Büyükanne ve Büyükbaba Çocuğa Baktığında

Okurlarımdan Ayşe çalışan annelerin çok önemli bir sorununu paylaşıyor: Büyükanne/büyükbabaların anne ve babadan farklı bir çocuk yetiştirme anlayışı olması. Ayşe, büyüklerini kırmadan bu konuyu nasıl çözebileceğini soruyor. Gelin konuyu Ayşe’den dinleyelim.

Not: Kişilerden çok konuya odaklanmak için okurumun ve çocuğunun ismi değiştirilmiştir.

büyükanne büyükbaba ve torun

Kızım Ece, anne ve baba tarafında tek torun. Bu yüzden hem kendisine sonsuz ilgi var hem de kendisinden sonsuz beklenti var. Çalışmak zorunda olduğumdan bebeğe annem bakıyor. Bu yüzden de evimi onlara çok yakın bir yere taşıdım. Annem bakıcıdan çok daha iyi bakıyor tabii ki de ama sorun sanki biraz fazla iyi bakması mı? İzlenimim şudur ki annem sanki kendi çocuğuna bakıyor. Eve gelince bile uzaktan seyrediyorum bu durumu. Durum beni rahatsız etmekte. Rahatsızlığımı dile getirince de alınmalar oluyor. “Daha ne istiyorsun?” deniliyor.

Dede de başka bir sorun. Aşırı korumacı. Alt değiştirken bile “aman dikkat et” seviyesinde. Sıfır ağlama peşinde. İşin kötü tarafı Ece de bunun farkına vardı ve dedeyi parmağında oynatmayı keşfetti. Dedeyle konuştuğumda yine alınma ve küsme.

Kendi annemle ve babamla iletişim kuramazken bir de babaanne var. O da sahiplenici mükemmeliyetçi bir insan. Küçücük bebek için 10. ayda yürüme, 1 yaşında konuşma, 5 yaşında okuma planları yapıyor. Diğer taraftan Ece ile beraberken dünyayı unutmuş durumda. Bizimle bile konuşmuyor.

Sonuç olarak hepsi temelinde iyi insanlar ama benim çocuk yetiştirme yöntemlerine saygı duymuyorlar sanırım. Direkt olarak benimle tartışmaya girmektense bu yöntemleri uyguluyorlar. Benimle aynı aynı sorunları yaşayanlar var mıdır acaba? Daha önemlisi yaşayıp da kimseyi incitmeden çözen var mı?

Sevgili Ayşe,

Pekçok kişinin merak ettiği bir noktayı dile getirdin. Konuya girmeden önce özellikle belirtmek istediğim bazı hususlar var. Bu yazıyı yazarken senin sorunu ön planda tutmakla beraber, bu konuda sorun yaşayabilecek diğer anneleri ve farklı aile tiplerini de düşünerek değişik açılardan bakmaya çalıştım. Aşağıda belirteceğim yöntemlerin bazıları senin sorunu direkt olarak yanıtlamayabilir. Bu nedenle sana uymayan bölümleri dikkate almamanı rica ediyorum. Ayrıca yazdıklarım bir uzmanın görüşünden daha çok kendi gözlemlerime dayanıyor. Bu nedenle tartışmaya açık olup, herkesin kendi koşullarına göre değerlendireceğini umuyorum.

Öncelikle bazı gerçekleri konuşarak başlayalım:

Birincisi; kesinlikle yalnız değilsin. Çocuklarının bakımını anne-babasına teslim etmiş ebeveynlerin çatıştıkları bazı konuların olması duyulmamış birşey değil. Üstelik, yaşadığım yerde gözlemlediğim kadarıyla, sadece Türk aileleri değil, dünyanın hemen her yerinden aileler de aynı sorunları yaşıyor. Ancak çözüm yollarında farklılaşıyorlar.

İkincisi; bir çocuğa annenin bakımıyla, büyükanne/büyükbabanın bakımı arasında mutlaka bir fark olacağını kabul etmek lazım. Bu farklar yaş farkından, tecrübe farkından, eğitim ya da kültür farkından ileri gelebilir. Bizimle aynı yaşta, aynı eğitimi almış ve aynı kültürel çevrede yetişmiş en yakın arkadaşımızın ve hatta eşimizin bile çocuk yetiştirme tarzı bizimkinden farklı olabiliyorsa, ebeveynlerimizin torunlarına bakış şeklinin bizimle aynı olması beklenebilir mi?

