Emzirirken Cinsel Duygular Hissediyorum

Biraz sonra okuyacağınız, emzirmeyle ilgili sık rastlanmayan bir sorunu olan bir annenin mektubunu yayınlayıp yayınlamamak üzerine uzun süre düşündüm. Bana sitemin iletişim sayfasından ulaşan mektubu yanıtlayıp, konuyu orada kapatabilirdim. Ancak bu sorunu yaşayan bazı annelerin sorunu paylaşmakta çekimser kalabileceğini düşündüm. Yanlız olarak bu duygularla mücadele etmektense, bu durumda olan başka annelerin de var olduğunu öğrenip, uzmanlardan yardım istemeye yönlendirmek için yazımı yayınlamaya karar verdim. Yazımı yayınlamadan önce sorunun sahibi olan okurumdan izin aldım. Konu oldukça hassas bir konu. Bazı kişiler için uygun olmayabilir. O nedenle uyarımı baştan yapmak istiyorum. Okumak istemeyenler şimdiden bu sayfadan ayrılabilir.

Okurumun sorusuna yanıt vermeden uzun bir süre araştırma yaptım. Ancak yanıtım nihayetinde bir  doktor/uzman/psikolog yanıtı değil, kişisel görüşümdür. SAĞLIĞINIZLA İLGİLİ KONULARDA DANIŞACAĞINIZ İLK KİŞİ DOKTORLAR/UZMANLARDIR.

Şunu peşinen belirtmek istiyorum ki, bu yazıya yorum yaparken yapıcı olmanızı bekliyorum. Mektubun sahibi olan annenin ve onunla aynı durumdaki annelerin yargılanmaya değil, anlaşılmaya ve yardıma ihtiyaçları var. O nedenle uygun olmayan, kaba, düşüncesiz yorumlar yayınlanmadan silinecektir.

İsmi bende saklı olan okurumun mektubu şöyleydi:

Sitenizi ilgiyle takip ediyorum, sayenizde çok şey öğrendim. İki yaşında bir oğlum var. Hani anneler bebeğini kucağına alır, emzirmek harika bir duygudur. Ben onu yaşayamadım. Aksine samimiyetinize güvenerek söylüyorum, tiksindim. Bebeğimi evet emzirdim, ama, ancak iki ay dayanabildim. Yaralar, çatlaklar oluştu. Bunların canımı yakması umrumda bile değildi. Tek sorun ilk andan itibaren cinsel dürtü hissetmemdi. Utanarak yazıyorum bunu. Asla istemedim, çünkü elimde olan bir his değildi. Yaşadığım duyguları eşimle bile paylaşamadım. Ne diyebilirdim ki… Nasıl anlatılırdı… Oğlum ilk bebeğim. Daha önce akrabalarımda emzirilen bebeklere şahit oldum ama o zaman böyle bir his uyanmamıştı. Bu durumu tecrübe ettikten sonra herşey değişti. Emziren bir arkadaşımı gördüğümde de aynı hisler uyanmaya başladı. Ben de görmeye tahammül edemiyorum. Hele ki biraz daha yaşı büyük bi bebekse, 1.5-2 yaş gibi iyice tiksindiğimi farkettim. Emzirmenin kutsallığına, hem anne için, hem de bebek için ne kadar mucizevi birşey olduğuna inananlardanım. Bu durum duygusal mı? Fiziksel mi? Ben işin içinden çıkamadım. Çok düşündüm ama hep aynı his canlandı, hala da öyle. Psikoloğa gidecek gücüm de olmadı. Oğlumu çok seviyorum. Hala da bunun vicdan azabı var. İkinci çocuk çok istiyorum ama yine aynı duyguları yaşayacağımı biliyorum. Sırf bu yüzden vazgeçiyorum. Gerçekten anlam veremiyorum. Neden böyle bi duygu içerisindeyim? Siz birçok insanla muhattapsınız. Böyle bi sorun yaşayan var mı etrafınızda? Önerebileceğiniz birçözüm var mıdır? Şimdiden ayırdığınız vakit için çok teşekkür ederim.

