in ,

Anne Sütünü Artıran Şeyler

9 ay özlemle karnımızda büyüttüğümüz bebeğimiz nihayet doğdu, hastanede geçen süreden sonra eve geldik. Bize muhtaç ufacık bir varlıkla başbaşayız.

  • Eyvah sütüm gelmiyor!
  • Emzirmek hani kolaydı, memem çok acıyor. Ayaklarımı yere vura vura emziriyorum.
  • Bebeğim doymak bilmiyor. Adeta memeye yapışık. Gece gündüz emziriyorum. Yine de yetmiyor.
  • Memem çok sertleşti, ateşim çıktı, bebek ememiyor.
  • Memem tamamen boşaldı. Sütüm bitti galiba, ne yapacağım?
  • Ben sütümü zorlukla yetirirken, komşum gürül gürül emziriyor. Hatta sütü arttığı için buzdolabına koyuyor. Ben niye böyleyim?
  • Uykusuzluktan ne yapacağımı bilemiyorum. Süt gelmiyor.
  • Annem “Bu çocuk aç, bu seferlik hazır mama versene” diyor.
  • Emzirmeme rağmen bebeğim gözüme çok zayıf gözüküyor.

Bebeğimize hazırlık yaptığımız süre boyunca çocuk gelişimiyle, emzirmeyle ilgili pek çok kitap okuduk. 6 ay boyunca sadece anne sütü vermeye karar verdik. Ama emzirme maceramız beklediğimiz gibi gitmiyor. Aklımızda pek çok soru işareti ve tereddütler: “Emzirmek ya da Emzirmemek: İşte Bütün Mesele” Kafalar uykusuzluktan dumanlı, kucağımızda ağlayan bebeğimizi pışpışlamaya çalışırken, bizim jenarasyonumuzdaki pek çok anne gibi elimizde cep telefonu, online araştırmalara başlıyoruz:

Sevgili Google, “Anne sütünü ne artırır?”

anne sütünü ne artırır

İnternette anne sütünü artıran yiyecekler ve içeceklerle ilgili pek çok yazı bulabilirsiniz. Bu yazıların çoğunun ortak noktası içinde bir doktor görüşü olmadan, herhangi bir bilimsel makaleye referans vermeden, magazinsel bir hava içinde bir takım önerilerde bulunmaları… Kulaktan kulağa, şehir efsanesi gibi yayılan, bilimsel bir gerçeği yansıtmaktan çok insanların birbirine tavsiye ettiği uygulamalar var. Anne sütünü artıran lohusa şerbetleri, baklavalar, çeşitli otlar, bulgurlar… Ha bir de anne sütünü destekleyici ürünler piyasası var ki ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim. Malt içecekleri, haplar, çaylar kafası zaten dumanlı anneye süper bir çözüm gibi gözüküyor. Öyle ya, içeceği iç, hapı yut, gelsin sütler!

Şimdi sıkıcı olmayı göze alarak işin biraz da bilimsel tarafına bakalım… Anne sütünü artırdığı iddia edilen maddelere “galaktogog” deniyor. Galaktogoglar sentetik (insan üretimi), bitkisel ya da endojen (canlı organizma, doku ya da hücreden türetilmiş maddeler) olabilir. İşte anne sütünü artırdığı iddia edilen bitkiler için son 5 sene içerisinde yapılmış (güncel) ve saygın bilimsel dergilerde yayımlanmış çalışmalardan birkaçının sonuçları… Araştırmaların tamamını okumak isterseniz bu yazımın sonundaki kaynaklar kısmına bakabilirsiniz.

