Geri Diye Dışlanan Dahi Çocuk!!!

Milliyet gazetesinde bugün yayınlanan bir haberi okuduğumda hayretler içinde kaldım. Önce noktasına, virgülüne dokunmadan yazıyı veriyorum. Sonra da yorumlarımı yazacağım.

meriç ve annesi9 yaşındaki Meriç, yazamadığı için ‘geri zekalı’ muamelesi gördü. ‘Üstün zekalı’ çıkan çocuk, Türkiye genelinde yapılan sınavda 19. oldu.

Yazı yazamadığı için “geri zekalı” muamelesi gören küçük çocuk, “ileri zekasıyla” herkesi şaşırttı. Derslerinden sürekli düşük not aldığından çevresi tarafından dışlanan küçük çocuk, Türkiye genelinde yapılan sınavda 19. oldu.

İstanbul Şişli’de özel bir okula giden Meriç Akbulut (9), anaokulunda sözlü derslerde gösterdiği başarıyı, yazılı derslerde gösteremiyordu.

Sözlü anlatımdaki başarısıyla dikkat çeken Meriç, ne zaman sınıfında yazı dersleri olsa okula gitmek istemiyordu. Çünkü arkadaşları kolay bir şekilde yazı yazarken, kendisi bunu başaramıyordu. Çevresi tarafından, “geri zekalı” olarak anılan Meriç, kendisine yazı yazmayı öğretmek isteyenlere sinirlenip, her şeyi yırtıp atıyordu.

Meriç’in ödevlerini ise arkadaşları yapıyordu. Öğretmenler, Meriç’in ailesine, “Bu çocuğu okuldan alın” tavsiyesinde bulundu. Anne Nazlı Akbulut ise oğlu Meriç’in zekasının yaşıtlarına göre üst düzeyde olduğunu fark etti.

Anne Akbulut, Şişli Kaymakamlığı’ndaki Rehberlik Araştırma Merkezi’ne başvurdu. Buradan Özel Asya Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne eğitime giden Meriç’te, üstün zekalı çocuklarda rastalan “öğrenme bozukluğu” tespit edildi.

Kasım ayında başlayan eğitimlere katılan Meriç, kısa sürede önemli başarılar elde etti. Üçüncü sınıfa kadar çevresindekilerin desteğiyle gelen Meriç, ilk dönemdeki seviye izleme sınavında başarısız oldu.

Ekim ayındaki sınavda 100 üzerinden 36 alarak son sıralarda kalan Meriç, yazı eğitimleriyle birlikte Mart ayında yapılan sınavda ise 99,7 alarak dereceye girdi. Meriç, okulunda 2., İstanbul’da 11., Türkiye genelinde ise 19. oldu.

BASKETBOLCU OLMAK İSTİYOR
Zeka testi sınavlarında ortalama “120-130” alan Meriç Akbulut, basketbolu çok seviyor. İyi bir basketbolcu olmayı hayal eden Meriç, koyu bir Fenerbahçe taraftarı olduğu için maçları hiç kaçırmıyor.

EINSTEIN GiBi
TIP dilinde, “Disleksi” olarak adlandırılan öğrenme bozukluğunda, okuma ve yazma eksikliği görülüyor. Üstün zekaya sahip çocuklarda da rastlanan bu durumu bazı ünlüler de yaşadı. Einstein, Prens Charles, Madonna, Tom Cruise gibi isimler, Meriç gibi öğrenme bozukluğunu yaşadığı için “geri zekalı” zannedilmiş.
————————–

Yazı yazamadığı için “geri zekalı” muamelesi görmüş:

  • Her çocuğun gelişiminin bireysel bir şekilde ele alınması gerektiğini bugün sağır sultan bile duymuş. Yaşıtlarıyla aynı zamanda yazı yazamayan çocuğa geri zekalı demek nasıl bir yaklaşımdır?
  • Zeka seviyesi normal olarak kabul edilen değerlerin altında kalan insanlar eğitim alıp, meslek sahibi olup, mutlu bir yaşantı sürebiliyor. Bu insanlara çeşitli yaftalar yapıştırıp belli bir MUAMELEye layık görmek nasıl bir yaklaşımdır?

Derslerinden sürekli düşük not aldığından çevresi tarafından dışlanmış:

  • Bir çocuğun derslerinden sürekli düşük  not alması, dışlanmayı değil araştırmayı ve çözüm geliştirmeyi gerektirir. Genel standartların dışındaki bireyleri yok sayarak, dışlamak nasıl bir yaklaşımdır?

Öğretmenler, Meriç’in ailesine, “Bu çocuğu okuldan alın” tavsiyesinde bulunmuş:

  • Bir eğitmenin aileye yardımcı olup, yol göstereceğine, çocuğu eğitim sisteminin dışına itmeye çalışması nasıl anlaşılabilir? Bu öğretmen özel bir çocukla ilgilenmek istemeyen bir kolaycı mıdır? Özel eğitime ihtiyacı olan çocuk kavramını duymamış mıdır? Çocuğun geleceği ile ilgili “okuldan alınması” gibi önemli bir kararı bu şekilde aileye empoze ederken ne düşünmektedir?

