in ,

Amerika’da Koronavirüs Sürecinde Online Eğitim-2

Amerika’da koronavirüs sürecinde eğitim ile ilgili pek çok soru alıyorum. Bu konudaki bir önceki yazımda COVID-19’un dünya genelinde patladığı 2020 bahar aylarında yaşadığımız şok ve sonlara yaklaştığımız 2019-2020 eğitim-öğretim yılında okullarda eğitimin nasıl tamamlandığını anlatmıştım.

Bu yazımda 2020 yaz tatilinden sonra Amerika’da nasıl  bir okula dönüş süreci yaşadığımızı, eğitimin nasıl devam ettiğini, normal bir okul gününde yaşadığımız zorlukları ve sistemin olumlu yönlerini anlatacağım.

Gelişmelerle Dolu Bir Yaz Ayı

2019-2020 eğitim yılının sonunda okullar kapandığında hepimiz biraz şaşkın ve yorgunduk.Okulun son haftalarını daha önce hiç alışık olmadığımız bir şekilde online eğitimle geçirmiştik. Normalde okulun en güzel zamanları olan bahar aylarında, okul gezileri, Easter gibi açık havada kutlanan bayramlar ve elbette mezuniyet töreni gibi dört gözle beklenen aktiviteler yapılırdı. Bu sene pandemi koşulları yüzünden hiçbiri gerçekleşemedi.

Okullar yaz tatiline girdiğinde yeni eğitim-öğretim yılıyla ilgili hepimizin kafasında sorular vardı. Okullar açılacak mıydı? Açılırsa hangi sağlık tedbirleri alınacaktı? Okuldaki yetkililer ve öğretmenlerin yeni bir sistem üzerinde harıl harıl çalıştığını biliyorduk. Beklenen duyuru Haziran’ın sonunda yapıldı. Okulun üç şekilde açılacağını bildirdiler: Yüzyüze eğitim, online eş zamanlı eğitim ve online eşzamanlı olmayan (eğitimlerin videoya kaydedildiği) eğitim.

Temmuz ayının ortasında çocuğumuzu bu üç yöntemden hangisiyle okula kaydettirmeyi düşündüğümüzü soran bir anket doldurduk. Biz Can için “online eş zamanlı eğitim” seçeneğini tercih ettik. Amerika’da okul yılı 9 haftalık 4 bölüm şeklinde takip ediliyor. Bu tercihimizin okulun ilk 9 haftası için geçerli olduğunu, 9. haftadan sonra dilersek değişiklik yapabileceğimizi söylediler.

Temmuz ayı sonunda ayrıca 2020-2021 için “Okula Dönüş Stratejik Planı” yayınlandı. Oldukça detaylı olan bu planda eğitim için sunulan seçenekler, teknoloji ihtiyaçları, okulun ders planı, sınıflarda kullanılacak materyaller, yüzyüze eğitim alacak öğrenciler için okula geliş ve okuldan ayrılış prosedürü, velilerin okulu ziyaretlerinde dikkat edilecek kurallar, kütüphane/kafeterya/gym/okul bahçesi gibi ortak alanların kullanım kuralları, çocukların beslenmesi, çocukların okula getirilmesi (servis), spor ve sanat derslerinin nasıl yapılacağı, COVID için alınacak önlemler ve çocukların akıl sağlığının korunması için neler yapılacağı gibi konular vardı.

Bunun dışında çocukların normal bir okul gününde nasıl bir çalışma ve dinlenme programı olacağına dair bir bilgilendirme yapıldı. Okula online eğitimle devam edecek öğrencilerin hangi materyallere ve teknolojilere ihtiyaç duyacağı ilan edildi.

Son olarak velilerin bu süreçte ihtiyaç duyabilecekleri, merak edecekleri konularla ilgili olarak bir websitesi hazırlandı. Bu websitesinde sık sorulan sorular, eğitimle ilgili yapılan son duyurular ve okulumuzun yönettiği radyoya linkler vardı.

Ağustos ayının sonuna doğru yüzyüze eğitime devam edecek öğrenciler için okula vardıklarında nasıl bir prosedürü izleyecekleri ve okuldan ne şekilde ayrılacakları konusunda bizzat okulda çekilen videolarla bilgilendirme yapıldı. Ardından, Can’ın 4.sınıf öğretmeninden hoşgeldin emaili aldık. Böylece 2020-2021 eğitim-öğretim yılı başladı.

2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Deneyimlerimiz

Can geçen senenin sonundan beri online eğitime devam ediyor. Bu senenin başındaki ilk değişiklik ClassLink adını verdiğimiz bir sisteme geçişimiz oldu. ClassLink okulla ilgili tüm online eğitim sistemlerine kullanıcı adı ve şifremizle giriş yaptığımız tek bir sistem… Bu sayede her sınıfa ait online kaynaklar tek bir adreste toplanıyor ve hepsine tek tek giriş yapmamıza gerek kalmıyor. Bu kaynaklar arasında İngilizce, okuma, matematik, müzik, sanat gibi pek çok online uygulama bulunuyor.

ClassLink

Can her sabah ClassLink’e giriş yaptıktan sonra sınıf arkadaşları ve öğretmeniyle online olarak buluştuğu ve ders gördüğü Google Meets’e bağlanıyor. Dersler günlük olarak 7:50’de başlayıp, 2:30’da bitiyor. Ana olarak gördüğü dersler matematik (1 saat), okuma/yazma (İngilizce-1 saat), sosyal bilimler (30 dakika) ve fen bilimleri (30 dakika). Bunun dışında günlük olarak değişmeli olarak gördükleri müzik, sanat (resim) ve beden dersleri (50 dakika) var. Beden dersleri nasıl oluyor derseniz, ya öğretmenin kendi kayıt ettiği ya da internette çeşitli kaynaklardan bulduğu egzersizleri öğrenciler evde videoyu izleyerek yapıyor, sonra da hangi aktiviteleri yaptıklarını öğretmene yazılı olarak bildiriyorlar.

