Son Yazılar

Can’ın Okulunda Tatil Sezonu Yemeği

Amerika’da senenin en sevdiğim zamanı yaz mevsimi değil, Amerikalıların “Tatil Sezonu – Holiday Season” adını verdiği, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan kış mevsimi… Holiday Season dilimize Şükran Günü olarak çevrilen Thanksgiving ile başlayıp, yeni yılla sona erer. Hatta bence 31 Ekim Cadılar Bayramı – Halloween de bu tanıma dahildir. Bu süreçte sosyal yaşama bir canlılık gelir. Alışveriş merkezlerinde, mağaza vitrinlerinde özel düzenlemeler yapılır, yeni yıl ve tatil temalı süsler, hediyelik eşyalar satışa sunulur. Pek çok festival, önemli sanat gösterileri bu aralıkta sergilenir. Çalışan insanların bir kısmı tatil haklarını bu aylarda kullandıklarından işyerlerinde daha rahat bir hava hakim olur. Sokaklarda yardım ruhu canlanır. Köşe başlarında, market girişlerinde ihtiyacı olanlar için çeşitli organizasyonlar bağış toplar. Radyolarda tatil ruhuna uygun şarkılar çalınır. Ayrıca Black Friday ve Cyber Monday gibi senenin en büyük indirimleri bu aylarda gerçekleşir. Renkleri, canlılığı ve alışverişi sevenler için bulunmaz bir dönemdir Holiday Season.

Holiday Season okullarda da çeşitli etkinliklerle kutlanır. Can’ın okulu her sene Kasım ayında ailelerin de katıldığı bir yemek ve sene sonunda da yemekli, şarkılı, müzikli bir gösteri düzenliyor. Okulları tatil ruhuna uygun olarak çeşitli tarihlerde, farklı temalarla süsleniyor. Bugün de geleneksel “tatil sezonu yemeği”ne katılmak üzere Can’ın okulundaydık. Görebildiğim kadarıyla şu sıralar okulda sonbahar ve Thanksgiving teması hakim. Kasım ayının 4. perşembesinde kutlanan Thanksgiving’in anlamı o sene alınan hasada şükür etmek. Zaman içinde kültürel bir gelenek gelen Şükran Günü’nde aileye, arkadaşlara, yaşamdaki tüm güzelliklere teşekkür etmek amaçlanıyor. Bu sene her sınıf, kapısının önüne değişik bir süsleme yerleştirmiş. Can’ın sınıfı balkabakları, saman balyaları ve sevimli korkuluklardan oluşan bir kompozisyon yapmış.

yuva.susleme

Can sınıfının önündeki tatil süslemesiyle

Sınıflarının içi de her zamanki gibi cıvıl cıvıldı. Anaokulundaki yaratıcı etkinliklere bayılıyorum. Can’ın öğretmenleri de bu konuda oldukça başarılı.  Okulu hemen her ziyaretimizde sınıflarının duvarları farklı etkinlik çalışmalarıyla süslü oluyor.  Bu sefer de odaya girince gözüme ilk çarpan güzellik aşağıdaki sonbahar yaprakları oldu…

yuva.sonbahar

Can’ın sınıfından sonbahar etkinliği

Sınıfta çocuklarımızı daire şeklinde oturuyor halde bulduk. Öğretmenleri tatil geleneklerini, terbiyeli davranışları ve sofra adabını anlatan güzel bir kitap okurken çocuklar ve ebeveynler sessizce öğretmeni dinlediler. Öykü tamamlandığında öğretmen artık yemeğe geçileceğini, çocukların diledikleri yere oturabileceklerini söyledi. Ben tüm çocukların aynı anda ayağa kalkacağını tahmin ederken, beklediğim gibi bir kaos yaşanmadı. Öğretmen isimlerini söyleyince tek tek ayağa kalkan çocuklar kendi seçtikleri sandalyelere yerleştiler. Anne ve babaların da yardımıyla tabaklar dolduruldu.

Montessori felsefesiyle bağlantılı olarak Can’ın okulunda pratik yaşam becerilerine özel bir önem veriliyor. Toplulukta düzen/sırayı korumak ve sofra adabı da bunun bir parçası… Eğitim ve öğretim diye boşuna denmiyor. Öğretmenlerinin adeta ikinci bir anne gibi Can’a yaşam boyu yardımcı olacak terbiye ve becerileri veriyor olması çok hoşuma gidiyor. Bu güzel davranışlar bizim de evde verdiğimiz terbiyeyle örtüşüyor. Bunun yanısıra belli kurallar çerçevesinde çocukların bireyselliğini koruyacak seçimlerin kendilerine bırakılması da, mesela masada oturacakları sandalyeyi kendilerinin seçmesi, Montessori’nin bir diğer güzel yönü.

