Esra’nın Hamilelik Günlüğü – 13. Hafta

Herkese merhaba,

Bu haftanın elbette ki en önemli gelişmesi ikili taramaydı. Çok şükür sonuçlarımız iyi ve içimiz rahat. Bıdışı bu kez daha da net gördük. Kooocaman olmasına çok az kalmıştı sanki.

Berrak’ın taktiğini uygulayarak sakince uzanıp karnımı izledim ama yok, benim için sanki henüz erken. Şu an hareketlerini hissedemiyorum. Bu anı da sabırsızlıkla bekliyorum.

Demir rezervlerimde azalma meydana geldiğinden demir hapına da başladık. Sabah aç karnına içmek zor olsa da yutması zor bir hap değil.

İnsanlara bu mutlu haberi vermenin aslında kolay bir şey olmadığını da yine bu hafta yaşadık. Bilmesi gerekenlerin dışında pek fazla kimseye hamile olduğumu söylememiştik. Ancak yavaş yavaş çevremize duyurmaya başladık. Fakat ne kadar zor bir şeymiş bu. Ben zaten çekingen bir insanım ve haber de oldukça büyük!!! Söyleme cümleleri:
– Pat diye: “Ben hamileyim!” (Bu biraz şok etkisi yaratıyor tabii)
– Ultrason fotoğrafını göstererek “Bir de böyle bir şey var” 🙂 gibi bir cümle…
– “Biz bebek/bebiş bekliyoruz” cümlesi de makul ama bunun için yanımda eşimin olması lazım.

Tabii ki bu arada beni de pat diye “Hamile misin?” diye asansörde sıkıştıranlar oluyor. Kilo almadım, ama, tipim değişti sanki, ya da kadınlar bunu cidden seziyorlar. Ben de geçenlerde bizim katta benden başka hamile olan birinin haberini duyunca yanına gidip çok az muhabbetim olmasına rağmen “Nasılsın, hamileymişsin!!!” dedim. O an kendime hem güldüm hem de kızdım. Ne salak bir sorma şeklidir o öyle diye. Başkası yapsa ne kızardım diye. Kız da şaşırarak “Evet” dedi ve ben ikinci bombayı patlattım “E ben seni tuvalette hiç görmüyorum…” Zannedersin tuvalette bekçiyim hatta kapıda para alıyorum. Tabii sonra da açıkladım gülerek “Ben de hamileyim de tuvalete çok sık gidiyorum vs…” Sanmayın ki bu hallerim sadece hamilelikten. Benim bu şaşkın hallerim hep böyle.

İşyerindeki tuhaf sorular ve yorumlarla da dolayısıyla bu hafta tanışmış olduk. Çaycılarımız benim çok hassas biri olduğumdan kesin kızım olacağını söylerken (erkek doğurmak için hassas olmamak lazımmış demek), diğer deneyimli ablalar özel doktora gittiğime göre hassas biri olduğumu (devlet hastanesine gidip de hassas olamazmışım) o yüzden de normal doğum yapamayacağımı beyan ettiler. Ablalara gülerek “O iş belli olmaz, bir bakmışsın pırtlatıvermişim bir tane, çıkıvermiş çocuk” dedim. Alaya almazsam oturup ağlardım. Neyse ki bu malum ablalara ve onların naçizane yorumlarına ben zaten alışıktım 🙂 Unutmadan, diğer bir bomba cümle de oda arkadaşımdan geldi: “Hamile olunca güzel giyinmeye başladınız.” dedi. Bu tabii güzel bir iltifat ama önceleri ne kadar kötü giyiniyormuşsam artık… Ona da güldüm, teşekkür ettim.

Bu hafta yediğim ve hayatım boyunca ilk defa deneyimlediğim yiyecek “dondurmasız dondurma külahı” oldu. Bahçelievler 7. cadde’de Sim Pastanesi’nin önünden bir geçin bakalım, o kokuya siz dayanabiliyor musunuz? Adam dondurma da vermek istedi –doğal olarak– ama “dondurma sevmiyorum” deyince şaşırarak külahı uzattı, sağolsun.

Biraz korkudan biraz da bilinmezlikten herhalde kediyle aramda bir mesafe olmuştu 2-3 aydır. Bu hafta ise karnıma yatıp 5 dakika göbüşüme mır mır şarkı söyleyip sonra kendiliğinden gitmeye başladı. Bu acaba kendince bıdışa “Merhaba, ne yapıyorsun oralarda?” deme şekli mi? Ne dersiniz?