(1) Çalışmada, kadınların, bitkisel galaktagogların, özellikle de çemen otunun, anne sütü yeterliliğini artırmada etkili olduğunu düşündükleri görülmüştür. Bununla birlikte, eski zamanlardan bu yana kullanılmalarına rağmen, emzirme sırasında bitkisel galaktologların kullanımının etkinliği ve güvenliğiyle ilgili elimizde sınırlı veri bulunmaktadır. Bitkisel galaktagogların klinik etkinliğini ve güvenliğini inceleyen çoğu çalışmada az katılımcı olduğu ve çalışma protokollerini ve süreçlerini standardize etmede tutarlı yaklaşımların olmadığı görülmüştür.

Bu araştırmadan ne anladık? Bazı bitkilerin anne sütünü artırdığı düşüncesi bilimsel bir görüş değil, bazı annelerin kişisel düşüncesi… Bu bitkiler eski çağlardan bu yana kullanılmalarına rağmen ne etkili olduğu ne de güvenli olduğu kanıtlanmıştır. Bazı bitkilerin süt artırdığına dair yapılmış mevcut çalışmalar da bilimsel yöntemi takip etmediği için doğru kabul edilemez.

(2) Güvenlik ve etkinliğe dair çok az kanıt olmasına rağmen, bazı galaktogoglar yaygın olarak önerilmekte ve sıklıkla yararlı olarak algılanmaktadır. Bununla birlikte, etkinlik ve güvenlik konusundaki endişeler devam etmektedir. İlaç yazan doktorlar ve ilaç kullanan hastaları bu galaktogogların güvenliği ve etkinliği konusunda güvence altına almak için daha sağlam çalışmaların yanısıra, tıbbi ilaçların kullanım için lisanslandıktan sonra etkilerinin daha iyi izlemesine ihtiyaç vardır.

Bu araştırmadan ne anladık? Güvenlik ve etkinliği kanıtlanmamasına rağmen süt artırıcı bitkiler önerilmeye devam ediliyor. Bu bu bitkilerin uzun vadede nasıl etkiler yaratacağı bilinmiyor. Daha iyi anlaşılması için uzun vadede etkilerine bakılması gerek…

(3) Araştırmaya katılan denek sayısı azlığı (küçük örneklem), yetersiz randomizasyon yöntemleri, yetersiz tanımlanmış uygunluk kriterleri, poli-bitkisel (birden fazla bitkinin karıştırıldığı) müdahalelerin kullanımı ve denekler arasında değişken emzirme uygulamaları dahil olmak üzere, deneme sonuçlarının geçerliliğini etkileyen bazı sınırlamalar vardır. Bu çalışmalardan elde edilen kanıtların yetersizliği göz önüne alındığında, otların galaktogoglar olarak kullanılması için hiçbir öneride bulunulmamıştır. Yukarıdaki sınırlamalara hitap eden iyi tasarlanmış ve iyi yapılmış klinik çalışmalar, bitkisel galaktogoglarla ilgili öneriler için bir dayanak noktası oluşturmak için gereklidir.

Bu araştırmadan ne anladık? Bazı bitkilerin süt artırdığına dair şu ana kadar yapılmış araştırmalarda az denek sayısından tutun, uygun bilimsel yöntemler izlenmeden sonuca varma gibi pek çok aksaklık var. Bilim adamları bu otların süt artırıcı olarak kullanılabileceğine dair bir öneri yapmamış.

Daha çok araştırma yaptığınızda bunun gibi pek çok yazıya ulaşmak mümkün… Kısacası, şu anki bilimsel araştırmalar dahilinde, ciddi bilim adamları ve kar amacı gütmeyen kurumlar tarafından desteklenen/başarısı kanıtlanmış bir süt artırıcı bitkisel madde yok. (Lütfen atladığım, güncel bir bilimsel araştırma varsa yorumlar kısmında belirtin.)

Süt artırdığı düşünülen ürünler/gıdalar çoğunlukla placebo etkisi yüzünden, annenin zaten konuya eğilmesi, o ürüne/gıdaya inanması (aslında kendine inanması) nedeniyle faydalı gözüküyor. Zaten anne kendine güvenip, süt konusuna odaklanınca, süt üretimi belli bir ivmeye ulaşıyor. Artık o ürünü kullansanız da kullanmasanız, o gıdayı yeseniz de yemeseniz de sütünüz artmış oluyor.