İleri zekasıyla herkesi şaşırtmış:

  • Özel çocuklar için eğitim ve rehabilitasyon veren bir merkezde küçük Meriç’in üstün zekalı olduğu keşfedilmiş. Yazının tonlamasında çocuk ileri zekalı çıktığı için bir şaşkınlık, hatta rahatlama gözlenmekte. Çocuk gerçekten de normalin altında bir zekaya sahip olsaydı, muhtemelen haber değeri bile olmayacaktı. Aile çocuğa daha iyi bir gelecek sunmak adına mücadele etmeye devam edecek ve çevrenin hatalı yaklaşım biçimi de ailenin yaşantısını zorlaştıran bir olumsuzluk olmaya devam edecekti. Farklı çocukların da bu toplumun bir parçası olduğu fikri ne zaman kabul görecek?
  • İşin ilginci Meriç, bundan sonraki yaşantısında tıpkı gerizekalı olarak nitelendirilen yaşıtlarının yaşadığı gibi, farklı bir mücadele içinde olabilir. Kendisine uygun eğitimci, okul bulurken ve yeteneklerine uygun bir meslek seçerken kimbilir daha ne gibi ilginç olaylar yaşayacak.

Özet olarak: İyi ki Meriç’in annesi ilgili ve duyarlı bir annesi var. Çevrelerindeki olumsuzluklara rağmen, çocuğu için mücadele ederek, en azından yeteneklerine uygun bir eğitimin yolunu açmış.

Öte yandan farklı çocuklara isimler takan bir çevre ve bu hatalı yaklaşımı düzeltmektense, farklı çocuğu sistem dışına itmeyi tercih eden eğitimciler. Vah benim insanım, vah benim geleceğim!

Kaynak
23.03.2012 tarihli Milliyet gazetesi haberi

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

9 yorum

  1. cocuklarin gen haritasi cikarilarak vatana millete zarar verebilme ihtimali olanlari yok etmeyi oneren gerizekalilar ileri egitimci olabiliyorken bu ulkede, digerlerinin disleksiyayla zeka ozrunu ayirdetmelerini beklemek cok buyuk bir beklenti olur.

  2. Kardeşim ilkokul birinci sınıfta, okuma-yazma öğrenemedi ve sınıfta kaldı. Nasıl utanmıştı karne gününde, hala hatırladıkça gözlerim dolar. Neyse ki, annem bir pedagoga götürdü o yaz ve bingo: Disleksi. Acaba bunu sınıf öğretmenlerinin anlaması çok mu zor, çocuğun bir yılını heba etmeden önce.

  3. Türkiye’de artık üniversite mezunu herkes öğretmen olabiliyor ne yazık ki.Ben ortaokulda matematiği anlamadığım için o zamanki üç matematik öğretmenimin de bana aptal muamelesi yaptığını hatta ikisinin bunu kelimelere döktüğünü hatırlıyorum.Halbuki tek kötü dersimdi matematik,özel bir çocuk filan değildim.
    Belki abarttığımı düşüneceksiniz ama bana göre üniversite profesörleri hariç bütün eğitmenlerin pedagoglardan bir farkı olmamalı.Her çocuğun aynı olmayacağını bilmeliler.

    • Bebek ve Ben

      Selam Nikki,
      Eskiden öğretmen olabilmek için sadece üniversite mezunu olmak yeterli değildi, bir de pedagoji eğitimi olması gerekiyordu diye hatırlıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum, yoksa bu kural çoktan değişti mi?

  4. DERSLERİNDEN DÜŞÜK NOT ALANLARI GERİ SANIYORLAR YADA APTAL MUAMELESİ YAPIYORLAR KENDİLERİNİ ÇOK ZEKİ AKILLI SANIYORLAR . DOKTOR MÜHENDİS FİLAN HANİ KARŞI TARAF HAYRET VERİCİ DURUM GERÇEKTENDE ÇALIŞKAN TEMBEL AYIRIMI YAPILIYOR ÇALIŞKAN BİRİ TEMBEL İLE ARKADAŞLIK BİLE YAPMAK İSTEMİYOR .DÜALIRŞÜK NOT ALIRSANIZ DIŞLANIRSANIZ size tavsiyem çalışkan olun

  5. SANA GERİZEKALI DİYEN ÖĞRETMEN UTANSIN ŞİMDİ DİYENLER VE DE TEBRİK EDİYORUM SENİ GERÇEKTEN

  6. o çocuğu okuldan alın başka bir okula evet şimdi verin çok kötü bir öğretmenmiş o bir insana o tarz konuşmak ayıp bişiy

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*