Burada önemli olan, senin de belirttiğin gibi, kendimizi ve ebeveynleri de üzmeden, çocuğumuzu da olumsuz etkilemeden bu duruma uygun bir çözüm bulabilmek diye düşünüyorum. Ancak bu çözümün çok da kolay olduğunu iddia etmeyeceğim. Bir kere elimizde birden fazla seçenek var. Kimi seçenekler daha uçta, kimileriyse daha ılımlı. Her yöntemin de kendine göre avantajları ve dezavantajları var. Aşağıdaki paragraflarda, uçtaki seçenekleri önce vererek gözlemlediğim çeşitli alternatiflere dikkat çekmek istiyorum. Ancak bu konuda uzlaşma taraftarı olduğumdan, uzlaşma seçeneğini en sona bıraktım ve daha detaylı olarak anlattım. Haydi seçeneklere bir göz atalım:

Görmezden Gelme

Sabah işe giderken çocuğu “Eti senin, kemiği benim” diyerek büyüklere teslim edip, akşam da fazla sorgulamadan eve götürmeyi içerir.

Avantajı: Görmezden gelme belki ilk bakışta en kolay yoldur. Çocuk bakımıyla ilgili detaylar büyüklere bırakıldığı için bu yöntemde günlük çatışmaların yaşanması ihtimali azalabilir. Sinirleriniz de daha az yıpranır.

DezavantajıHer ailede bu şekilde olacağını iddia edilemez ama, bir müddet sonra şeker/çikolaya bağımlısı, şımarık ve ayakta sallanmadan uyumayan küçük bir canavarı da teslim alıyor olabilirsiniz. Hatta çocuk bakımının detaylarına karışmadığınız için “ilgisiz/tecrübesiz anne” damgası yeme ve çocuğunuzun giderek sizden uzaklaştığını görme ihtimaliniz de doğabilir.

Anında Müdahale

Çocuk bakımı sırasında herhangi bir sorun ortaya çıktığında kendi kurallarınızı ortaya koyup, uyulması için ısrar edin. Büyükanne/babanın hatalı gördüğünüz davranışlarını anında düzeltin. Onların herhangi bir konuda insiyatif kullanmasına sıcak bakmadığınızı belirtin.

Avantajı: Bu yöntem bazı aile tiplerinde ve/veya geçici olarak işe yarayabilir. Kritik hatalar hızla düzeltilebilir.

DezavantajıBu yöntem kısa vadede işe yarasa da, uzun vadede tarafları bir güç savaşına sürükleyebilir. Elbette çatışma ilk anda ortaya çıkmaz. Samimiyet derecesine göre önce rica ve tekrar, sonra memnuniyetsizliği belli etme, ardından ufak tartışmalar ve büyük kavgalar gelir. Sonuçta en iyi ihtimalle bir taraf diğerine darılırken, bazı durumlarda iş, görüşmemelere bile varabilir. Aklımızdakileri fazla düşünmeden ortaya dökmek içimizi  rahatlatır belki, ama, anne/babalarımızla kurmak istediğimiz ilişki bu mu? Bunu sorgulamak gerekir.

Sınırlama

Uzlaşma yöntemleri işe yaramıyorsa, görüşülen zamanları sınırlama yöntemine gidebilirsiniz. İmkanlarınız zorlansa da ve hatta anne ya da babadan birinin kazancının tamamı bu işe adansa da, çocuğu yuvaya vermek ya da profesyonel bakıcı tutmak bazen en uygun çözüm olabilir. Sonuçta bu bir denge meselesidir. Sizin için sinirlerinizin yıpranması mı daha önemli? Yoksa para mı? Belki bu ikisinden birini tercih edebilirsiniz. Hem para kaybetmeyeceğim, hem de sinirlerimi yıpratmayacağım demek bir uzlaşma yolu bulmayı gerektirir.

Avantajı: Çocuğun bakımında büyükanne/büyükbabanın rolü kalmayacağı ya da ancak haftasonları belli bir aktiviteye katılmanız için birkaç saatlik bakımla sınırlı kalacağı için sorun büyük ölçüde azalır.