Çocuklarımızın karakteri gelişirken onlara verdiğimiz mesajlar büyük önem taşıyor. Bireysellik, yaratıcılık ve özgür ruh harika birer kişilik özelliği. Ancak toplum içinde yaşadığımızı da unutmamak lazım. Bizim gibi yeni nesil ailelerin bazılarında gözlediğim çocuğa sınırsız özgürlük verilmesi, ancak sosyal yaşamda yanlız olmadığımızın unutulması. Bu şekilde huysuz, toplum içinde nasıl davranacağını bilmeyen, kendini dünyanın merkezi sanan, oradan oraya saldıran çocuk tipleri yetişiyor. Oysa çocuklar kaos değil, düzenden ve tutarlılıktan mutlu oluyor ve kendilerini böyle bir ortamda güvende hissediyor. Kendini güvende hisseden çocuk, duygularını/düşüncelerini daha iyi ifade ediyor. Yaratıcılık bu şekilde gelişiyor. Özgür olacak diye, başkalarına saygıyı gözetmeden, kuralsız, kaotik bir şekilde hareket etmeyi çocuğun bağımsızlığı sananlara duyurulur…

yuva.masal

Can ve arkadaşları öğretmenlerinin okuduğu masalı dinlerken

Montessori eğitimine açtığım ufak parantezden sonra Can’ın özel gününe geri dönersek… Geleneksel tatil sofrasının baş yemeği elbette kızarmış hindiydi. Okulda pratik olsun diye marketten alınan etler servis edildi. Evlerdeki hindi daha bir özenle pişiriliyor. Özellikle kızarmış ekmek, kereviz sapı (celery), soğan, çeşitli baharatlarla doldurulmuş hindinin içi (stuffing) çok lezzetli oluyor. Bizim menümüzde kızarmış hindi, kızarmış tavuk, patates püresi, tatlı patates püresi, mısır, yeşil fasülye, kızılcık sosu, çiğ meyve/sebze tabağı, peynir tabağı ve dinner roll dedikleri hafif tatlı ekmeklerden vardı. Patates püresi genellikle gravy denilen et sulu sosla servis edilir ama hazırlanması özel bir çalışma istediğinden bu sefer yoktu. Onun yerine cranberry sauce denilen kızılcık sosu vardı. Menüdeki bir diğer özel yemek de Meksika’ya özgü tamale idi. Tamale çeşitli baharatlarla karıştırılmış etin, mısırlı bir hamura sarılması ve mısır koçanında pişirilmesiyle hazırlanıyor. Texas’ta yaşamaya başladıktan sonra öğrendiğimiz bu yemek çok hoşumuza gidiyor. Yemekten sonra tatlı olarak da elmalı pay, balkabaklı pay, meyve ve kurabiye ikram edildi.

yuva.yemekler

Geleneksel tatil yemeği ikramları

Yemekte Can büyük bir heyecanla bizimle oturmak istedi. Okulunda onu ziyaret etmemiz çok hoşuna gidiyor. Her seferinde bizi tüm öğretmenleri ve arkadaşlarıyla “Bu benim annem, bu benim babam” diye gurur ve mutlulukla tanıştırıyor. Bugün ben bir öğretmeniyle uzaktan gülümseyerek selamlaşınca, o şekilde selamlaşmamamı, yanına gidip “Nasılsınız?” demem gerektiğini söyledi. Anlayacağınız bizim oğlan bana ayar çekti. Kendisi hem mahallenin muhtarı, hem de sosyal bir böcektir.

yuva.yemek2

Bugün Can’ın okulundaki Tatil Sezonu Yemeğimiz çok güzel geçti. Hem öğretmenlerini ve arkadaşlarını bir süre aradan sonra toplu olarak görmüş olduk, hem de ailece lezzetli bir öğlen yemeği yedik. Çocuklar cıvıl cıvıl sesleriyle günümüze renk kattılar. Kuzey ile birlikte okuldan ayrılırken, oğlumuzun hayatındaki özel bir günün daha parçası olmaktan ve onun gözlerinin içinin güldüğünü görmekten ötürü biz de çok mutluyduk. Aileniz ve tüm sevdiklerinizle birlikte, hayatınızdaki güzel anların daim olması dileğiyle,

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben
Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

4 yorum

  1. Sevgili Canımla beraber nice daha güzel anılarınızın birikmesi dileğim ile hepinizi sevgi ile kucaklıyor ve çok öpüyorum.

  2. Sevgili Tanla&Kuzey böyle sevgi dolu çocuğunuz oldu için çok şanslısınız zaten o küçük sincap güzer yüzü ve şevkatli bakışları ile çok başarılı olacak inşallah. Canı ve sizleri sevgiyle öpüyorum daha nice mutlu anılar ve kutlamalar dilerim.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*