlunla yeterince ve kaliteli zaman geçirmekte gizli bence. Ayrıca gelecek olan bebeğe onu hazırlamalısın.

  • Gün içinde oğluna sık sık sarıl, onu öp.
  • Onunla kesintisiz oyun zamanları geçirmeye çalış.
  • Oğlunla uyumaya geri dönmek de bir çözüm olabilir. Sen de eğer benim gibi hamileliğin ilk haftalarda çok yorgun olup erkenden yatanlardansan, bu senin ve oğlun açısından da güzel bir fırsat olabilir. Gece beraberce uzun uzun uyumaya çalışın. Sabah kalktığınızda anneanne nöbeti devralsın. Sen de biraz dinlenirsin.
  • Gece uykusuna yatma rutininizde, ona kardeş geleceği konusuyla ilgili kitapları oku. Kitaplardaki resimlere işaret et, onlar hakkında konuş.
  • Oğlunu karşına alıp karnında bir bebek olduğunu, o yüzden yorgun olduğunu, ama ona olan sevginin aynı olduğunu anlat. Oğlun çok küçük olup da seni anlamayacağını düşünme. Bu kadar ufak bebekler bazı konularda ne olup bittiğini tam olarak anlamasa da duyguları, hisleri ve bakışları gayet güzel algılar ve yorumlarlar.
  • Genel olarak ona bebekler, iki çocuklu aileler hakkında fotoğraflar göster ve onlar hakkında yumuşak, sevgi dolu bir ses tonuyla konuş.
  • Karnın biraz büyüyüp bebek tekme atmaya başladığında, abisinin karnına elleriyle dokunmasına izin ver. Oğlunu kucaklayıp, kendi karnını okşarken her ikisine de bir şarkı ya da ninni söyle.
  • Eğer ufak bebeği olan bir aile bireyi veya arkadaşın varsa onları ziyaret edin. Bu fırsatı oğlunu bebekle tanıştırmak ve bu konu hakkında konuşmak için değerlendir.

Eğer tahminlerim doğruysa bunları yapmak oğlunu rahatlatacaktır.

Son önerim de “lütfen uyku sorununu çözmek için mümkün olduğunca ilaca başvurmamaya çalış.” Çok zor anlarınızda size bir çözümmüş gibi gözükebilir ilaç. Ancak ilacı bu tarz durumlar için vermeye alıştırırsanız ileride gerçek fonksiyonu için vermeniz gerektiğinde vücudun direnç göstermesine ve ilacın işe yaramamasına yol açar. Sürekli vermediğinizi zaten belirtmişsin. Mümkünse hiç vermeden yukarıda anlattığım yöntemlerle sorunu çözmeye çalış.

———–

Sevgili Duygu,

Oğlunun yaşadığı iştahsızlık ve uykusuzluk konusunda benim aklıma gelenler böyle. Umarım yazdıklarım sana farklı bir bakış açısı verebilir ve yardımcı olabilir.

Ufaklıkları büyütmenin yolu sabır ve anlayıştan geçiyor. Şu anda hamile olman nedeniyle zor dönemler geçirdiğini anlayabiliyorum. Kafanda çocuğunu en güzel şekilde büyütmekle ilgili çeşitli sorular var. Ancak zamanla herşey yoluna girecek.

Ben senin, hem oğlun için hem de karnında büyüyen yeni bebiş için çok iyi bir anne olduğuna/olacağına inanıyorum. Kendine güven. Zorlandığın konularda annenden yardım iste, ki gördüğüm kadarıyla kendisi zaten yardımcı olmaya başlamış. Aklına başka konular takılırsa bana her zaman sorabilirsin.

Sizlerden güzel haberler alabilmek dileğiyle,

Sevgiler

Tanla

Kaynaklar

Kids Health | Baby Center

Önemli not: Bu blogdaki yazılar bir anne olarak kişisel tecrübelerimden oluşmaktadır. Doktor veya tıbbi ehliyete sahip bir kişinin tavsiyesi niteliğinde değildir. Lütfen sağlık konularında karar vermeden önce araştırmalarınızı yapın, sağduyunuzu dinleyin ve doktorunuza danışın.

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben
Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*