Can’ın Oynadığı 8 Garip Şey

Bir gün içinde belli bir saati mutlaka Can ile oynayarak geçiriyorum. Can da her bebek gibi, oyuncakları fonksiyonları dışında, akla hayale gelmeyecek şekillerde kullanmak ve normal oyuncakları dışındaki eşyalarla oynamaktan hoşlanıyor. Bu yazımda, Can’ın oynamaktan zevk aldığı garip şeyleri listeleyeceğim.

1-Oklava

Evimizde 3 tane oklava var. Birini Türkiye’den gelirken her ihtimale karşı ben getirmiştim. Diğerlerini de, yanlış hatırlamıyorsam, bizde kaldığı zamanlarda yaptığı güzel mamalar için Kuzey’in annesi. Bu oklavalar, Kuzey’in annesinin maharetli ellerinde bol bol kullanıldı. Ancak onlar Türkiye’de döndükten sonra, benim çok hamarat bir insan olmamdan dolayı, mutfak kilerinde yalnızlığına mahkum edildi. 🙂 Can birkaç aylıkken birgün,emziğini yatağın altında, elle ulaşılması çok güç bir yere atınca, Kuzey’e “Derhal oklavayı kap getir” dedim. O günden beri oklavalardan biri emzik kazaları için yatağın altında durur. Yani bizim evde oklava, amacından bayağı uzakta bir yerde kullanılıyor. Uzatmayalım. Can emeklemeye başlayıp evi tavaf ederken, oklavanın yerini de keşfetti. Şimdi onu yere bıraktığımızda favori oyunlarından biri, derhal yatağın altına eğilip, kendi boyundan büyük oklavayı eline almak ve oklava elindeyken emeklemek. Bunun ona nasıl bir keyif verdiğini görmeniz lazım….

can-garip-oyuncaklar3

2-Mavi İlaç Kutusu

Amerika’da reçeteli ilaçlar bizim ülkemizdeki gibi karton kutularda satılmaz. Yanlışlıkla küçük çocukların eline geçme ihtimallerine karşı çocuk kilidiyle korunan kutuları vardır. Over-the-counter denilen, reçetesiz ilaçlarda da çoğunlukla çocuk kilidi olur. Evimizde bir doktor numunesi ilaç vardı. İlaç tabletlerinin ülkemizdeki gibi kendi kutusu olduğu halde, ayrıca mavi bir kutuya sokmuşlardı. Mavi kutuları hiç kullanmadık. Renkli ve plastik olan bu kutuları, ilgisini çekebileceği düşüncesiyle Can’a verdim. Aman da ne oynamak. En popüler oyunu bu kutuları açıp-kapamak. Kapama kısmını çok güzel yapıyor. Ama açma kısımını beceremediği için bana verip, benim yapmamı istiyor. Her gün yaklaşık 100 kere aç-kapa yapıyoruz.

can-garip-oyuncaklar4

3-Saç Tokam

Can ile oynamaktan yorulduğumda, ancak minik beyefendinin oyunu henüz bitmediğinde, halının üzerine uzanarak oyun aktivitelerini oradan devam ettiriyorum. (annelerin çilesi 🙂 ) Normalde Can’a göre çok uzun olan boyum, yatınca oldukça kısalıyor. Böylece bana tepeden bakma imkanı olduğu için pek bir seviniyor. Geçenlerde öylece yatarken, kafamdaki tokayı keşfetti. O zamandan beri en popüler oyunlarımızdan biri tokayı açmak ve kapamak, yumuşak oyuncaklarının kuyruğuna ya da benim saçıma takmaya çalışmak. Ben tokayı onun saçına takınca da deli gibi gülmek…

4-Tüylü Kalem

Bilgisayar masamın üzerindeki kalemliğin içinde oyuncaklı bir kalem var. Baş kısmında Winnie the Pooh’nun ayısı, bir tutam kuş tüyünün içinde sevimli sevimli gülümsüyor. Anlayacağınız tam bir tasarım harikası! Bilgisayarın önünde otururken, Can kucağıma geldiğinde, koca masada dikkatini çeken ilk şey oluyor. Tabii yine benim yarattığım bir muzurluk. İlk kez orada kucağıma geldiğinde, kalemin tüyleriyle burnunu gıdıklayıp, ilgisini çekmiştim. Şimdi kalemi eline alır almaz ilk işi, Winnie the Pooh’yu koparıp yere atmak, sonra da tüyleri nemli elleriyle avuçlayıp, kalemi kel bırakmak. Ardından benim oyuncağı tekrar takmamı istemek ve tekrar koparmak. Bu arada her seferinde ellerinden kırmızı-kırmızı kuş tüylerini temizlediğimizi de unutmayalım…

