Can Özel Bir Oyun Parkında

Çocuk sahibi olduktan sonra yaşamımızı onlar yönlendirmeye başlıyor öyle değil mi? En ufak bir fırsat olduğunda, onların hoşuna gidecek aktiviteler planlamaktan kendimizi alamıyoruz. Oysa bizim de tatil yapmaya ihtiyacımız var. Ama olsun. Yüzlerindeki o gülücüğü görmek için bile herşeye değer.

Labor Day (İşçi Bayramı) tatilimizi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bugün, Can ile beraber, uzun zamandır methini duyduğumuz, ancak bir türlü gitmeye fırsat bulamadığımız özel bir oyun parkını ziyaret ettik. 3 katlı bir binaya yayılmış bu oyun parkında hemen her yaşa uygun aktivitler bulmak mümkün. Ancak biz özellikle 1 yaşından büyük çocukların fiziksel, kavramsal ve sosyal gelişimini teşvik etmek için hazırlanmış toddler alanını merak ediyorduk.

Can’ın öğle uykusu biraz uzun sürdüğü için parkın açık olduğu son 1 saate yetiştik. Bu nedenle biraz hızlı bir tur atmak zorunda kaldık. Fotoğraf makinam da yanımda olmadığı için fotoğrafları cep telefonunun kamerasıyla çektim. Bu nedenle istediğim kalitede çıkmadı. Kusura bakmayın…

Öncelikle toddler alanında emekleyen minikler olduğu için ayakkabı yasak. Ancak ebeveynleri düşünerek galoş koymuşlar. Bu da hoş bir detay olmuş. Alandaki oyuncaklar gerçekten ince bir düşünceyle seçilmiş ve yerleştirilmiş. Renk, ses, ışık, farklı dokular gibi beş duyunun neredeyse tamamına hitap eden aktiviteler hazırlanmış.

Alandaki ilk oyuncak çocukların motor becerilerini geliştirip, onları renklerle tanıştırıyor. Çocuklar tahta bir zemindeki deliklere, ince-uzun ve renkli silindirleri yerleştiriyorlar. Silindirler ilgili oyuğa yerleşince parlamaya başlıyorlar. Can bunu çok sevdi. Oyuncakla oynarken sarı bukleli minik bir kız, silindirlerin hepsini toplamaya çalıştı. Can’dan büyük olan bu cimcime, bir yandan silindirleri sepetine dolduruyor, diğer yandan Can’a “Bunlarla ben oynuyorum. Sen git!” gibi şeyler söylüyordu. Tabii bizimkinin anlamadığını nereden bilsin? Zavallı oğlum da anlam veremeyen gözlerle kıza bakıp, elindeki silindiri dahi ona verdi. Daha sonra da oradan uzaklaştı. Can bu konularda çok ilginç bir çocuk. Başka çocuklar ellerindeki oyuncak alındığında mızmızlık yaparken, bizimkisi hiç sızlanmaz. Başka oyuncakla ilgilenir. Bilemiyorum, Belki de bu yaşın özelliği bu. Belki ileride o da oyuncaklarını paylaşmak istemez. Göreceğiz.

oyunparkında1

Sarı saçlı kııız! Sarışın kııız! Baksanaaa!

Deminki oyuncağın bir de duvara asılmış versiyonu var. Bu versiyonda silindirleri deliklere yerleştirerek çeşitli desenler yapılması hedefleniyor.

oyunparkında5

Sıradaki oyuncak çok büyük bir lav lambası. Altındaki düğmelere basınca ışıklar renk değiştiriyor. Sıvının içinde de küçük balıklar yüzüyor. Renk algısını geliştirmeye yönelik olan bu oyuncak, benim bile hoşuma gitti.

oyunparkında2

Can’ın favorisi bu oyuncak oldu.