Bebeğimiz Gerçekten Doymuyor mu?

Annelerin “sütüm yetmiyor” demesinin nedeni büyük çoğunlukla bebeğin doymadığını düşünmeleri. Bu kimi zaman annenin yanlış değerlendirmelerinden, kimi zaman da “bu çocuk doymuyor” diyen meşhur çevre baskısından kaynaklanıyor. Gün içinde yeterince emzirdiğiniz bebeğiniz hala ağlıyorsa, ellerini yüzüne götürüyorsa, ağzıyla yalanmaya devam ediyorsa aç olduğu düşünülüyor. Oysa bebeklerin bu hareketleri yapmalarının tek sebebi açlık değil. Annenin, hele ilk kez bebek sahibi olan bir annenin, bebekten gelen açlık işaretlerini, gaz/anneyle yakın olma ihtiyacı/yorgunluk/diş çıkarma/cisimleri ağıza götürerek keşfetme gibi diğer işaretlerden ayırmak için biraz zamana ihtiyacı var. Emzirme konusunda yardıma ihtiyaç duyduğunuzda öncelikle doktorunuzdan, bir hemşireden ya da bu konuda eğitim almış bir emzirme uzmanından destek almanızı şiddetle tavsiye ederim. Bu konuda “Emzirmeyle İlgili Doğru Bildiğin 12 Yanlış” yazımı okuyarak işe başlayabilirsiniz.

Öyleyse bebeğimizin yeterince doyduğunu, anne sütünün yettiğini nasıl bileceğiz? Öncelikle, tabii ki ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü vermeyi hedefleyecek ve doktorumuzun önerdiği sıklıkta emzireceğiz. Bu sayı günde genellikle 8-12 defadır. Emzirmeyi tetikleyen hormonların üretimi bir arz-talep meselesidir. Siz ne kadar sık emzirirseniz beyniniz daha çok süte ihtiyaç olduğunu düşünür ve vücudunuz daha çok süt üretir. Gün içinde emzirme sayısını azaltmaya ya da emzirme seanslarını atlamaya başladığımız durumda beynimiz süte ihtiyaç olmadığını düşünerek süt üretimini yavaşlatır. Ayrıca memeniz ne kadar boşalırsa (yumuşarsa) o kadar yeni süt üretimi konusunda uyarıcı olur. O zaman emzirmeye devam… Oğlum Can’ı büyütürken emzirme/besleme sıklığımı ve yeterince emzirip emzirmediğimi anlamak konusunda bana en çok yardımcı olan şey bir günce tutmaktı. Ayrıntılarını Güle Güle Beslenme ve Tuvalet Güncesi yazımda bulacağınız bu uygulamayı önemle tavsiye ederim.

Bebeğimizi bize en uygun emzirme pozisyonunda tutacak ve memeyi doğru şekilde ağzına aldığından emin olacağız. Doğru şekil nedir? Bebeğin ağzı kocaman açık, alt dudağı dışa kıvrılmış, memenin kahverengi kısmının çoğunu ağzına almış, çenesi de memeye dayanmış olacak. Bebek memeyi doğru şekilde alıyorsa meme acımaz. Doğru şekilde beslenen bebek, emme sırasında ritmli yutkunma hareketleri yapar. Emzirme seansından sonra hoşnut ve sakin görünür. Özellikle küçük bebekler gün içinde bol bol kaka ve çiş yaparlar. Eğer bebeğiniz gün içinde yaşına uygun sayıda çiş ve kaka yapıyorsa, genel olarak oyuncu ve neşeliyse, cildi gerginse, kasları sıkıysa, bıngıldağı çökük değilse iyi besleniyordur. Bunlar sizin gözleyebileceğiniz doygunluk belirtileridir.