5-Fön Makinası

Fön makinasıyla oğlumun ilişkisi çok ilginç. İlk aylarda fön makinasının farkında bile değildi. Hatta makina çalışırken uyuyabiliyordu bile. Sonraları fön makinası ve elektrik süpürgesinin sesinden korkmaya başladı. Öyle ki, bu aletleri çalıştırırken ya kapıları  kapatıyor ya da birimiz mutlaka Can’ı kucağımıza alarak sakinleştiriyorduk. Büyüyüp akıllanmaya başladıkça, bunların kendisine zarar vermeyeceğini gördü. Son aylarda da onun saçlarını banyodan sonra kurutmaya başladık. Böylece fön makinasının fonksiyonunu da anladı. O günden beri makinanın hastası oldu. Ne zaman banyo yapsa, makinanın durduğu yeri eliyle işaretleyip hemen saçının kurutulmasını istiyor. Makinayı eline alınca, prize sokmaya çalışıyor. Tabii tek başına yapmasına izin vermiyoruz. Fön makinasının işi bittikten sonra da, elektrik prizini kapadığımız özel plastik kapağı yerine takmaya çalışıyor. Öyle de dikkatliyiz yani. Fön makinasıyla yapmayı en sevdiği şeylerden biri de, yerde emeklerken makinayı da sapından tutup yerlerde sürüklemek.

can-garip-oyuncaklar1

6-Islak Mendil Kutuları

Evimizde bol bol tüketilen ıslak mendilleri 10’lu koliler halinde alıyorum. Kolinin içinden de ıslak mendil pakedinin içine konacağı bir kutu çıkıyor. Bu kutulardan sadece 1 tanesini amacına uygun olarak kullanmak için yeterli olduğundan geri kalanlar boşa çıkıyor. Üzerinde çıt-çıt açılan kapağı ve mendilin tek tek çekileceği deliğiyle bu kutu, oldukça uzun bir oyalanma imkanı vaadediyor. Minik oyuncakların delikten içine atılması ve tahmin edeceğiniz gibi kutunun bol bol açılıp kapanması, oğlum tarafından sevilen aktivitelerden.

can-garip-oyuncaklar5

7-Kol Saatim

Kol saati konusunda biraz “Kendim ettim, kendim buldum” durumu yaşıyorum. Bundan birkaç ay önce, tüm diğer oyunlar tükenip de, oğulcuğun çok sıkıldığı bir anda, çaresizlikten saatimi çıkarıp koluna taktım. O gün bugündür, ne zaman yakın temasta bulunsak, kolumu yakalayıp, saatimi çekiştiriyor. Tabii huysuzlanmasın diye saati çıkarıp hemen koluna takıyorum. Bir de arkadaki kilidini kapatıyorum. Yine de çok bol geliyor. Laf aramızda, o küçücük kolda benim saatimin kocaman durması çok hoşuma gidiyor. Oyun burada bitse iyi… Devamında bin defa saati onun kolundan çıkarıp, benim koluma takmak ve benim kolumdan çıkarıp, onun koluna takma kısmı var ki, genellikle 10 dakika sonra benim sıkıntıdan bayılıp, saati oyun parkından dışarıya atmamla son buluyor.

can-garip-oyuncaklar2

8-Tencere-Tava

Hangi bebek mutfak eşyalarını karıştırmayı sevmez ki… Can’ın genel olarak mutfağa girmesini fazla tercih etmiyoruz. Çünkü henüz dolap kapaklarına çocuk kilidi takmadık. Geçenlerde allem etti, kallem etti, mutfağa sızdı. Sızmışken de, dolapları yere indirmeyi ihmal etmedi. Anlaşılan mutfakta oyuncak anlamında bayağı bir potansiyel var. Yalnız her oyundan sonra toplanacak tencere ve tavaları göze alırsanız….

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

4 yorum

  1. Oğlum Mete’nin de en çok sevdiği şeyler mutfak dolaplarını karıştırmak ve içindeki plastik yiyecek kapları ve mutfak eşyaları ile oynamak.Kendi oyuncakları ile bu kadar istekli oynamıyor.Diğer şeyler onlar için daha cezbedici geliyor galiba.

  2. iki cocuktan sonra gec de olsa anladim ki, oyuncak almak israf 🙂 tencere tava ve kapaklari en iyi oyuncak 🙂

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*