Lav lambasının hemen sol tarafında duvara monte edilmiş kum saatleri var. Bu saatleri kendi ekseninde döndürdüğünüz zaman içindeki sıvılar bir hazneden diğerine akıyor. Kum saatlerinin içinde su, jel, kum gibi akışkanlık dereceleri farklı olan maddeler var. Böylece fizik kanunları inceden inceye çocukların aklına yazılıyor.

oyunparkında3

Jel şeklindeki sıvının ağır ağır bir hazneden öbürüne akışı çok ilginçti.

Bu aktivite masası daha çok farklı dokuları tanımaya yönelik. Misket ya da taş gibi pürüzsüz ve parlak yüzeyler, değişik desenli halı parçaları gibi kabarık yüzeylerle yan yana konulmuş. Özellikle bir yaşından küçük bebeklerin dokunma duyularına hitap ediyor. Çocuklar ortadaki tele geçirilmiş topları hareket ettirmeye çalışırken motor becerileri gelişiyor.

oyunparkında4

Ortadaki boncuklu oyuncağın benzerini İkea’dan almıştık. Evde Can pek yüzüne bakmıyor. Sadece oradan oraya taşımayı seviyor. Ama burada kısa süreli de olsa oynadı.

Bu oyuncak ses duyusunun gelişmesini amaçlıyor. Pedallara bastığınızda ya da ipleri çektiğinizde müzik aletleri çalıyor. Pedallar ancak büyük çocukların basabileceği gibi. Can ipleri çekerek çalıştırabildi.

oyunparkında6

Oyun parkındaki en güzel süprizlerden biri, çocuklar için hazırlanmış market. İlk bakışta, çocukları bu yaşta tüketim kavramına alıştırmak gibi bir amacı olduğu düşünülebilir. Oysa bu aktivite Can’ın yaşındaki çocukların gelişiminde önemli bir adım olan rol edinme ve taklit oyunlarına hitap ediyor. Günlük yaşamda ebeveynlerin yaptığı alışverişleri gözleyen çocuklar, kendi boylarına uygun bir ortamda alışveriş yapmaktan çok keyif alıyor. Bu şekilde günlük aktiviteleri tecrübe ediyorlar ve bağımsızlık duyguları gelişiyor.

Nitekim Can’ın önüne alışveriş sepetini koyduğumuzda, üzümleri doldurmaya başlamakta bir dakika bile tereddüt etmedi. Sanki hep böyle bir fırsatı bekliyordu. Zaten gerçek markette de bazen torbalara meyve doldurmasına izin veriyoruz. Tabii Can bir taraftan torbaları doldururken, biz de diğer taraftan çaktırmadan çürük, bereli meyveleri boşaltıyoruz 🙂

oyunparkında7

Meyve alışverişinden sonra oğlum hemen peynir almayı tercih etti.
oyunparkında8

Ardından da tahmin edebileceğiniz gibi ekmek. Eee ne de olsa Türk çocuğu 🙂

oyunparkında9

oyunparkında10

Bebeğim alışverişini tamamladıktan sonra, babasının da yardımıyla, aldığı ürünleri kasadan okuttu. Sonra da ürünleri tek tek raflara geri yerleştirdik. Can’ı mutlu eden alışveriş macerası da böylece sona erdi.

oyunparkında11

Marketten çıktıktan sonra kalan 10 dakikamızda oyun parkının tamamını hızla dolaştık. Çok farklı yaşlara ve zevklere hitap edebilecek bir sürü oyuncak olduğunu gördük. Kapanış anonsu yapıldığında “Keşke biraz daha zamanımız olsaydı” diye hayıflandık. İleriki dönemlerde tekrar gelmeye karar verdik.

Merak ettiğim nokta Türkiye’de de böyle oyun parkları olup olmadığı… Uzun zamandır memleketten uzak yaşadığımızdan ve daha önce çocuk sahibi olmadığımızdan bu konuda maalesef bilgimiz yok. Sizin bildiğiniz yerler varsa bu yazının altına yorum bırakırsanız çok sevinirim. Sağlıcakla kalın…

