Esra’nın Hamilelik Günlüğü – 17. Hafta

Herkese Merhaba,

17 haftalık olunca neredeyse yarılamışız diyeceğim. Aslında düşününce insan hem bebeğine bir an evvel kavuşmak istiyor hem de güzel bir hamileliğin tadını çıkarmak.Yapılacak işler ve hazırlıklar ne de olsa hiç bitmez, ki biz hazırlanmaya neredeyse hiç başlamadık. Bize daha erken gibi geliyor. Umarım yumurtanın kapıya dayandığı zamana da kalmayız. Alışveriş ve hazırlık işleri için 25. haftadan sonrası mı daha uygun, ne dersiniz? Şimdilik tek yaptığım kitap okumak ve dergi karıştırmak. Unutmadan bir de bıdış defterine bir şeyler paylaşmak. İlerisi için güzel bir anı olacak galiba.

Bu haftanın en en en güzel tarafı doktor kontrolünde bebeğimizi görmek oldu. Bakınca çok anlarmışım gibi sorduğum şahane sorulara neyse ki babacan doktorumuz sabırla cevap verdi. Maşallah keyfimiz yerinde, sağlığımız iyi. Bağdaş kurmuş yoga yapıyor havalarında takılıyordu bizimki. Dörtlü taramamız da iyi geçti, kan sonuçları haftaya bakalım. Cuma günü farklı bir hastanede ve birimde kan verirken birazcık fenalaştım. Hayatımda ilk defa kan aldırdıktan hemen sonra kanımın kollarımdan aktığını gördüm. Hemşire tam bastırmamış galiba. Sonrasında da ben elimi hemen çekmişim ya da tam olarak ne oldu bilmiyorum. Öğle arasıydı ve zaten acıkmıştım, oracıkta bayılacaktım bu kez hissettim. Aklıma yine mücadeleyi seven annem geldi ve “Sakın bayılma, idare edebilirsin” diyerek kendimi telkin ettim. Bir daha aç karnına hastaneye gitmek ya da kan vermek yok! Sonrasında yediğim yemek, yürüdüğüm yol şu an bile o kadar muallakta ki sanırım o an bir güç geldi ve toparlandım yoksa ayrılmadan bana yardım bile etmeyen hemşire ile sıkı bir kavga ederdim. Eder miydim? Yok yok şaka, balık burcuyum ben en fazla suratımı asardım 🙂

Güzel gelişmelerden bir diğeri de bulunduğum katın değişmiş olması. Birkaç kişi ile birlikte yer sıkıntısından dolayı yan binaya geçtik. Diğerleri pek hüzünlense de benim zil takıp oynamadığım kaldı. Zira burada neredeyse hiç sigara içilmiyor, yaşasın!

Geçen hafta bahsettiğim zeytinli kremim de Ankara şartlarına dayanmadı ve çatlak önleyici jele geri döndüm. Sanırım buranın dilinden ancak o anlıyor.

İleride girişimci ruhla bir şeyler yapmak istersem hamilelerin yaşadığı yeme, içme, giyinme vb. olayları unutmayacağım. Hiçbir yerde doğru dürüst yemek bulamıyorum. Aslında bunun hamilelikle de ilgisi yok, daha önce söylemiştim sanırım benim midem hassas. O yüzden ne yesem rahatsızlık veriyor. Ben de çoğunlukla salata yiyorum. Dışarıdaysam da sade kumpir, beyaz peynirli tost gibi seçenekler en masumları. Kıyafet konusunda da ilerleme kaydettim sayılır. Fotoğraftan da anlaşılacağı gibi bu hafta karnımda bir atak yaşandı sanki ve aldığım hamile taytı vb. şeyler üzerime cuk oturdu. Aldığım kıyafetlerin işyerinde de giyilebilir olmasına dikkat ediyorum. Yoksa hep aynı kıyafetlerden farklı kokular yayılabilir etrafa 🙂
Göbüş, dışarıdan da sevilebilir kıvama gelmeye başladı. Hamile olduğuma hala tam olarak inanamasam da –bence hissediyorum- bıdış gıdıklamaları çok farklı duygular yaratıyor içimde.

İkinci trimester için tavsiyeleriniz neler, ne yapmalı ne yapmamalıyım? Bir de unutmadan tavsiye edebileceğiniz kitaplar var mı?

Aklımdaki bir dolu şeyi bu haftanın koşturmacasından not almayı unuttuğum için bölük pörçük yazabildim.

Herkese mandalina suyu tadında güzel haftalar dilerim 🙂

Esra Hamilelik 17.hafta

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

2 yorum

  1. Esracım merhaba,
    Öncelikle sana ikinci trimestarın tadını çıkarmanı ve henüz hareket kabiliyetin azalmamışken bolbol yürüyüş yapmanı tavsiye ederim. Diğer yandan benim okuyup da beğendiğim kitaplar arasında Harvey Karp Mahallenin En Mutlu Bebeği ve Mahallenin En Mutlu Yumurcağı bulunuyor. Çocuk büyütmeye ilişkin genel felsefik yaklaşım sunan Osho Çocuk kitabını da okuyabilirsin. Benim kısmen ufkumu açtı. Bebeklik döneminde olmasa da çocukluk dönemi için önemli. Keşke daha önce okusaymışım dedim.

  2. Merhabalar Berrak,
    Kitapları hemen not ettim, kitapçıya gidince inceleyeceğim, çok teşekkürler 🙂

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*