Bumerang Blog Ödülleri Törenindeydim

Büyük gün nihayet geldi: Bugün günlerden “Bumerang Ödül Töreni”… Yaklaşık 2.5 senedir devam ettiğim blog maceramın ilk senesinde, daha birkaç aylık bir blog iken başka bir blog ödülleri yarışmasına katılıp ilk 10’a kalmıştım. Ancak bu sene 3.sü düzenlenen ve Türkiye’nin blog Oscar’ı olarak tabir edilen Bumerang Blog Ödülleri’nde En Çalışkan Blog Kategorisi’nde ilk 3’e kalmak bambaşka bir duyguymuş…

Yarışmaya kayıt olduğum, ilk 50’ye girdiğim ve ilk 10’a kaldığım günler dün gibi aklımda… Okurlarımın, arkadaşlarımın ve ailemin desteğiyle burada olduğumu bilmek gerçekten yüreğimi ısıtıyor. Hepinize ne kadar teşekkür etsem az…

İlk 3′ kaldığımı öğrendiğim gün Kuzey ile konuştuk. 5 Aralık’ta düzenlenecek “İyi İçerik Atölyesi” ve aynı günün akşamındaki ödül törenine katılmak için Türkiye’ye gitmeye karar verdim. Hemen annemleri aradım. “Yarışmada ilk 3’teyim. 1 haftalığına Türkiye’ye geliyorum!” diye müjdeyi verdim. Apar topar bavulumu hazırladım, biletimi aldım, adeta bir kuşun kanatlarına konarak memlekete vardım. Henüz jetlag’i bile atlatamadan 5 Aralık günü geldi.

Hazırlık

Kuzenim Biricik hem İyi İçerik Atölyesi’nde hem de ödül töreninde bana eşlik edecekti. Böyle özel bir günü paylaşma şansını bulduğumuz için çocuklar gibi şendik. Erkenden kalktığımız günümüz kuaför salonunda başladı. Makyaj malzemelerini süratle aynanın önüne dizdik. Allıklar, rimeller, göz farları… Kızsal savaş boyaları yani :))) Bir yandan kahvemizi yudumluyor, heyecanla önümüzdeki günün kritiğini yapıyor, diğer yandan da kıyafetlerimizi birbirimize gösteriyor ve makyaj malzemelerini didikliyorduk. Birden kendimi lisede gibi hissettim. Wooow! Bin sene falan olmuş bu duyguları yaşamayalı…(İHTİYARRR!)

Bir müddettir kesim yüzü görmediği için artık şeklini kaybetmiş olan saçlarıma aynada baktım. Acaba ne yapsam? Önümde iki seçenek vardı: Ya rahat kullanacağım ve her zamanki gibi bir tokayla toplayabileceğim klasik bir model kestirmek… (SIKICIII!) Ya da saç konusunda oldum olası çılgın damarımı ortaya cikarmak… Kuaföre geldiğim dakikalarda giydiğim eşofmanları gören  kuaförüm birinci seçeneğin tercih edileceğinden emin olarak aynadaki yansımama baktı. “Kes güzelim!” dedim ona, “Hiç acıma”… Ayrıca ön taraflara da değişik bir renk atalım. Artık mor mu olur? Ateş kırmızısı mı olur? Göreceğiz…

Bumerang HazırlıkKesim ve boyadan sonra aynadan bana bakan yüze gülümseyerek göz kırptım. Evet, evli ve bir çocuklu olabilirim. Ancak bu, deli damarımı toprağa gömdüğüm anlamına gelmiyor…
Saç tamamlanınca makyaja giriştim. Komik, ama, uzun zamandır böyle özenerek makyaj yapmamış olduğumdan makyaj konusunda paslandığımı hissediyordum. Göz makyajımı yaparken “Keşke eskisi gibi lensim olsaydı” diye hayıflandım. Birkaç saat sonra kuaförden ayrılırken kendimi hafiflemiş, yenilenmiş ve önümde beni bekleyen uzun güne hazır hissediyordum. Biricik de pek çıtır olmuştu. Nasıl? Bu iki kuzeni beğendiniz mi? Bumerang

