in

DestekliyorumDestekliyorum BilgilendimBilgilendim

Fransa ve Türkiye’de Covid-19 Sürecinde Okula Dönüş ve Yüzyüze Eğitim

Photo by August de Richelieu

Türkiye’de 21 Eylül itbari ile kademeli olarak (ilkokul hazırlık ve birinci sınıflar) okula dönüş başladı. Şimdi COVID-19 sürecinde okula dönüşün nasıl olacağı endişesi hakim Türkiye’de. Bu aşamada ben size Fransa’da geçen ve bu eğitim-öğretim yılında yaşadığımız süreci anlatacağım ve Türkiye’deki sistemi de ele alacağım.Bu süreçte koronavirüs okul önlemleri, Covid okul kuralları nasıl olacak, Türk eğitim sisteminde koronavirüs zamanında dikkat edilmesi gerekenler neler diye merak ediyorsanız detayları yazımda bulabilirsiniz.

Hem çocuklarımız hem de velileri için bilinmesi gerekenen önemli şey, döneceğimiz okul artık bildiğimiz okul değil. Okul değişti! Biz değiştik! Bence gerekli hijyen ve sosyal mesafe şartlarının okullarda düzenlemesi dışında en önemli konu; okullarda yeni dönemde çocuklarımızın ruh sağlığı için de bazı çalışmalar yapılması gerekliliğidir.

Fransa’da Okulların Yeniden Açılması

Fransa’da geçen eğitim-öğretim yılının sonuna doğru ara verilen okullar, 11 Mayıs itibariyle kademeli olarak tekrar açıldı. Öncelikle sağlık çalışanları ve çalışması zorunlu ebeveynlerin çocukları okullara geri dönüş yaptı. Bu süreçte maske, hijyen ve sosyal mesafe en önemli gündemdi. Sınıflar 15 öğrenciyi geçmeyecek şekilde tekrar düzenlendi. Okula dönüş zorunluluğu olmadı için sadece işe dönmek zorunda olan aileler bu opsiyonu değerlendirdi ve gayet sıkıntısız bir şekilde öğrenciler eğitime dönüş yaptı. Okula dönmek zorunda kalanlar dışındaki öğrenciler evde uzaktan eğitime devam ettiler. Öğretmenler hem evde olanlara, hem de okula gelen öğrencilere destek olmaya çalıştılar. Öğretmenler için oldukça zorlu bir dönemdi. Çok yoruldular.

Fransa Milli Eğitim Bakanlığı okula dönüş süreci için 66 sayfalık bir protokol hazırlamıştı ve tüm okullar bu protokole uymak durumundaydı. Bu protokole göre okulda sağlığın korunması için bazı uygulamalar var. En basitinden öğretmenin öğrencinin elinden kalem alması/vermesi, kağıt vermesi/alması gibi basit etkileşimler dahi yasak. Tüm öğretmenler, okul çalışanları ve 11 yaşından itibaren çocuklar da sınıfta ve ortak alanlarda maske takmak zorundalar.

Fransa’da COVID-19 Sürecinde Okula Dönüş

Fransız sisteminde okula devam eden iki çocuğum olduğundan, COVID-19 sürecinin Fransa’da eğitim hayatına getirdiği farklılıkları bizzat gözlemledim.

Geçen eğitim yılının sonunda pandemi yaygınlaşınca okullarda bazı değişiklikler yapılmaya başlandı. Öncelikle çocuklar okula geldiklerinde ateş kontrolleri yapıldı. Sınıf içinde tek sıra oturum sağlandı. Tenefüs saatlerinde temas olmamasına dikkat edilerek belli mesafede oyun oynamalarına izin verildi. Yemekhaneler hijyen sebebiyle kapalıydı. Bu sebeple yıl sonuna kadar piknik çantası ile okula gönderdik. Bu çantaların içinde buz kalıbı olması zorunluydu! Baktılar her şey yolunda gidiyor, Haziran itibariyle okula dönüş zorunlu hale getirildi. Eğer çocuğunuzu okula göndermek istemiyorsanız bunun için yasal bir belgeniz olması gerekiyordu (doktor raporu gibi). Okullar 3 Temmuz tarihine kadar eğitime tam zamanlı devam ettiler ve her şey hesap edildiği şekliyle gayet yolunda gitti. Dikkat! Ülkede okula dönüşe bağlı olarak ne hasta sayısı arttı, ne de çocuklar hastalandı. Vaka sayısının artmasının en büyük sebebi yaz tatilinde doğru önlemler alınmaması ve çöken turizmi tekrar ayağa kaldırma derdiyle neredeyse her şeyin serbest bırakılmasıydı. Yurtdışından turist alınmadı, evet ama, iç turizmi kontrolsüz tam desteklemeleri vaka sayılarını oldukça arttırdı.