Derslerin aralarında kalan boşluklar ev ödevleri ve öğlen yemeği arası olarak belirlenmiş. Ev ödevlerini SeeSaw adlı sistemden takip ediyorlar. Günlük olarak 5-10 arasında ödevleri oluyor. Can bunları ders aralarında yapmaya başlıyor, ancak genellikle ödevlerin bir kısmı 2:30’dan sonraya kalıyor.

SeeSaw

Online Eğitimin Değerlendirmesi

Geçen baharda tecrübe ettiğimiz online eğitim süreci saymazsak, tamamen online eğitime 2 aydır devam ediyoruz. Önce olumlu kısmından bakalım… Zamane çocukları pekçok aktiviteyi online olarak yapmaya alışık oldukları için online eğitime alışmaları çok uzun sürmedi. Ev ödevlerini bilgisayarda hazırlamak, kağıtta hazırlayıp fotoğrafını çekerek SeeSaw’a yüklemek yada ödevi video formatında hazırlamak Can için kolay geliyor.

Dersleri online takip etmekte de zorlanmıyor. Öğretmeni dinleyip, soruları yanıtlıyorlar. Çocuklardan kimi online iletişim etiğinde zorlanabiliyor. Mesela ders anlatımı devam ederken bazı dalgacı yorumları chat alanına yazabiliyorlar. Bu durumda öğretmen hemen müdahale ediyor. Bunun dışında konuşma sırasında karmaşa yaşanmaması için tüm öğrenciler sessiz modda (bilgisayarın mikrofonunu kapayarak) dersi dinliyor. Ancak el kaldırıp, öğretmenden söz aldıktan sonra birer birer mikrofonlarını açıp konuşuyorlar. Ders sırasında çocukları izlemek eğlenceli. Daha dördüncü sınıf oldukları için ekranda kıpır kıpır oturan var, birşeyler yiyip içen var, dikkatini vererek dinleyen var. Hepsi ayrı bir alem. Öğretmenlik cidden sabır istiyor. Çocukların dersi sevmeleri için gerçekten ilgi çekici olduğunu düşündüğüm aktiviteler, videolar, yarışmalar, tartışma konuları, kitap seslendirmeleri sunuyorlar. Ders saati genelde sıkıcı olmuyor.

Can’ın bu süreçte en zorlandığı konu ödevler konusundaki zaman yönetimi oldu. Kimi günler ödevlerin içerikleri diğer günlere göre daha zorlu oluyor. Mesela matematik ya da fen bilimleri konusunda sıkıntısı yokken, kompozisyon yazmak pek de favorisi değil. Bu nedenle hoşuna gitmeyen bir ödev olduğunda ekranın başından ayrılmak, birşeyler yiyip içmek, oyun oynamak, internette dolaşmak daha cazip geliyor. Bu da ekran başında geçirdiği süreyi uzatıyor ve böylece yorulmaya başlıyor. Bedensel ve zihinsel yorgunluk başlayınca, zaten uzun olan ödevler daha uzun bir hale geliyor. O zaman da isyanlar başlıyor. Biz ebeveynleri olarak mümkün olduğunca motive etmeye çalışıyor, oyalanmayı azaltmaya, odaklanmayı artırmaya uğraşıyoruz. Ödevlerin teslim tarihleri belli olduğu için programdan şaşmamak, ödevleri günlük olarak bitirmek, yığılma olmaması için önem taşıyor. Ödevlerini yaparken anlamadığı bir konu olduğunda üzerinden geçiyoruz. Zorlu ödevleri kontrol ediyoruz.

Zaman yönetimindeki sıkıntılara rağmen, Can evde eğitim almaktan memnun olduğunu, istediği şeyleri yapmak için daha çok zamanı kaldığını söylüyor. Öte yandan okuldaki iletişimi, arkadaşlarını ve öğretmenini yüzyüze görmeyi özlediğini de söylüyor. Bana göre de okulun sosyal yönü, öğle arasındaki, tenefüsteki sosyal ortam çocukların ruh ve beden sağlığı açısından çok önemli. Ancak şu anda sağlık nedeniyle bir müddet daha yüzyüze eğitime geçmeyi düşünmüyoruz. Umarız bir an evvel aşı bulunur ve yaşadığımız bu zorlu süreç sona erer.

Ya siz okulların açılmasıyla beraber nasıl bir süreçten geçiyorsunuz? Çocuğunuz yüzyüze mi, online mı eğitim alıyor? Yaşadığınız zorluklar ve sizce online eğitimin avantajları neler? Yorumlarınızı beklerim…

Tanla Bilir

Tanla Bilir

Merhabalar! Adım Tanla. Web tasarımcısı ve BebekveBen'in kurucusuyum.
BebekveBen çocuk bakımından öte ebeveynlik, kadın olmak, birey olmak, yurtdışında yaşam, seyahat, yemek, ürünler, eğitim, sağlık gibi hayatın içinden pek çok konunun paylaşıldığı, ailelerin buluştuğu, soru sorduğu, dileyenlerin konuk yazılarla katkıda bulunduğu ve deneyimlerini paylaştığı bir platform... Bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Bir cevap yazın

Avatar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ülke değiştirmek

Göçmen Kuştan “Ana”karaya – 6

engelli olmak

Türkiye’de Engelli Bir Kadın Olmak