emzirme

Sevgili okurum,

Öncelikle blogumda da sık sık belirttiğim gibi önemle söylemek istiyorum ki ben doktor ya da psikolog değilim. Sana aşağıda vereceğim yanıt bir uzman görüşü değil, kendi kişisel görüşlerimdir. Yazımı okuduktan sonra duygularını iyice tartmanı istiyorum. Gerekirse bir psikologdan yardım almaktan kesinlikle korkma, çekinme. Uzmanlar bizim ve ailemizin fiziksel ve ruhsal sağlığını desteklemek için var. Uzmana başvurmanın utanılacak bir yönü yok, aksine çözemediğimiz duygular konusunda çok yardımcı olurlar, yaşam kalitemizi artırırlar.

Bu girişten sonra yanıtıma gelelim: İlk olarak şunu söylemek istiyorum: “emzirirken cinsel dürtü hissi anneler arasında yaygın olmamakla beraber, uzmanlar tarafından normal olarak tabir edilen duygular.”(1) Bu duyguları yaşayan pek çok anne var. Bu duygularından utandıkları, kendilerini suçlu hissettikleri ve düşüncelerini yüksek sesle dile getirseler nasıl karşılanacaklarını bilmedikleri için paylaşmaktan çekiniyorlar. Ancak bu duygular üzerinde konuşmamak, bunları gizli tutmak duyguların yok olacağı anlamına gelmiyor. Aksine anne, suçluluktan dolayı kendini giderek daha yanlız hissediyor ve bir süre sonra senin de tecrübe ettiğin gibi emzirmekten vazgeçiyor.

Öncelikle hissedilen duyguların tanımını doğru yapalım. Bir annenin bebeğini emzirirken hissettiği seksüel duygular, bebeğin kendisine yönelmiş duygular değildir, olmamalıdır. Emzirme eyleminin vücutta yarattığı istem dışı kimyasal ve biyolojik değişimlerdir. Eğer bir şekilde seksüel duygular bebeğe yönelikse, bu durumda bebeğin ve annenin sağlığı için annenin acilen tıp uzmanlarından yardım alması gerekir.

Emzirirken hissedilen cinsel dürtünün nedenini anlamak için bedenimizin emzirme eylemi sırasında nasıl çalıştığını bilmek gerekir. İşin aslı, bedenimiz emzirme ve cinsel aktivite sırasında bazı benzer tepkiler verir: (2) (3)

  • Her iki eylemde de rahim kasılmaları oluşur.
  • Kadın vücudu oxytocin denilen hormonu hem cinsel birliktelik, hem emzirme esnasında salgılar. Bu hormon doğum esnasında rahmin kasılarak bebeğin dışarı çıkmasına ve bebek memeyi emdiği zaman anne sütünün akmasına yardımcı olur. Hatta kimi anneler için bebeği düşünmek, görmek, kucağına almak bile oxytocin hormonunun salgılanmasına, dolayısıyla süt salgılanmasına neden olabilir. Anne sıcaklığı, bebek ve annenin emzirme eylemi sırasında ten teması içinde olmasıyla oxytocin hormonu gelişir. Sevilen bir eşle, güven dolu ve sıcak bir cinsel birliktelik yaşamakta oxytocin hormonunu harekete geçirir. Emzirme ve cinsel birlikteliğin beyinde uyandırdığı duygular farklı olsa da, sonuçta her ikisi de (normal koşullarda) güven dolu bir bağlılık ve pozitif bir ilişkiye işaret eder. Hatta oxytocin bazı kaynaklarda bağlanma hormonu olarak da geçer.
  • Meme başları emzirilirken ve cinsel birliktelik esnasında uyarılır.
  • Her iki eylem sırasında da memelerden süt gelebilir.

Özetle beynimiz, hormonlarımız ve bedenimiz emzirme ve cinsel birliktelik sırasında benzer şekillerde çalışır. Bu nedenle emzirme sırasında hissedilen duyguları cinsel beraberlik sırasında hissedilen sevgi, yakınlık hissi gibi duygularla karıştırmak çok da beklenmedik bir durum değildir. Önemli olan bu fiziksel tepkilerin farklı amaçlar için olduğu ayrımına varmış olabilmektir. Emzirme esnasında cinsel birliktelik sırasında kullandığımız meme organını kullanıyor olmamız, emzirmenin cinsel bir eylem olduğu anlamına gelmez. Emzirme memeli canlıların bebeklerini temel besleme şeklidir. Memeye dokunmadan da cinsel birliktelik yaşanabileceği ve üremenin gerçekleşebileceği düşünülürse, memenin öncelikli olarak cinsel bir organ olmadığı anlaşılır.

