İkinci Dili Öğretirken 20 Faydalı Aktivite

ikinci dilAmerika’da yaşadığımızı duyan okurlarımdan pek çoğunun en çok sorduğu soruların biri de ikinci dil eğitimi geliyor. Bu arkadaşlardan bazıları Türkiye’de yaşıyor ve çocuğuna ikinci dili öğretmek istiyor. Bazıları yurtdışında yaşıyor ve bulundukları çevredeki dili öğrenmek üzere pratik teknikler arıyor. Bazılarıysa Türkiye’den yurtdışına yeni taşınacak ve Türkçe’yi unutmamak için öneriler soruyor.

Can’a ikinci dil öğretme konusunda açıkçası şu zamana kadar aktif bir çalışma yapmış değiliz. Biz evde Kuzey ile Türkçe konuşuyoruz. Can da bizden duyduklarıyla Türkçe konuşma yönünde adım atmaya başladı. Yaşına uygun olarak henüz ava (anne), baba, ge (gel), ve(ver), mam (yemek) gibi birkaç kelimeyle konuşuyor.

Arkadaş ortamındaysa İngilizce konuşuyoruz. Evimizdeki televizyon İngilizce. Türkçe uydu televizyon almama taraftarıyız. Türkçe televizyon izlemenin İngilizce gelişimini yavaşlatacağını düşünüyoruz. Yine Can’ın okuma kitapları da İngilizce.

Bugün ilk defa çocuklara ikinci dil öğretme konusunda araştırma yapmaya başladım. Dr. Berman’ın Superbaby kitabında çocuğu ikinci dile alıştırmak için bazı taktikler öneriliyor. Faydalı bulduğum bu taktiklerin hepsi Türkçe’yi unutmamak adına, Türkçe için de uyarlanabilir.

İkinci Dili Öğrenirken 20 Faydalı Aktivite

  1. Günlük hayatta yaptığınız aktiviteleri ikinci dilde söyleyin. (Şu anda kitap okuyorum. yerine I am reading a book.)
  2. Düşündüğünüz şeyleri sesli olarak dile getirin. (I think I am going to call your dad. Babanı arayacağım.)
  3. Çocuğa düzenli olarak ikinci dilde müzik dinletin.
  4. İkinci dili konuşan çocuklarla beraber bir oyun grubuna çocuğunuzu sokun.
  5. Çocuğunuzla birlikte sadece ikinci dili kullanacağınız bir zaman yaratın. (Hayvanat bahçesine gidip, hayvanlar üzerinde konuşurken sadece ikinci dili kullanmak gibi)
  6. Sadece ikinci dilde oynayacağınız oyunlar bulun.
  7. Çocuğunuza ikinci dilde müzik dersi aldırın.
  8. Siz dışarıdayken, evdeki çocuğunuzu aradığınızda ikinci dili kullanın. (Özellikle çalışan anneler için)
  9. Semt kütüphanesinde ikinci dille yapılan kitap okuma etkinliklerine düzenli olarak katılın.
  10. İkinci dilde çocuk kitapları satın alın.
  11. Evinizde sadece ikinci dili konuşacağınız ve o dile ait kültürel aktiviteleri yapacağınız partiler verin. (Mesela İtalyanca konuşulup, pizza yenip, arya dinlenen partiler.)
  12. İkinci dili konuşan aile üyeleri ve arkadaşlarla bir arada zaman geçirip, çocuğunuzla sadece o dili konuşmalarını isteyin.
  13. Çocukları eğitme konusunda deneyimli olan bir dil öğretmeninden ders aldırın. Öğretmenin çocuklara uygun, eğlenceli ve çocuğu bunaltmayacak bir eğitim planı olmasına dikkat edin.
  14. Gündelik çocuk bakıcınızı ana dili ikinci dil olan ya da ikinci dili konuşan kişiler arasından seçin.
  15. Au pair* programlarından, ikinci dili konuşan ve çocuğunuzla iletişim kurabilecek bir kişi bulun. (*Dil öğrenmek amacıyla yurtdışı değişim programıyla gelen, evinizde kalan ve  çoğunlukla hafif ev işleri ve çocuk bakımı gibi konularda yardımcı olan kişi)
  16. Çocuğunuzu iki dil konuşulan bir okula ya da yuvaya gönderin.
  17. Daha büyük çocuklar için, ikinci dilin ve o dile ait kültürel öğelerin öğretildiği haftasonu programları ya da düzenli olarak devam edecekleri kültürel miras kurs programı geliştirin.
  18. Bir sonraki aile tatilinizi o dilin öğrenimi çevresinde planlayın. (Dilin konuşulduğu ülkeye seyahat etmek olabilir.)
  19. Aile olarak katılabileceğiniz bir dil kampına yazılın.
  20. İkinci dilde konuşabilen oyuncaklar alın. Ancak dil öğreniminde esas yönlendiricinin oyuncaklar değil, siz olduğunuzu unutmayın.