Bebeğin ilk günlerinde ve aylarındaki gelişimi rutin muayenelerle çocuk doktorları tarafından takip edilir. Bu rutin muayeneler doğumda, doğumdan 3-5 gün sonra, 1.ay, 2. ay, 4.ay, 6.ay, 9.ay, 12.ay, 15.ay, 18.ay ve 24. aylarda yapılır. Bu günler bebeğinizin gelişimi için önemli milatlar olup, çocuk doktorunuza da merak ettiğiniz soruları sormak için en güzel fırsattır. O nedenle bebeğimizin bu rutin muayenelerini aksatmadan yapmalıyız. Doktorlar bebeğinizin yeterince geliştiğini nereden anlar? Muayene ederek ve sorular sorarak… Doktorunuz fiziksel muayene sırasında gerekli gözlemleri yapacak, bebeğinizin kilosunu/boyunu/baş çevresini ölçecektir. Doktorunuz bebeğinizde beslenme yetersizliği bulguları görürse zaten size bilgi verecektir. Doktorunuz size bebeğinizin gelişiminin normal olduğunu söylüyorsa lütfen doktorunuza ve kendinize güvenin. Kendinizi başka annelerle kıyaslamayın. “Sütüm yetmiyor, bebeğim aç kalıyor” gibi düşünceleri kafanızdan atın.

Anne Sütü Gerçekten Ne Zaman Yetmez?

Bütün bu bilgileri verdikten sonra, anne sütünü artırıcı mucize bir yiyecek/içecek ismi arayan arkadaşların hayal kırıklığına uğradığını biliyorum. “Ama benim sütüm yetmiyor!” diyorsunuz… “Anne sütünün yetersiz olması imkansızdır!” diye hayali bir cümle elbette kurmayacağım. Anne sütünün anne sütünün hiç üretilemediği ya da bebeğin gelişimi için yetersiz kaldığı bazı durumlar mevcut. Bunlar(4):

  • Bebekten kaynaklanan sebepler: Bebeğin efektif olarak emmesini etkileyecek hipotiroidizm, doğuştan gelen kalp hastalığı, damak yarığı, nörolojik rahatsızlıkları, dil altı bağı, besinlerin vücut tarafından emilimini engelleyen bir rahatsızlığı ve çeşitli sebeplerle artan metabolik ihtiyacı varsa yeterli olarak ememeyebilir.
  • Birincil Laktasyon Yetmezliği: Meme dokusunun yetersiz olması, meme kanallarının ve sinirlerinin hasar görmüş olması, süt üretimiyle bağlantılı olan östrojen, prolaktin, progesteron, oksitosin, büyüme hormonu, glukokortikoid ve insulin gibi hormonların yetersiz olması. Kadınların sadece %5’inde meme ameliyatı, kist alınması gibi nedenlerden dolayı emzirmesi imkansız hale gelir. Meme ameliyatı ve meme ucuna piercing takılması meme kanallarının ve sinirlerinin hasar görmesine neden olabiliyor. Ayrıca doğum sonrası aşırı kanama (postpartum hemorrhage, Sheehan sendromu, enfeksiyon ya da hiperhansiyon süt üretimini etkileyebiliyor.

Yukarıda anlattığım, “Anne sütünün gerçekten yetmediği bu durumlar” sizde yoksa, “Bebeğimiz Gerçekten Doymuyor mu?” bölümünde verdiğim önerileri zaten yapıyorum diyorsanız, bir emzirme uzmanının kapısını çalma zamanınız gelmiştir. Emzirme uzmanı size doğru emzirme tekniklerini göstermenin yanısıra, onun yanında gerçekleştireceğiniz emzirme seansından önce ve sonra hassas bir teraziyle bebeğinizi tartarak gerçekten ne kadar süt almış olduğunu ve sütün yeterli olup olmadığını söylecektir. Ben de Can 1 aylıkken sütümün az geldiğinden şüphelenerek emzirme uzmanına başvurmuş ve ziyaretimizi Doktor ve Emzirme Uzmanı yazımda anlatmıştım.