Bizim toplumumuz maalesef cinselliğin az konuşulduğu, tabu olduğu, cinsellikle ilgili yalan yanlış paylaşımların sık yapıldığı bir toplum. Bırak bizim toplumumuzu, dünya çapında değişik kültürlerde kadın bedeninin meme gibi belli bölümleri cinsellikle sıkça bağdaştırılır. Oysa nasıl ellerimizle yazı yazmak, çatal tutmak, tokalaşmak gibi pek çok aktivite yapabiliyorsak; memelerin kadın bünyesinde değişik fonksiyonları vardır. Bunlardan sadece bir tanesi olan cinselliğe odaklanıldığında, toplumda sürekli bu konuda yersiz espriler yapıldığında maalesef kadınların bile kodlanmaları yanlış olabilir. Bu kodlamalar kimi zaman bilinç altımızı etkileyebilir, bebeğimizi emzirmekten imtina edecek duruma getirebilir. Ancak kendimizi bu konuda bilinçlendirerek, bu kısırdöngüden kurtulmak mümkün. Yetişkin kadınlarda memelerin asıl fonksiyonunun bebek besleme olduğunu kendimize ve çevremize sık sık hatırlatmak gerek.

Çok özetle bir kere daha üzerinden geçersem;

  • Emzirme sırasında cinsel duygular hissetmek, çok sık olmasa da, bazı annelerde gözlenen bir durumdur. Yani bu konuda yanlız değilsin.
  • İnsan bedeni karmaşıktır. İstem dışı bazı fiziksel, hormonal ve kimyasal hareketleri vardır. Örneğin bizi korkutan bir durumda adrenalin hormonu salgılarız. Adrenalin salgılamamak elimizde değildir. Bebeğimizi emzirirken ve sevdiğimiz eşimizle cinsel birliktelik yaşarken de oxytocin salgılarız. Her iki eylemde benzer fiziksel tepkilerin ortaya çıkması duygusal bir varlık olan insanın kafasını karıştırabilir. Ancak sağlıklı bir yetişkin emzirme eylemiyle cinsel birliktelik eyleminin farklı eylemler olduğunu, emzirmenin cinsel bir eylem olmadığını ayırt eder.
  • Emzirmeyle ilgili kafası karışık olan bir anne, insan vücudunun çalışma şekliyle ilgili daha çok bilgi edinince, emzirme eylemine olması gerektiği gibi bakmayı öğrenebilir: Bebeğimizi ana besleme şekli.
  • Kadın bedenini algılayış konusunda bizi fark etmeden de etkileyen toplumsal kodlamalardan da uzaklaşmak önemlidir. Meme metalaştırılmamalı, memeye olduğundan büyük bir anlam yüklenmemelidir.

Pratikte Sana Yardımcı Olacak Öneriler

  • Geçmişte emzirme konusunda yaşadığın tecrübe ne olursa olsun, ileride doğacak bebeğinle emzirme konusunda temiz bir sayfa açacağına kendini kodlayabilirsin.
  • Emzirme sırasında benzer duygulara kapılırsan bebeğini memenden ayır. Onun temiz ve masum yüzüne bakarak, anne sütüne muhtaç bir varlık olduğunu kendine hatırlat. Sonra tekrar memene al.
  • Emzirme eyleminden aklını uzaklaştırmak için emzirme esnasında kitap okumak, televizyon izlemek gibi aktiviteler yapabilirsin.
  • Hiç olmuyorsa sütünü pompa ile sağarak bebeğine vermeyi deneyebilirsin.
  • Emzirme konusunda hala çözülemeyen duyguların varsa mutlaka bir psikologdan yardım almanı öneririm.

Umarım yanıtım sana yardımcı olur.