Fransa’da Yeni Akademik Yıl

Fransa’da yeni akademik yıl resmi olarak 1 Eylül itibariyle açılmış durumda ve tüm öğrenciler zorunlu olarak okula dönüş yaptılar. Okul çevresi ve içinde sosyal mesafe ve hijyen en önemli önceliğimiz. Veliler maskesiz okul kapısına bile yaklaşamıyor. Her eğitim yılı başı yapılan veli toplantıları birçok okulda yapılmadı.11 yaş ve üstü tüm öğrenci ve okul çalışanları maskeli. Sınıf içinde öğretmen maske takmak zorunda. Öğrencilere fiziki olarak yaklaşmaları yasak. Maske ile ders dinlemek yada öğretmenler için ders anlatmak eminim çok zor. Eğitim sosyal etkileşim gerektirir ve bu, çocukların derste dikkatini sağlayan en önemli etkenlerden biri. Öğretmenini aktif bir şekilde duyu organları ile takip etmek öğrenme sürecinde çok önemli. Tabi bu süreçte bu konuda yapılacak bir şey maalesef yok. Ama her şeye rağmen çocuklarımız mutlu. Arkadaşlarını görüyor, mesafeli de olsa oynuyor, sosyal yaşamını devam ettirebiliyorlar ki, bu hepimizin ruh sağlığı için çok gerekli.

Ailelerin endişeleri, korkuları tamamen bitmemiş olsada azaldı. Ancak bir çok ülkede görüldüğü üzere Fransa’da da yazın turizmi kalkındırmak amacıyla neredeyse her şeyi serbest bırakmaları sonucu virüse yakalanan insan sayısı oldukça arttı. Son 24 saat içinde açıklanan yeni vaka sayısı Fransa’da 10.000’in üzerinde ve buna karşılık Türkiye’de son 24 saatte yeni vaka sayısı 1300’lerde. Tabi bu sayıya testi pozitif olup semptom göstermeyen hastalar eklenmiyor. Bunu hepimiz biliyoruz. Bu rakamları durumun ciddiyetini daha iyi anlamamız ve bir karşılaştırma yapabilmemiz için özellikle yazmak istedim.

Türkiye’de Koronavirüs Sürecinde Eğitim

Bugün Türkiye’de okullar tam kapasite açılırsa çocuğunu okula göndermek istemeyen binlerce aile yazın sahilleri tıklım tıklım doldurdu. Sosyal mesafe diye bir şey kalmamıştı. Rakamlar bu neticede elbette her yerde arttı. Ama her şeye rağmen yeni normale dönülmüşken eğitime hala ara verilmesi düşünülemez, düşünülmemeli.

Türkiye’de hala okulların tam kapasite açılmamış olması endişe verici. Okullar şimdilik haftada iki gün açık olacak ama öğrenciler tüm müfredattan sorumlu olacak. Bu çocuklar eğitimden sosyal yaşamından geri kaldığı yetmiyormuş gibi birde mecbur oldukları sınavlarla daha da bunalıma girecekler. Evden çalışamayan, çocuğunu teslim edeceği bir yakını olmayan eminim bir çok aile var. Bu aileler nasıl yapıyor? Hadi evden devam etme imkanı var diyelim peki yoksul aileler? Engelli veya özel gereksinimi olan çocuklar?

Birde bunun özel okul kısmı var ki o daha sıkıntılı. Aileler eğitim alamadıkları okullara ödeme yapacaklar. Milli Eğitim Bakanlığı KDV indirimi sözü verdi ancak okul fiyatları o kadar yüksek ki, bu koşullarda ailelerin sıkıntılarına bir de bu eklendi. Peki özel okul imkanları olmayan çocuklar? Her şeyi geçtim evde interneti, akıllı telefon, Ipad ya da başka bir aygıtı olmadığı için eğitim alamayan milyonlar? EBA sistemeni giremediği için eğitimi aksayan bu çocuklarımız ne olacak? Bir önceki yazımdan tekrar olacak ama ben yine de hatırlatmak istiyorum. Eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği en büyük önceliğimiz olmalı, bu süreçte ve daima. Ancak önceliğimiz olduğu zaman hiçbir sorunumuz kalmayacak ve Türkiye her alanda kalkınacak!.

