Bebeksi Haller: Anlamadığım Şeyler

can kablo

Kablolarım vaaar! Kablo satıyorum! Kablocuuu!

Annemin söylediğine göre ben 1 yaşındayken mükemmel konuşurmuşum. Sadece Yusuf ismini söyleyemez, onun yerine Yufuf dermişim. Bizim oğlan tembel çıktı. 1 yaşından gün almasına rağmen, henüz kelime haznesi ge-ge (gel-gel), ma-ma, ba-ba ve nadiren söylediği anneye benzettiğimiz nnn-ne’den ibaret.

Tabii konuşamadığı için derdini kendince mimiklerle ve işaretlerle anlatıyor. Kuzey ile ben ne kadar çabalasak da, anlatmaya çalıştığı bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyoruz. Yine de elimizden geldiğince tahminler yürütüyor ve olası seçenekleri tek tek deniyoruz.

Kuzey bugünlerde sık sık “bir konuşsa da, ne demek istediğini söylese” deyip duruyor. Anlayacağınız anne de baba da Can’ın konuşması için sabırsızlanıyor. Oğlumun kendi derdini bülbül gibi şakıyarak anlatacağı o günler gelene kadar Can’ın şifrelerinden bir kısmını sizlerle paylaşayım. Bakalım siz işin içinden çıkabilecek misiniz?

  • Yiyecekleri kulağına sokmaya çalışmanın özel bir anlamı var mı? Ağzının yanısıra kulağına da sokunca daha hızlı  biteceğini mi düşünüyorsun?
  • Neden telefonun şarj kablosunu alıp, hızla emekleyerek kaçmayı seviyorsun? O siyah kabloda bu kadar cazip olan ne var?
  • Her hapşırdıktan sonra neden tüm tatlılığınla bana bakıp gülüyorsun?
  • Sana yemek yedirirken daha ilk kaşıkta, tabağın içindekini bile görmeden kaşık tutan elimi itmenin bir anlamı var mı?
  • Seni kucağıma aldığımda boynuma sarılıp, boynumu hafifçe çimciklemen ya da sırtıma pat pat vurman sevgi işareti değil mi?
  • Daha önce 1000 defa eline almış olmana rağmen, gözlüğüm sana neden bu kadar cazip geliyor?
  • Eşyaları parmakla işaret ederek göstermeyi öğrendin. Ama bu işareti ne zaman kullanacağın konusunda daha çoook pratik yapmaya ihtiyacın var. Yemek yerken üzerinde hiçbirşey olmayan koltuğu parmağınla işaret edip, soru soran gözlerle bana bakman ne demek? Orada birşey olsa valla vereceğim.
  • Halkaları üst üste koyarak çubuğa dizmeyi artık çok güzel öğrendin. Ama bu oyuncağı ben sana vermezsem hiç kendi kendine oynamıyorsun. Sadece beni memnun etmek için mi halka diziyorsun?
  • Eskiden fön makinasının sesinden deli gibi korkup ağlarken, şimdi fön makinası en yakın dostun oldu. Gördüğün anda istiyor, eline alıyor ve prize takılı değilse, prizin yanına götürüyorsun. Tabii prizin üzeri kapalı olduğu için takamıyor ve benim yapmam için yalvaran gözlerle bakıyorsun. Anlaşılan fön makinasını çalıştırmak istiyorsun. Ama banyodan çıktığında saçlarını kuruturken sabit durmayıp, fıkır fıkır kaynıyorsun. Bu ne pehriz, bu ne lahana turşusu?
  • Sana “karnım acıktı, çiş ve kaka”yı söylemeyi öğretmeye çalışıyorum. Açlık için karnına, çiş için ön tarafına ve kaka için arka tarafına pat pat vurma şeklinde bir işaret geliştirdik. Bu işareti yavaş yavaş öğrenmeye ve özellikle kaka için yerinde kullanmaya başladın. Ama bazen yeni yemek yemiş ve altın da temiz olmasına rağmen bu hareketleri kullanıyorsun. Acaba ilgi mi istiyorsun?
  • Tekrar erişemeyeceğini bildiğin halde tüm oyuncaklarını oyun parkından tek tek dışarı atman ne demek?
  • Geceleri yatakta yatarken, ellerinin üzerini çizmek pahasına neden duvarları tırt-tırrt tırmıklıyorsun?
  • Altını değiştirirken eskiden kuzu gibi yatardın. Şimdi eline bir oyuncak vermediğimiz zaman hemen kaçmak istiyorsun. Altının kirli kalmasını mı istiyorsun bilemiyorum. Çünkü kaka yaptığını ve bundan rahatsız olduğunu işaret eden sendin.
  • Topları havaya atan oyuncağının içine, top dışında herşeyi doldurarak deneysel çalışmalar yapıyorsun. Pekiyi aynı oyuncağı, altında bakmaya değer birşey olmadığı halde, sürekli ters çevirmek ne anlama geliyor?
  • Yemek yerken sevmediğin yiyecekleri tabaktan seçip pat diye yere atıyorsun. Kaç sefer “yapma oğlum” dememize rağmen, gözlerimizin içine baka baka yemekleri yere atmaya devam etmen nedir? Yoksa 2 yaşın bağımsızlık sendromu şimdiden başladı mı?
  • Seni oyun parkına çoraplı olarak koyup, 5 dakika kadar arkamı döndüğümde o çorapların çoktaaan çıkmış oluyor. Bir de minik eline bayrak yapıp, sallayarak gülüyorsun. Sen muzur musun?

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*