Esra’nın Hamilelik Günlüğü – 19. Hafta

Herkese musmutlu merhaba,

Ankara’da havalar iyice soğudu. Her gün en az 20-30 dakika yürümeye çalışıyorum ama ne üstün gayretlerle anlatamam. İş çıkışlarında çok daha zor olduğundan öğle aralarında yürüyorum. Bu hafta soğuğu iyice hissettim. Hamilelere sıcak basmıyor muydu? Bana soğuk basıyor heralde 🙂 Demirim biraz düşük aslında. Ben de üşümeyeceğim günlerin hayalini kuruyorum. Bir de memleketimizdeki şahane kaldırımlara bakarak yürümek lazım, malum…

Sona mı bıraksaydım bilmiyorum, size özel bir haberim var. Bu hafta ara bir kontrol vardı doktorda. Bebeğini görmeden heyecandan tuvaleti arka arkaya gelen bir ben miyim? Zannedersin sınava giriyorum ya da o da bizi görecek. Kızımızın keyfi maaşallah yerinde. Aaaa “kızımız” mı dedim 🙂 Bizim bıdış, “bıdışsu” olduğunu belli etti demek istemiştim… Anneler hissediyormuş. Aslında ben en başından beri “sağlıklı olsun yeter” diyenlerdendim. Belki de o yüzden bizimki önceki doktor kontrollerimizde bağdaş kurmuş oturuyordu. Ama babası çok heyecanlandı. Bence bizden daha çok heyecanlanan biri varsa o da annem ve teyzem. Çarşıya çıkmışlar bizden haber bekliyorlarmış meğerse. O akşam konuştuğumda bir dolu şey saydılar, hemen almışlar çarşıdan. Meğer ben boşa telaş yapmışım liste yapayım, ne zaman alsam ki diye. Babaanne de memlekette haber bekliyordu. Evde büyük bir heyecana vesile oldu bizim bıdışsu. Ben niye bu kadar heyecanlanmadım derseniz, ben zaten hep biliyordum yani öyle hissediyordum 🙂 Bir de teyzesi “Onu sadece ben ısırabilirim; ısıranı ısırırım” diye aileyi korkuttu. Ben, annem ve kardeşim için büyük ve değişik bir duygu oldu bebiş konusu.

Gelelim işyerinden haberlere… Öğle aralarındaki zaman zaman yürüyüş arkadaşım olan gebe bir arkadaşım işyerinden 37 haftası dolduğu için ayrıldı. Onun adına çok sevindim ve heyecanlandım elbette ama kendi adıma az biraz burukluk yaşadım. Bencilce de olabilir ama ne güzel bir şeyler konuşup paylaşıyorduk diye.

Ben kendimce en başından beri –duysun ya da duymasın- okuduğum çocuk kitaplarından bıdışa da arada okuyorum. Ama müzik konusunda çok şanslı bir bebek olduğunu düşünmüyordum ki doğduğunda da onu sakinleştirecek ve neşelendirecek bir şeyler dinletmeye karar verdim. Buraya kadar güzel bir fikir olduğunu düşünebilirsiniz ama “Bebekler için Mozart/Bach” tipi müziklerin uyku getirdiğini işyerinde kafam düşünce anladım 😛 Ben de diyorum niye uykum geldi. Bebeklerin nasıl sakinleştiğini ve uykuya geçtiğini denemiş oldum. Evde olsam daha iyiydi tabii…

Yeme içme konusunda pek bir gelişme gösteremedim. Göstermem gerekiyor muydu onu da bilmiyorum gerçi. Mervin duy sesimi! Bence şanslısın, canının çektiğini yiyebiliyorsun (son sütlaç kazası hariç) Benim de ara ara farklı şeyler canım çekse de sonu hep hüsran olduğundan rutin olarak yediğim şeylere çok fazla ek yapamadım. Tatlı olarak ne yersem yiyeyim ne yazık ki başımı ağrıtıyor(migren), hamurişleri de mideme dokunuyor. Doktorum bu duruma çok sevinse de ben de canım bir şey çektiğinde sonunu düşünmeden yemek, mide şurubundan bir müddet ayrı takılmak istiyorum. “Her şeyde vardır bir hayır” diyorum. Sağlıklı beslenme uzmanı olmama az kaldı.

Geçen gün doktor merakla sordu; “Unutkanlık, dalgınlık vs. var mı?” diye. Eşimle bakışıp gülüştük. “Ben balık burcuyum”dedim. “Zaten doğuştan unutkan ve dalgınım. Tabii bir de duygusal. Ekstra bir şey olduysa onu fark etmedim” dedim. Doktor da güldü ne yapsın…

Liste, hazırlıklar konusunda kendi çapımızda minik bir adım attık; dosya aldık. İhtiyaç listesinin diline henüz hakim olamadığımdan kendim liste yapmakta çok zorlanacaktım. İnternette yazan listelere bakıp “İyi güzel de, yok mu bunların daha düzenlisi?” diyordum ki, sesimi meğerse tee uzaklardan Tanla duymuş. Amanın nasıl mutlu oldum. Yeniden teşekkürler Tanla. Listedekilerin yanına artı koymadan teyze, hala, anane, babaanne kim varsa önce bir soracağım almışlar mı diye. Yoksa bize bir şey kalmayacak almak için 🙂

Lokum ve bıdışı kaynaştırma çalışmalarımız da son hız devam ediyor. Üzerime ani olarak atlamasından çekinmem dışında pek bir engel yok aslında aramızda. Umarım bebekten sonra da güzel paylaşımlarımız olur. Ben de size bıdışın lokumun kuyruğuyla oynama maceralarını anlatırım. Sahi aklıma geldi, bu bir hamile günlüğü değil mi? Sanki hep buraya yazacakmışız gibi geldi, aklıma bak 🙂

Soru: Sonnnn derece tuhaf rüyalar görmek yine bir hamilelik belirtisi mi?

Bu haftalık da bu kadar. Keyfimiz, sağlığımız çok şükür ki yerinde. Ben gidip kahvaltı için kepekli krep hazırlayayım, az sonra bıdışsu da uyanır 🙂

Esra Hamilelik 19.hafta

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Bir yorum

  1. Mervin Meltem ATAY

    Sevgili Esra, öncelikle seni kutluyorum, bebeğinin cinsiyetini merakla bekliyordum. Benim de içime bıdışsu geleceği doğmuştu. Üçümüzün de kızının olacağı ilginç oldu. Sağlıcakla kucağımıza alırız inşallah kızlarımızı. Bu arada sesini duydum canım. inan her istediğini yemek de o kadar iyi değil, sonra kilolarla başın derde giriyor.
    Mira’dan ve benden bıdışsu’ya ve sana sevgiler….

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*