İyi İçerik Atölyesi

Hilton otelinde düzenlenen İyi İçerik Atölyesi‘ne tam zamanında vardık. Kayıt işlemlerimizi bitirip, yaka kartlarımızı alıyorken arkamızdan büyük bir kalabalık bastırdı. Topuklularımızı tıkır-tıkır tıkırdatarak mermer merdivenlerden kokteyl alanına indik. Hmmm, hoş bir kalabalık. Hemen girişte “Hürriyet Benim” standında mesajımızı seçerek, merhaba fotoğraflarımızı çektirdik. Ardından Garanti standında Biricik ile beraber matrak flipcardlar yaptırdık. Toplantıdan önceki kokteyl ortamında çok sıcak ve zarif bir kadın olan modacı Deniz Berdan ile tanışma şansını buldum.

Deniz Berdan ve TanlaKahvelerimizi yudumladıktan sonra İyi İçerik Atölyesi’nin düzenleneceği salona geçtik. Ooo, kalabalıkmış.

BumerangSaat 14’den yaklaşık 18’e kadar süren atölyede ardı ardına birçok oturum oldu. Toplantı Boomads Genel Müdürü Onur Kabadayı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Kabadayı, bu sene yarışmaya 1.650 blog başvurdu ve 45.000 SMS oyu kullanıldı dedi. Vay canına!

bumerangSırada Almanya’nın meşhur gazetesi Bild’in ürün müdürü Juliane Grunwaldt vardı. Almanya’nın Blog Ekosistemi ve Bild Dijital ile Boomads’ın işbirliği üzerine bir konuşma yapan Grunwaldt, Alman blogcuların %63,5’unun bloglarından aylık €0-300 arasında bir gelir kazandığını ve %13’ünün ayda €1000’yu aşan miktarda gelir elde ettiğini söyledi. Hiç fena değil 🙂

Ardından benim çok ilgimi çeken Vatandaş Gazeteciliği ve Yeni Medya Düzeni başlıklı bir panel vardı. Hürriyet gazetesi koordinatörleri Bülent Mumay, Emre İskeçeli ve Emre Oral’ın katıldığı panelde, Hürriyet İcra Kurulu üyesi moderatör Erhan Acar, blog dünyası yayıncılığın kalbine oturmuş durumda dedi. Eskiden habercilik sadece gazetecilerin işi olarak kabul edilirken, günümüzde aktif olarak kullanılan sosyal medya sayesinde herkesin haberleri paylaşabildiğini vurguladılar. Ancak muhabir ile muhbirin farkına değinerek haber kaynaklarını doğrulamanın önemini anlattılar.

Hemen ardından, ünlü komedyen ve radyo programcısı Ceyhun Yılmaz’ın adeta bir stand-up gösterisi tadındaki Geleneksel Medyanın Sosyal Medyaya Entegrasyonu konulu konuşması vardı. Radyodan televizyona ve televizyondan da internete geçişin özetini kendine has üslubuyla veren Yılmaz, bloggerlar efendisi olmayan birer Samuray dedi.

Ödül sponsorlarından olan Garanti Bankası’nın şubesiz bankacılık müdürü Deniz Güven, Yeni Platformlar ve Bankacılık üzerine konuştu. Kahve molasından önceki son oturumda, Mec Global’in Head of Interaction’ı Eda Önsel ve Loreal’in Türkiye Pazarlama Direktörü Beyza Kapu Dijital Medya Planlamasında İçerik Pazarlamasının Yeri‘ni tartıştılar.