Dezavantajı:  Bu yöntem çalışmak isteyen, çalışmak zorunda olan, maddi durumu yuva/profesyonel bakıcı için uygun olmayan ya da bunu tercih etmeyen annelere zor gelebilir.

Uzlaşma

Yöntemlerden en sevdiğimi ancak bir anlamda da en zorunu sona bıraktığımı itiraf etmek istiyorum. Gerçekten de sadece çocuk yetiştirme konusunda değil, insan ilişkisi içeren her konuda görmezden gelmek, müdahale etmek ya da sınırlamak uzlaşmaktan çok daha kolaydır. Uzlaşmak deyince de akla hemen ödün vermek gelir. Sanki yapılan hatalara gözler kapatılınca ya da koşulsuz ödün verilince herşey çok yolunda gidecekmiş gibi. Oysa insanları kırmadan ilişkinin kurallarını belirlemek empati, akıl ve çaba ister.

Aslında en ideali büyükanne ve büyükbabaya çocuk baktırmadan önce oturup bu konudaki felsefenizi, dileklerinizi ve olmazsa-olmaz kurallarınızı konuşmaktır. Ancak kimi koşullarda bu mümkün olmaz. Yine koşullar nedeniyle, detaylı olarak konuşamadan apar-topar böyle bir düzene girmiş olabilirsiniz. İstemediğiniz uygulamalar çoktan başınıza gelmiş, işler arapsaçına dönmüş ve çıkış yolu kalmamış gibi olabilir. Çocuk yetiştime konusunda sınırları çizmekte geç kaldığını düşünenlere bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haber: Çözümsüz değilsiniz. Kötü haber: Çözüm kolay olmayacak. Önerim: Zaman geçmiş bile olsa bir an evvel oturup, konuşun.

Avantajı: Uzun vadede hem çocuğun gelişimi hem de aile içi ilişkiler açısından en sağlıklı yöntem karşılıklı anlaşarak orta noktada buluşmaktır.

Dezavantajı: Uygulanması zaman ve emek ister. Çağımızın hızlı yaşantısında bunu yapacak lüksümüz olmayabilir. Bazı aile tiplerinde böyle bir konuşmayı yapacak ortam bulunmayabilir.

Büyükanne/Büyükbabayla Nasıl Konuşmalı?

Çocuk bakımının yöntemleri konusunda konuşmak için sıkışık bir zaman tercih edilmemelidir. Mümkünse çocuğun ortalarda olmadığı bir saatte (uyuduktan sonra) rahat bir ortamda konuşulmalı ve böyle bir konuşma yapılacağı konusunda ebeveynlere önceden bilgi verilmelidir. Her insanın düzgün şekilde kendini anlatması ve karşı tarafı da dinlemesi durumunda her türlü soruna çözüm bulunacağına inananlardanım. Sevdiğim bir laf var: Ne söylediğin değil, nasıl söylediğin önemli.