Sonuç: Anne Sütünü Nasıl Artırırım?

Süt artırdığı söylenen yiyecek ve içecek maddelerine karşı bakış açım şu: Anne sütünü artırmak için herhangi bir firmanın işlenmiş/paketlenmiş ürününü almanın gerekli olduğunu düşünmüyorum. Kendim bu tarz bir ürün kullanmadım ve 6 ay boyunca sadece anne sütüyle emzirdim. Süt üretimini artırmak için illa bir yiyecek/içecek tüketilecekse, ki zaten hayatımızı devam ettirmek için yemek/içmek zorundayız, süt üretimini artırdığı söylenen işlenMEmiş/paketlenMEmiş/doğal formundaki gıda ve içecekleri, SAĞLIKLI ve DENGELİ BESLENME KURALLARINA UYARAK, MAKUL SINIRLAR DAHİLİNDE ve SÜT ÜRETİMİNİ ARTIRACAK DİYE BİR BEKLENTİ İÇİNE GİRMEDEN tüketebiliriz.

Konuyu çok uzatmadan, ki bıraksanız bu konuda sabaha kadar konuşurum, bağlamak istiyorum… Anne sütünü nasıl artırırım?

1- Öncelikle ilk 6 ay boyunca günde 8-12 kere olmak üzere sık sık emzireceğiz. Emzirme sıklığımızı ölçmek için bir günce tutmak çok faydalı. Rutin doktor muayenelerinde doktorla konuşurken de faydalı oluyor. Kaka/çiş sıklığını da yazmayı unutmayın.
2- Uykumuza çok dikkat edeceğiz. Özellikle ilk aylarda ev işleri minimumda, odağımız dinlenmek ve bebeğimizi emzirmek…
3- Sağlıklı ve dengeli besleneceğiz, her gün yeterli su içeceğiz.
4- Emzirmek istemediğimiz, emziremeyecek kadar yorgun olduğumuz, hasta olduğumuz ya da işe döneceğimiz için bebeğimizi emziremeyeceğimiz durumlar mutlaka olacak. Bu durumda süt üretimini aksatmamak için bir süt pompası edinmek kendimize ve bebeğimize yapacağımız en iyi yatırımlardan biri…
5- Emzirme konusunda yardıma ihtiyaç duyuyorsak bir doktor, hemşire ya da bu konuda eğitim almış bir emzirme uzmanından destek alacağız.
6- Süt üretiminin hormonlarla ilgisi var. İnsan duygusal bir varlık. Bazen üzülebiliriz, kendimize güvenimizi sarsabilir. O nedenle mümkün olduğunca strese girmeyeceğiz, kendimizi başkalarıyla kıyaslamayacağız.

Sağlıcakla kalın ve bol sütlü günler…

Kaynaklar
1- “The Use, Perceived Effectiveness and Safety of Herbal Galactagogues During Breastfeeding: A Qualitative Study”, Int J Environ Res Public Health, 2015 Sep 12.
2- “Health provider experiences with galactagogues to support breastfeeding: a cross-sectional survey” , J Multidiscip Healthc., 2016 Nov 17.
3- “Systematic review of the efficacy of herbal galactogogues“, J Hum Lact., 2013 May 29.
4- “Principles for Maintaining or Increasing Breast Milk Production“, Journal of Obstetric, Gynecologic & Neonatal Nursing, January–February, 2012Volume 41, Issue 1

Bu yazıya puan ver!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 7 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

tüp bebek

Tüp Bebek Nedir? Nasıl Yapılır? Aşamaları, Başarı Şansı

Adetlerim Düzensiz, Ne Yapmalıyım?