Kısa bir kahve molasından sonraki ilk oturum dünyanın en büyük PR firmalarından biri olan Edelman Germany’de Executive Director olan Björn Slevers’in Dijital Çağda Sosyal Medya ve Bloglar Aracılığı ile Kriz İletişimi konulu konuşmasıyla başladı. Slevers, Adidas, Nestle, Axe, Heineken gibi çok bilinmiş markalardan yaşanmış örnekler vererek firmaların sosyal medyayı kullanarak nasıl tüketicilere ve hissedarlarına ulaştığına, onları tanıdığına ve daha iyi ürünler geliştirdiğine örnekler verdi. Ayrıca doğru yönetilen sosyal medya hesapları sayesinde firmaların güvenilirliğinin arttığını ve bu hesapların kriz anları için bir nevi erken uyarı sistemi olduğunu söyledi.

İyi İçerik Atölyesi hepimizin merakla beklediği Sosyal Medyada Kişisel Marka Yönetimi konulu panelle sona erdi. Usta gazeteci Ayşe Arman, modacı Deniz Berdan, Tribal Worldwide İstanbul Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik, Twitter fenomeni Ömür Özdemir (CeriLevis) ve moderatör Haymi Behar’ın sohbeti bence en ilgi çekici oturumlardandı. Ayşe Arman her zamanki samimi üslubuyla kendi sosyal medya algısını paylaştı. Twitter’da 140 karakter kullanarak çok gereksiz konular paylaşılabildiği gibi, çok can alıcı konulara da değinilebildiğini söyledi. Yaptığı röportajların yarattığı etkiyi sosyal medyadan anında görebildiğini söyleyen Arman, sosyal medya sayesinde kişilerin adeta tek başına birer yayın organı haline geldiğine dikkat çekti. Deniz Berdan blogculuğu bir nevi kişisel günlüğe benzetti ve marka iletişiminde blogların samimi dokunuşunu anlattı. Panelin en güzel mesajlarından birini Arman, Daha cesur, daha pervasız şeyler yapalım. Sonsuza kadar özgür olalım! diyerek verdi. Toplantının bitiminde cesur yazılarını ve röportajlarını her zaman keyifle takip ettiğim Ayşe Arman ile tanışıp fotoğraf çektirme şansı buldum.

Ayşe Arman ve Tanlaİyi İçerik Atölyesi  sona erdiğinde karnımız zil çalmaya başlamıştı. Çıkışta bir diğer kuzenim olan Ulaş ile buluştuk. (Bizde kuzenler bol…) Biz 3 silahşörler İstiklal Caddesi’nin yolunu tuttuk. Aman Allahım! dilimiz nasıl da şişmiş. Caddede ilk önümüze gelen yere oturup, hamburgerlerimizi dişlerken uzun zamandır yüzyüze görüşememiş olmanın acısını cır cır konuşarak çıkardık. Karnımız tok, keyfimiz yerinde olarak ödül törenine katılmak üzere Babylon’a yöneldik.

Ödül Töreni

İstanbul gece hayatının en ünlü mekanlarından biri olan Babylon o gece tıklım tıklım doluydu. Ben de herkes gibi kategori birincilerinin açıklanmasını beklerken heyecanımı kuzenlerle sohbet ederek gidermeye çalıştım. Bu arada bazı blogger arkadaşlarla ve panelistlerle de tanışma ve sohbet etme fırsatı buldum.

Bumerang ÖdülleriSaatler ilerlerken beklediğim an geldi. Bumerang Blog Ödülleri‘nde ilk 3’e kalan bloglar kategorilerine göre sırayla sahneye çağrılmaya başladılar. En Çalışkan Blog kategorisi‘nde benimle beraber diğer iki blogcu arkadaşımı sahneye çağırdıklarında kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Hürriyet gazetesi Web Koordinatörü Bülent Mumay birinciyi açıkladı: Bu sefer birinci olamadım. Ancak yarışmaya katılan 1.700’e yakın  blog arasında ilk 3’e kalan finalistlerden biri olmak benim için çok büyük bir gurur ve mutluluktu. Her biri kendi alanında başarılı ve emek verilmiş bloglar hazırlayan tüm finalist arkadaşlarımı ve kazanan tüm arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. İşte 3.Bumerang Blog Ödülleri’nin sahipleri, kategori birincileri:

En Tarz Blog: kafkaokur.com
En Çalışkan Blog: bencetatil.com
En Bilge Forum: maxigame.org/forum
En İyi Yerel Site: 29saat.com
En Uzman Blog: sirtcantalilar.com
En Sosyal Blog: aristolog.com
Jüri Özel Ödülü: digitalcanavar.com

İyi İçerik Atölyesi ve 3. Bumerang Blog Ödülleri Töreni‘nde yaptıkları başarılı organizasyon için Bumerang ekibine teşekkür ediyorum. Yarışmaya katılan pek çok kaliteli blogu inceleyerek, kararlarını veren, her biri mesleğinde başarılı ve birbirinden değerli jüri üyelerine de çok  teşekkürler.

Değerli zamanlarını ayırarak oylarını kullanarak aileme, arkadaşlarıma ve okurlarıma bir kere daha gönülden teşekkür ediyorum. Son teşekkürlerimi ise benim için en özel bir minik adama ve bir büyük adama adıyorum: Oğlum Can’a bu blogun doğmasına ve hergün büyümesine ilham verdiği için ve eşim Kuzey’e yaptığım her işte desteklerini esirgemediği için… O gece hepiniz benimle beraber oradaydınız….

Bumerang
En Çalışkan Blog

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

5 yorum

  1. Sevgili Tanla;

    İlk 3 ü duyduğumdaki heyecanım geleceğini haber aldığında sevinç fırtınasına dönüştü. O günü sabahtan akşama dolu dolu geçirmek fikri olabilecek en güzel hayalin gerçek olmasıydı. Hazırlıklar, sohbetler derken Bumerang “İyi İçerik Atölyesini” ve ödül gecesini beraber deneyimlemek ve bu heyecanı yaşamak benim için çok keyifliydi.

    Bumerang gününe En Çalışkan Blog finalisti olarak katılmanı sağlayan “bebekveben” e 2,5 yıldır araştırma, öz veri, sevgi ve esprilerilerinle kaleme almış olduğun yazılarını paylaştın. Biz ailen ve okurların olarak büyük bir keyifle yazılarını takip ettik ve etmeye de devam edeceğiz.

    Nice başarılarını beraberce kucaklayıp paylaşabilmek dileği ile.

    Sevgiler

    Biricik

  2. Canım töreni anlattığın bu yazı da her zamanki gibi çok güzel,akıcı ve detaylıydı.Okurken bende seninle o günü yaşamış gibi oldum.Senin her zaman yaptığın bir işin en iyisini yapmak için ne kadar çok çabaladığını en iyi bilenlerden biri olduğumu düşünüyorum.Onun için aldığın her ödülü sonuna kadar hak ediyorsun.Ben inanıyor ve de düşünüyorum ki bu daha bir başlangıç.Daha çok ödüller alıp,çok çok iyi yerlere geleceğine eminim ve bütün kalbimle bunu diliyorum.Allah kalemine ellerine kuvvet versin,yolun açık olsun canım benim.Can a sana ilham verdiği için,Kuzey e de sana olan sonsuz destekleri için bende buradan çok teşekkür ederim.

  3. Tanla Merhaba,
    Daha önce de söylemiştim.Bu blog/site gerçekten pek çalışkan ve üretken. Yazdığın yazılar oldukça detaylı,bu yazıda bile bizi oraya götürmüşsün 🙂 Başarılarının devamını dilerim, saçlarına ba-yıl-dım!
    Sevgiler..

  4. Sevgili Tanla,
    Bumerang Ödülleri’nde ilk üçe kalmana çok sevindim. Hakediyorsun bence bunu. Başarlarının katlanarak artması dileğiyle…

  5. saçlar harika, yazı süper, blog zaten muhteşem

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*