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

6 yorum

  1. Oyun parkınıda çok beğendim,fırsatınız olduğu zaman tekrar götürünoraya hem bu arada belki başka çocuklarlada paylaşmayı ve oyun oynamayıda öğrenebilir.Çok güzel düşünülmüş bir yer.Türkiyedede varmı bilmiyorum.Yalnız burada bir kere Biricikle Demiri Amerikan hastanesine götürmüştük,oradada oyuncaklar vardı,aynen bir cimcime Demirin oyuncaklarını alıyordu çocuk neye elini atsa onu.Demirde aynen Can gibi herşeyden vazgeçip yenisine el atıyordu,cimcimede peşinden en sonunda Demir vazgeçtiydi.Buda bir karakter belkide daha sonra vermez,yada herzaman paylaşır,hayırlısıyla.Bu arada tatlımın kıyafetlerinede bayıldım,hele o sandaletler vede küçük ayaklar tam öpülesi Büyüyor,geziyor vede gittikçe tatlılaşıyor,bayılıyorum Canıma.Sevgiler.

    • Bebek ve Ben

      Bir daha götürmeyi planlıyoruz anneannesi. Can da Demir abisiyle aynı karakter özelliklerini gösteriyor demek. Keşke birarada olsalar da oynayabilseler. Can yeniden Türkiye’ye gelmeyi iple çekiyor. Belki de Demir abisi ziyaretimize gelir. (Biriciiiik!) Can da seni çok seviyor ve sana öpücükler gönderiyor anneannesi.
      Muck muck muck…

  2. Ahhhh, ahhh….
    Tanla Hn, öyle güzel anlatıp resimlemişsinizki, valla içim gitti. Malesef burada böyle bir yer yok. o kadar araştırmama rağmen, sadece bir merkez bulabildim. oda belli günler şeklinde hizmet veren biryerdi, ayrıca bu kadar detaylı bir yerde değil. Biz Bursa’da yaşıyoruz, belki başka şehirlerde vardır onuda bilemiyorum. Burada olan bazı oyun gruplarındada bazı şartlar varmış. bezlenen bebek almıyorlar gibi bazı duyumlar almıştım ama onun üstüne pek gitmedim zaten, kaldıki ben oğlumla beraber böyle bir ortama girmek isterim. Velhasıl Can bu konuda çok şanslı :)) Biz fırsat buldukça hayvanat bahçesi, çocuk parkları yada yeşillik alanlarla idare etmeye çalışıyoruz şimdilik. yaklaşık 1 ay sonra 2. oğlumda aramıza katılacak. artık araları 1.5 yaş olacağı için en iyi oyun arkadaşı kendileri olur inşalla ;))
    Bu arada yazılarınızı zevkle takip etmeye devam ediyorum. Birde Can ile Ataberk aynı dönem olduklarından, benim için çok faydalı ve eylenceli oluyor yazılarınız. Can’a memleketten kocaman öpücükler, sizede selamla…
    Sevgiyle kalın…

    • Bebek ve Ben

      Tuğbacım,

      Canberk’in aramıza katılmasını merakla bekliyoruz. Eminim ki Ataberk ağabeyine çok güzel bir arkadaş olacak.

      Siz de çok şanslısınız. Bazen annemle telefonda konuşurken bana apartmanın bahçesinde bütün çocukların beraberce oynadığını anlatıyor. Ben de Can’ın aralarında olmasını ve yaşıtlarıyla oynamasını çok isterdim. Burada maalesef öyle bir ortamımız yok. Ben sokaklarda, bahçelerde oynayarak büyüyen bir çocuk olduğum için o ortamları çok özlüyorum. Güzel memleketimizde, mis gibi açık havada, parkların tadını çıkarın.

      Can Ataberk’e selam söylüyor.

      Sevgiler

  3. Dayisinin pasasi kocaman olmus alis verislere gidermis cok ozledim seni kucuk pasam insallah en kisa zamanda gelirsin de seni doyasiya sever oynarim seninle ismin gibi cansin seni cok seviyorum bu arada demir gokyuzunde ne zaman ucak gorse hep sunu soyler bana dayi bak can ucakta gidiyor kaybolmus sofor yolu bilmiyormus galiba deyip kocaman opucukle el salliyor sana 🙂

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*