Moralini hiç bozma. Artık bu konuda daha bilinçli olduğuna göre, eski kodlamalarından kurtulup, pozitif bir emzirme deneyimi yaşamaman için hiçbir neden yok. Herşey senin kafanda bitecek.

Aklına takılan başka konular olursa bana yazabilirsin.

Sevgiler,

Önemli notlar: Bu blogdaki yazılar bir anne olarak kişisel tecrübelerimden oluşmaktadır. Doktor veya tıbbi ehliyete sahip bir kişinin tavsiyesi niteliğinde değildir. Lütfen sağlık konularında karar vermeden önce araştırmalarınızı yapın, sağduyunuzu dinleyin ve doktorunuza danışın.

Kaynaklar
(1) Polomeno V. , 1999, Sex and Breastfeeding: An Educational Perspective
(2) Newton N. 1955. Maternal emotions: A study of women’s feelings toward menstruation, pregnancy, childbirth, breastfeeding, infant care, and other aspects of their femininity. PA: Paul B. Hoeber, Inc.
(3) Newton N. Interrelationships between sexual responsiveness, birth, and breastfeeding. 1973. In J. Zubin & J. Money (Eds.), Contemporary sexual behavior: Critical issues in the 1970s (pp. 77–98). Baltimore: Johns Hopkins University Press.
Many women feel sexually aroused while breastfeeding. So what?
Oxytocin, Sexual Feelings, and Arousal During Breastfeeding
Bunu da mı Siz Biliyorsunuz Beyler, Bunu da mı?! Emzirmek Üzerine

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben
Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

3 yorum

  1. Oncelikle emeginiz icin cok tesekkurler.gercekten cok faydali bilgiler edindigim bir site oldu. sutun fazla gelmesi sorununu yasadigimizi sayenizde ogrenmis oldum.Su anda cok.daha ciddi bir sorunla karsi karsiyayiz maalesef. Bebegim 5 aylik 1 aylik oldugunda ogrendigimiz ve hala gecmeyen makat catlagi var bebegimde. kullandigimiz kremler malesef ise yaramadi ve bu durum beni cok.uzuyor cunku bebegim cok aci cekiyor ve gittigimiz cocuk cerrahlari da pek.ilgili degiller yazikki. Bu konuda bana yardimci olursaniz cok sevinirim..Bebegime sadece anne sutu veriyorum ki anne sutu ile beslenen bebeklerde pek olan birsey degilmis.

    • Makat çatlağına en güzel çözüm tahin ben öyle yaptım tabiki ileri derece değilse yinede farklı bir doktora göstermekte fayda var ozgul esen hanım

    • Merhaba. Bir blog yazarı değilim ama anne blog yazarlarından öğrendiğim çok şey oluyor. Konu geçmiş olsa da yaşadıklarımızı yazmak istedim ki aynı sıkıntıları yaşayanlara yardımcı olsun. Makat çatlağı apseyle beraber bizim de oğlumuzda 4 aylıkken yaşadığımız bir olaydı (sadece anne sütüyle besliyor olmama rağmen) . Apse için doktor antibiyotik tedavisi verdi ve bir çocuk cerrahıyla acilen görüşmemiz gerektiğini söyledi. Minicik bebeği cerraha götürmek çok mantıklı gelmediği için kendi tedavimizi kendimiz yaptık. Doktorun verdiği antibiyotik tedavisiyle beraber günde üç defa papatya yağlı suda oturma banyosu gerçekleştirdik. Oğlum suyu çok sevdiği için zor olmadı. Her bezi açışta da sarı kantaron yağı sürdükten sonra popolin omega pişik kremini (yeşil renkli olan) uyguladım. Piyasada satılan her kantaron yağı etkili olmayabiliyor iyisini seçmenizi önerrim. Krem olaraksa içinde çinko oksit (çatlakları tedavi ediyor) bulunan ve başkada yapay kimyasal madde bulunmayanı tercih edilebilir. Oğlum 23 aylık ve bez kullanmayı henüz bırakmadığımız için kaka yaptığında poposunu ılık su ve pamukla temizledikten sonra hala aynı uygulamayı yapıyorum. Geçmiş olsun.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*