  • Hazırlık: Çocuğunuza bakacak ebeveynlerinizle konuşmadan önce eşinizle konuşun. Çocuk bakımındaki önemli noktalar konusunda eşinizle anlaşamıyorsanız, denklemin içine ebeveynleri de soktuğunuzda işler daha karmaşık hale gelebilir. Eşinizle konuşurken “Çocuk Bakımı Anlayışınıza” dair yazılı bir liste hazırlayın. Bu liste “çocuk yetiştirmekle ilgili olmazsa-olmaz kurallarınızı” ve “diğer dileklerinizi” içersin. Beslenme, uyku, tuvalet alışkanlıkları gibi önemli konular mutlaka listede yer almalıdır. Bu liste, büyüklerle konuşurken elinizin altında olsun.
  • Isınma: Ebeveynlerinizin çocuğunuza bakma konusunda yardımcı olmasına çok sevindiğinizi, bunun anlamının sizin için çok büyük olduğunu, çocuğunuza en iyi şekilde bakılacağına emin olduğunuzu belirterek konuşmaya başlayın.
  • Duyguları/koşulları dile getirme: Çocuğunuzu bırakıp işe gitmenin aslında sizin için kolay olmadığını, çocuğunuzu çok özleyeceğinizi, ama … sebeple (başka kimsenin daha iyi bakacağına inanmamak, maddi sebepler, kariyer yapma arzunuz vs.) onlardan yardım istediğinizi belirtin.
  • Sınırları çizme: Çocuğunuzun sağlıklı ve terbiyeli bir şekilde yetişmesi için eşinizle ortak olarak bazı kurallar koyduğunuzu belirtin. Çocuk Bakımı Anlayışı listenizden yola çıkarak bu kuralları açıklayın. Evde uyguladığınız bu kuralları büyükanne/büyükbabanın gözetiminde de  devam ettirmenin sizin için çok önemli olduğunu belirtin. Çocukların yapıları gereği bu kuralları esnetmeye çalışacaklarını, ancak, ailecek hepinizin davranışlarından gurur duyacağı, sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için bu kuralları mümkün olduğunca uygulamak istediğinizi belirtin.
  • Zamanla değişenler: Çocuk bakımında bazı konular onların dönemiyle aynı olsa dahi (mesela çocuk saat 8’de yatar.) bazı kuralların zaman içinde değiştiğini, (mesela eskiden bebekleri yüzüstü yatırırlarmış, şimdi Ani Bebek Ölümü Sendromu riskini azaltmak için sırtüstü yatırılıyor.)  bunları paylaşmak istediğinizi belirtin. Bunları paylaşmanın onlara güvenmediğiniz anlamına gelmediğini, sadece onların işlerini kolaylaştırmak için hızla üzerinden geçeceğinizi belirtin.
  • Beyaz yalan: Çocuk bakımıyla ilgili koyduğunuz bazı kuralların ebeveynleriniz tarafından ciddiye alınacağını ya da uygulanacağını düşünmüyorsanız, bazen bir otoriteyi araya koymak faydalı olabilir. Belli kuralların doktorunuz tarafından önerildiği, uyulmaması durumunda çocuğunuzun rahatsız olduğu/olacağı şeklinde beyaz bir yalana başvurabilirsiniz. Örneğin çocuğunuza çikolata verilmesini istemiyorsanız doktorun yasakladığını, çok yediğinde alerji olduğunu söyleyebilirsiniz.
  • Farklılıklar: “Çocuk Bakımı Anlayışı” listesinin üzerinden gittikten sonra, bu listede uygulanması zor olduğunu düşündükleri ya da kendi çocuk bakımı anlayışlarına ters gelen birşey olup olmadığını sorun. Farklılıkların bu aşamda dile getirilmesi çok önemlidir. İleride de çocuk bakma konusunda emin olmadıkları durumlarda bir uygulama yapmadan önce sizinle konuşmalarını rica edin.
  • Sorular: Küçük çocuklara bakmanın fiziksel ve duygusal anlamda yıpratıcı olabileceğini, bu konuda bir endişeleri ya da soruları varsa paylaşabileceklerini belirtin. Herhangi bir zamanda dayanamayacakları kadar yorulurlarsa ya da sinirleri  yıpranırsa, sizinle paylaşmalarını, çocuğun bakımı için başka bir çare bulabileceğinizi belirtin.
  • Güven tazeleme: Kuralları konuştuktan sonra bunların uygulanması konusunda size yardımcı olacaklarına emin olduğunuza dair güveninizi belirtin.
  • Teşekkür:  Konuşmanızı büyükanne/büyükbabaya yardımları için bir kere daha teşekkür ederek kapatın.

Ebeveynlere Çocuk Teslim Ederken Hatırlamanız Gerekenler

Çocuk yetiştirirken tek bir doğru yok. Ebeveynleriniz sizi bu yaşa kadar getirdiyse onların da bildiği birşeyler mutlaka var. Bu nedenle eşinizle Çocuk Bakımı Anlayışınızla ilgili listeyi hazırlarken gerçekçi olun. Bu listede beslenme ve uyku alışkanlıkları gibi hayati öneme sahip olan konulardaki kurallarınıza dikkat çekin. Çamaşırların nasıl katlanacağı, oyuncakların nerede duracağı gibi basit konuları da “diğer dileklerimiz” bölümüne ekleyebilirsiniz. Ancak bunların illa uygulanamayabileceğini bilin. Beklentilerinizi gerçekçi tutarsanız hayal kırıklıklarınız da azalır.