Yeme içme düzeni konusunda hayatımda çok acayip değişiklikler olmadığına seviniyorum. Bunun sebebi bir süredir midemden şikayetim olması sebebiyle hayat düzenimi değiştirmem olmuştu. Aslında beni çok rahatsız eden bir şeydi ama şimdi nerdeyse “iyi ki var” diyeceğim. Yani aslında hamile bir kadın ile midesinden şikayeti olan birinin yeme içme düzeni birbirine çok yakın. Ben saat olarak da üç aşağı beş yukarı uyguluyorum -mecburen- İsteyen olursa bir sonraki yazımda “Bir günde ortalama ne yer, ne içerim ve midem sağlam kalmayı başarır”ı anlatabilirim. Ve, yaptığım kaçamakların cezasını nasıl ödediğimi de parantez aralarına koyabilirim 🙂

Sorularımı en sona sakladım arada kaynamasınlar diye; ilk olarak “Göbüş kaşınması diye bir şey var mı? Yoksa sadece benim göbeğim mi tatlı tatlı kaşınıyor?” Bir de üzerime bir garip bencillik halleri geldi. Daha önce böyle biri olmadığımı hatırlıyorum, ama, yaşadığım her şeyi de gebelikle bağdaştırmak ne kadar doğru bilemedim. Yemekten önce ben yemeliyim, ortamda bir şey varsa önce bana sorulmalı falan.. Nedir bu haller bilmiyorum.

Bu hafta da şükür ki rahat ve güzel geçti, darısı diğer haftaların ve hamiş dostların başına…

Herkese mutlu haftalar dilerim,

Sevgiler,
Esra

Esra Hamilelik 13.Hafta

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

3 yorum

  1. Bebek ve Ben

    Selam Esracım,

    Maceralarını keyifle okuyor ve bazı yerlerde çok gülüyorum. Hamilelik döneminde çevremizle ilişkiler süper ilginç oluyor. Sırf o anları yeniden yaşamak için bile olsa hamile kalası geliyor insanın 🙂

    Hamilelik sırasında göbeğin kaşınması pek çok hamilede görülen belirtilerden. Sebebi göbeğin büyümesiyle beraber kuruması… Bu da kaşıntı yapıyor. Göbek kaşıntısını azaltmak için şu yöntemleri uygulayabilirsin:

    – Cildini kurutacak çok sıcak duşlardan/banyolardan kaçın. Cildini yıkarken mümkünse parfümsüz, doğal bir sabun/duş jeli kullan. Sabunlandıktan sonra iyice durulandığına emin ol. Banyodan sonra cildini hafifçe kurula.
    – Eğer banyodan sonra nemlendirici krem kullanıyorsan yine parfümsüz ve doğal maddelerden yapılanları tercih et.
    – Çok kaşıntı olduğu durumda göbek bölgesine soğuk ve temiz bir bez koymayı dene. Ellerinle şiddetli bir şekilde kaşımaktan kaçın.
    – Çok sıcak ortamlarda bulunmaktan, sıcak havalarda dışarıda olmaktan kaçın. (Şansımıza sonbahara girdik.)
    – Bol ve pamuklu kıyafetler giy.

    Bencillik konusunu fazla takma kafaya. Hayatındaki çok özel bir dönemdesin. Kendini öncelikli hissetmek hakkın. Dilersen bu duygularını (henüz yapmadıysan) eşinle ve yakın çevrenle paylaş. Eminim ki seni anlayacaklardır.

    Sevgiler

  2. Sevgili Esra,
    Ben de göbek kaşıntılarınla ilgili birşey eklemek istedim. Göbeğinin büyümesi ve bundan ötürü kaşınması aynı zamanda çatlamaya da uygun hale geldiğinin göstergesi. Ben şimdiden çatlak kremi kullanmanı tavsiye ederim. Ben Mustela kullanıyorum ama Lierac’dan da memnun olanları duydum.
    Sevgiler

  3. Sevgili Tanla ve Berrak,
    Amanın yoksa ben çatlıyor muyum 🙂 Aklıma gelmişti ama henüz erken değil mi diye düşünmüştüm.. Bir dolu önerinizi not ettim hatta kreme başlamayı da düşünüyorum (çok erken değil değil mi?)
    Bencillikler konusunda bu hafta yazacağım birçok şey var,notlar alındı bile 🙂 Çok teşekkürler

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*