İkinci dil konusu oldukça derin. Çocuk büyüdükçe ihtiyaçların ve taktiklerin değişeceğini düşünüyorum. Bu konuda yazmaya devam edeceğim.

Kaynak

Superbaby – Dr. Jenn Berman

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben
Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

4 yorum

  1. Tanla,
    Bu konu beni de düşündürüyor. Amerika’da yaşadığımız için çocuğumuzun Türkçe’yi aksansız konuşmasını arzu ediyoruz. İngilizce’yi de öğrenecek gerek televizyondan gerek yuvadan vs. Sonra da okulda.
    Ancak bazı duyduğum gördüğüm örnekler var. Şöyle ki;
    Bir arkadaşımızın (karı-koca Türk) çocuğu hiç Türkçe konuşmak istemiyor. Evde sürekli Türkçe konuşulduğu için ve yuvaya falan da göndermedikleri için çocuk İngilizce öğrenememiş. Okula başlayacağı zaman anne ve baba Türkçe yerine evde çocukla sürekli İngilizce konuşmuşlar, öğrensin diye. Çocuğun Türkçesi zayıf kalmış, aksanlı konuşuyor, kelime hazinesi dar. Aksanlı konuştuğunun da farkında olduğu için konuşmak istemiyor.
    İkinci bir duyduğum örnek ise; bu da başka bir çocuk. Bu çocuk ingiizce Türkçe karışık konuşuyor. Mesela “dede rockların arasında frog var” diye bir cümle kuruyor.
    Bunler kötü örnekler tabi 🙂 Konu çok hassas bir konu, bir şekilde altından kalkacağımızı umuyorum 🙂
    Sevgilerimle,

    • Bebek ve Ben

      Selam Gökçe,

      Bizim de üç çocuklu bir Türk ailesi dostlarımız var. Çocuklar Türkçeyi anlıyor ve konuşuyor. Ancak İngilizce’yi daha çok tercih ediyorlar. Okula başladıktan sonra bu değişim sanırım kaçınılmaz.

      Yine Türkiye’de yaşayan, babası Türk, annesi İspanyol bir aile vardı. Baba çocuklarla Türkçe, anne İspanyolca konuşuyordu. Anne ve baba aralarında İngilizce konuştukları için çocuk İngilizce’yi de duyuyordu. Çocuklar sanırım henüz okul çağına başlamalarına rağmen, her üç dili de konuşuyordu. Buraya tatile geldikleri bir yaz buluşmuştuk. Outlettte alışveriş yaparken çocuklar satış elemanlarıyla hem İngilizce hem İspanyolca konuşmuştu. Bizimle de Türkçe’yi gayet güzel konuşmuşlardı. Bayılmıştım. Bir lisan bir insan… deyiminin canlı örneğiydiler. Bence olması gereken de bu…

      Bizim yapmamız gereken evde Türkçe konuşmaya ve çeşitli kaynaklardan Türkçe’yi desteklemeye devam etmek. Yazımda da bahsettiğim gibi iki dillilik (belki de üç) konusunda henüz yeniyim. Araştırmaya devam edeceğim.

      Sevgiler

  2. Merhaba Tanla
    Bu dil konusu benim içinde gerçekten önemli.Ben ingilzeyi üniveristeden sonra yaklaşık 1 yıl İngilterede dil okuluna giderek öğrendim.Çok mükemmel olmasada insanlarala iletişim kurabilecek ve işyerimde yazışmalarda kullanabilecek kadar bu işi öğrendiğime inanıyorum ve bu konuda bana fırsat sundukları için ailem sonsuz minnettarım. Biliyorusn Elif yenüz 1 yaşında.Ben daha şimiden Elife yabancı dili nasıl öğretebilirm onu düşünüyorum. Henüz onunla ingilizce sohbete başlamadık fakat bu günlerde kısa bir kaç ninni öğrendim.Uyurken onları söylemeyi tercih ediyorum.Zaman çabuk geçiyor.Hezün aklımda herhangi bir plan yok fakat evde olduğum zamanlarda en azında 10-15 dakika ingilizce saati ayarlayıp o saatlerde ingilizce müzik , oyun vs aktivitelerle onu bu konuda eğitebilirim diye düşünorum ama tam da emin olmaıyorum açıkcası doğrumu yanlışmı? Ayrıca yaşı bu bu eğitime elverişmi değilmi ? Bu konuda düşüncelerini paylaşırsan memnun olurum.Şimdiden teşekkürler…

    • Bebek ve Ben

      Hatice’ciğim,
      Bence ikinci dile başlamak için hiçbir zaman erken değil. Çocuğun yaşına uygun aktivitelerle başlayıp, zaman içinde aktivite sayısını ve çeşidini artırabilirsin. Senin de dediğin gibi, Elif’e göre ikinci dilde çocuk müziği cdleri alıp, oyun saatinde onları dinletebilirsin. Yine bol resimli kitapları da unutma. Ayrıca yuvaya vermeyi düşünüyorsan, yuva zamanı geldiğinde, dil konusuna eğilen bir tanesini seçmek faydalı olabilir.
      Sevgiler

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*