Ebeveynleriniz çocuğunuz için bir anne/baba olmasa da, buna en yakın şeydir. Torunlarını kendilerinden bir parça gibi severler. Kendi hayatlarının koşuşturmacası arasında size nasıl baktıklarını belki hatırlamayan ve belki de bunun zevkini alamamış ebeveynleriniz, ellerine geçen ikinci bir çocuk büyütme fırsatını kaçırmak istemeyeceklerdir. Bu nedenle torunlarını fazlasıyla sahiplenirler. Çocuğunuzu bırakarak işe gitmenin zorluğu bir yanda dururken, eve geldiğinizde küçüğünüzün büyükanne/babayla sizinkinden daha özel bir ilişki kurmuş olduğunu görmek yaralayıcı olabilir. Nihayetinde çocuk sizden fazla onlarla vakit geçirmekte olduğundan bu durum oldukça normaldir. Bu konuda yapabileceğiniz en iyi taktik çocuğun olmadığı bir ortamda bu konudaki endişelerinizi büyükanne/büyükbabaya açmak ve onların yardımlarını istemektir. Ayrıca çocukla beraber olduğunuz zamanı güzel ve kaliteli aktivitelerde değerlendirmek faydalı olacaktır. Bir an alakasız ebeveynlere sahip olduğunuzu ve çocuğunuzun bakımı gibi hayati bir konuda hiç destek görmediğinizi düşünün. Hangisini daha çok tercih ederdiniz?

Bütün çabalarınıza rağmen çocuk bakımı sürecinde kuralların esnetildiği ya da uygulanmadığı anlarla mutlaka karşılaşacaksınız. Çok kritik konularda elbette kurallarınızı kibarca hatırlatın. Ancak basit konular için ağzınızı açmadan önce bir kere daha düşünün. Herşeyi çok fazla eleştirdiğinizde büyükanne/büyükbaba içinde öfke biriktirecek, kendini yetersiz hissedecek ve hatta size darılacaktır. Kimi zaman samimiyetten dolayı insan söylemek istemediği sözleri sarfedebilir. Bu tuzağa düşmemeye dikkat edin. Aslında temel kural “Profesyonel bir bakıcıyla ya da yuvadaki öğretmenle muhattap olurken nasıl her konuyu kibarca konuşarak halletmeye çalışıyorsak, büyükanne/babalara da aynı özeni ve saygıyı göstermemizdir.” Çocuk bakımıyla ilgili konuları konuşurken sadece konuya odaklanın. Başka konuları ya da eski kırgınlıkları gündeme getirmekten, konuyu uzatmaktan kaçının. Yorumlarınızda kişiye değil olaya vurgu yapın. “Sen şöyle, şöyle yapıyorsun.” demek yerine, “Bunun böyle yapılması daha iyi olur” gibi cümleler kullanın. Karşı tarafın da konuşmasına izin verin. Söylediği şeyi onaylamasanız bile anladığınızı belli edin.

———————–

Sevgili Ayşe,

Aklıma gelenler şimdilik bunlar. Aslında biraz tek taraflı bir yazı olduğunun ve daha çok anne/babaya yük bindiriyormuş gibi gözüktüğünün farkındayım. Oysa güzel bir ilişki için büyükanne ve büyükbabanın da dikkat etmesi gereken bazı kurallar var. Onları da belki başka bir yazımda ele alırım.

Ben her konuda konuşarak uzlaşılacağına inanıyorum. Senin bu konuda düşünüyor olman bile uzlaşma yönünde bir adım attığının göstergesi. Umarım bu taktikler biraz olsun faydalı olur. Kendinize çok iyi bakın.

Sevgiler

Tanla

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

2 yorum

  1. Yine her zamanki gibi harika bir yazı olmuş. Bizde de aynı sorunlar var. Artık uzlaşmayı deneyeceğiz :))

  2. Merhaba,
    bu konuyla alakalı olabilir diye düşünüyorum. benim de bebeğe annem bakıyor. Çok ilgili ve güzel bakıyor ama en son oğlum annemin göğsünü emmeye kalktı. bu durum sağlıklı bir şey midir? bebeklerde emme güdüsü herkese karşı aynı mıdır? yoksa minik oğlum anneannesini ane mi zannetmekte???

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*