Geçtiğimiz gün haberlerde Eğitim Sen Başkanı Feray Aytekin Aydoğan’ı dinledim. Lütfen sizler de sosyal medyadan takip ediniz. (1) Eğitim Sen tüm platformlarda, sosyal medya, haber kanallarında hep şu bilimsel gerçeği tekrarlıyor; “dünyada bir çok örneği görüldüğü üzere eğitime uzun süre ara verilmesi sonrası okul terkinin arttığını, çocuk evliliği, çocuk işçiliğinin ve çocuk istismarının ciddi boyutlara ulaştığını! Öğrencilerin köktenci grupların hedefi haline geldiğini görüyoruz diyor”. Ve her bir kelimesine harfiyen katılıyorum. Katılmakla kalmıyor bir anne olarak çok endişe duyuyorum.

Bakınız Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eser Balcı eğitimde tarikatların etkisi konusunda bir araştırma yapıyor ve sonuç; bugün devlet eğitiminden kademe kademe çekilmiş 1 milyon çocuğumuz tarikatların ellerinde beyni yıkanıyor. (2) Bu çocukların aileleri çaresizlikten, imkansızlıklarda bu çocukları mecbur kalıp bu tarikatlara teslim ediyor. Ama lütfen görmezden gelmeyin. Bu çocuklar büyüyecek tıpkı bizim çocuklarımız gibi… Günün sonunda Türkiye’nin geleceğini bu çocuklar kuracak. O yüzden bugün çokta önemsemediğiniz yada “Ben ne yapayım, elimden ne gelir ki?” dediğimiz bu çocuklar yarın bizlerin çocuklarının karşısında olacaklar. Bugün itiraz etmediğimiz, görmezden geldiğimiz bu durum yarının en büyük derdi olacak. Bunu hepimiz biliyoruz. Bu yüzden yüzyüze eğitim her açıdan yaşamsal önem taşımaktadır. Ama gerekli önlemler alınarak. Eğitim hak’tır. Okullarda eşit şartların sağlanması devletimizin ve milli eğitim bakanlığının en önemli sorumluluğudur.

Bugün uygulamada olan EBA uzaktan eğitim sistemi maalesef öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılamıyor. Eğitim Sen raporuna göre bugün sadece %15 öğrenci uzaktan eğitime katılabildi. OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örğütü) raporuna göre ise maalesef öğrencilerin %44’ünün bilgisayarı yok ve 1,5 milyon öğrencinin ise internet erişimi dahi yok. Uzaktan eğitim için gerekli gereçlere sahip olmadığı için eğitimi sekteye uğramış milyonlardan bahsediyoruz. (3) Eğitimde fırsat eşitliği olmayan canım ülkemde bu çocuklar çaresizliklerine terkedilmiştir. Belediyelere, eğitim sendikaları ve derneklere bu çocuklara ulaşabilmeleri için imkanlar tanınmalı. Okullar tam kapasite açılana kadar en azından internet öğrencilere ücretsiz sağlanmalı. Bir an önce toparlanmak zorundayız. Bugün eğitimden daha önemli bir sorunsalımız olmamalı. Önceliğimiz her zaman EĞİTİM olmak zorunda.

Beyhan Demir Langlois

Bir göçmen anne…

Kaynaklar

(1) http://egitimsen.org.tr/

(2) https://www.durushaber.com.tr/ozel-haber/1-milyon-cocuk-tarikatlarin-elinde-h14207.html

(3) https://ekmekvegul.net/gundem/uzaktan-egitimin-bilancosu-milyonlarca-ogrenci-egitimden-mahrum-kaldi

Beyhan Demir Langlois

Beyhan Demir Langlois

1981 yılında İstanbul’da doğdum. 1998-2003 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi alanında lisans programını tamamladım. 2003 yılında İsveç devlet bursu ile Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği alanında yüksek lisans eğitimini almak üzere İsveç’e göç ederek ilk göçmenlik tecrübesini yaşadım. 2005 yılında tekrar yurda dönerek mezun olduğum İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde çalışmaya başladım. 10 sene İstabul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Ofis Erasmus ve İkili Değişim Programları Takım Müdürü olarak çalıştım. 2016 Aralık ayında ikinci ve uzun vadeli göç tecrübesini yaşamak üzere Fransa’a taşındım ve halen Fransa’nın güneyinde ikamet ediyorum. 9 ve 6 yaşında iki çocuk annesiyim. Seyahat etmeyi ve spor yapmayı çok severim.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Evde Slime Yapımı

Ev Yapımı Slime Tarifi (Borakssız, Tutkalsız)

gelin damat

Göçmen Kuştan “Ana”karaya – 3