30’un Üzerinde Anne Olmak

Bazı akşamlar kafamı yastığı koyduğumda derin derin düşünüyorum. Bir yandan bir bebeğe sahip olmanın tarif olmaz mutluluğu, diğer yandan gün boyu onun ardında koşmanın vücudumda yarattığı yorgunluk. Yaş kemale ermiş olmasa da 35’i aştım işte. Henüz 13 aylık olan bir bebek annesiyim. Acaba Can’ı bu yaşta doğurmakla iyi mi ettim?

30 üzeri anne

Evlilik Maceramızın Başları

İktisat fakültesinden mezun olduktan kısa bir süre sonra bankacılık sektöründe işe girdim. Arkadaşlarımın çoğunun aksine okulu  biran önce bitirmek ve çalışma hayatına atılmak için can atmıyordum. Okul yıllarının insan hayatının en güzel dönemleri olduğunu damarlarımda hissederek, okulun bittiğine üzülmüştüm bile. Allahtan benim başladığım dönemde bankacılık sektörü keyifliydi. Ya da benim çalıştığım bölümde çok kafa arkadaşlar vardı de o yüzden şanslıydım, bilemiyorum. Büyüklerin küçükleri kolladığı, iş öğretmekten gocunmadığı, yapılan projeleri herkesin içten gelerek sahiplendiği ve bankasıyla gurur duyduğu bir dönemdi o zamanlar.

İşe girdikten bir müddet sonra kocamla tanıştım. Arı sokmasıyla başlayan ilginç bir hikayemiz var. Onu da belki başka bir yazımda anlatırım. Kısa bir süre sonra nişanlandık ve askerden dönünce de evlendik.

Evliliğimizin 4 yılı kuş gibi uçup giderken, hayatımıza yeni bir yön vermek dileğiyle Amerika’ya eğitim için gelmeye karar verdik. Kuzey doktoraya başlarken, ben de 1 sene kadar ev kuşu oldum. O sürede bol bol video oyunları oynamak, evimizi dekore edip, odalarını boyamak, duvarlara kendimce tablolar çizmek gibi keyif adamlığı yaptım. Sonra rahat batmaya başladı. Öğrencilik yanım kaşınıyordu. Ne okumak istediğimi  çok düşündüm. Sonuçta dijital tasarım üzerine master yapmaya karar verdim. Eğitimimi finanse etmek için de okuduğum okulda işe girdim.

2 senelik master sürecim rüya gibi geçti. Ben ise okumaya doymamıştım. Video oyunu tasarımı üzerinde yoğunlaşmak istediğimden, bu konudaki en iyi okullardan biri olan Georgia Tech’de yeni bir master programı buldum. Yalnız bir sorun vardı. Kuzey’in doktorası devam ettiğinden benimle beraber Atlanta’ya gelmesi söz konusu bile değildi. Bu nedenle yeni maceramda 2 sene boyunca yalnız başıma olacaktım. O 2 sene hem çok güzel hem de özlem doluydu. Böylece 2009 yılına geldik.

Mezun olurken kocamı çok özlediğimi ve bir daha bu kadar uzun süre ayrı kalmak istemediğimi daha iyi anladım. Böylece Atlanta’dan tası tarağı toplayıp Florida’ya geri taşındım.

Çocuk Bunun Neresinde?

Şimdi bu kadar girizgahtan sonra “anne olmanın bunlarla ne ilgisi var?” diyeceksiniz. Aslında çok ilgisi var. Çocukları çok sevmemize rağmen Can’ı 10 seneden sonra doğurmaya karar vermemiz tam da bu hikayeyle ilgili. Bu tempolu yaşantıda 10 sene boyunca çocuğu bir yerlere sığdıramadık ya da sığdırmadık. Bu arada da tahmin edeceğiniz gibi ailemizin ve arkadaşlarımızın manalı sorularına maruz kaldık.Bir ara bu soruları bertaraf etmek için “deniyoruz ama maalesef olmuyor” diye şaka yollu geçiştiriyorduk. Bu arada çevresi tarafından çocuk yapma konusunda sürekli taciz edilen çiftlere önerim bu bahaneyi söylemeniz. Çünkü “daha hazır hissetmiyoruz” ve türevi yanıtlar kimseyi mutlu etmiyor. Ama “deniyoruz. olmuyor” deyince herkes konuyu kapıyor 🙂

Evliliğimizin ilk 4 senesinde henüz bebek sahibi olmak için kendimizi hazır hissetmiyorduk. Yapılacak çok şey, gezilecek çok yer vardı.

Belki Amerika’ya ilk geldiğimiz sene, ben evde otururken bebek sahibi olmak için güzel bir dönemdi. Ancak o zaman da çevremizdeki herşey yeniydi. Değişik bir kültüre adapte olurken, bir de eve giren sadece öğrenci maaşı olunca cesaret edemedik.

Ardından ben okula ve çalışmaya başladım. Çevremizde çocuklarıyla beraber master ya da doktora yapan pek çok arkadaşımız olmasına rağmen, ben yaptığım işe kendimi %100 verebilmek için, okurken anne olmak istemedim. Atlanta’ya ikinci master için gittiğimdeyse, tek başıma bebeğe bakmak zaten imkansızdı.

Böyle diye diye, evliliğimizde 9. yılı bulduk. Okullarımız bitip, Kuzey işe girince, artık çocuk düşünebiliriz demeye başladık. Can hemen değil, ama birkaç ay sonra geldi.

Kararımızın Artıları, Eksileri

Bebek sahibi olmak harika bir duygu. Oğlumuzu iyi ki dünyaya getirmişiz diyoruz. Şimdi geriye baktığımda, Can’ı evlenmemizden 10 sene sonra, 30’lu yaşların ortalarında dünyaya getirmenin hem artıları, hem de eksileri olduğunu görüyorum.

Artı tarafında, istediğimiz gibi gezdik-tozduk, hayatımızı yaşadık, istediğimiz okullarda okuduk. Bunlar kültürel anlamda da, eğlence anlamında da çok doyurucuydu.

Eksi tarafında ise, açıkçası kocamla benim yaşımızın getirdikleri ön planda. Bir kere yaşlar ilerledikçe insanın sabır katsayısı azalmaya başlıyor. Yapısı gereği çok hareketli olan bir bebeğin gün boyu ardından koşmak hem fiziksel, hem de düşünsel olarak insanı yoruyor.

Sonra, ileriki yılları düşünüyorsunuz. Can 20 yaşına geldiğinde biz orta yaşı çoktan aşmış olacağız. Devirler değişecek. Kuşak farkı ortaya çıkacak. Genç anne ve baba olanlar çocuklarıyla beraber büyüyor belki, ama, çocuğun pek çok aktivitesine de rahatlıkla katılabiliyor. Ben dünyaya geldiğimde babam 26, annemse 21 yaşındaymış. Ben büyürken annemle babama bakar ve çok genç oldukları için gizli gizli çocukça bir gurur duyardım. Can’ın aynı şansı olmayacak.

İşin sağlık yönü de var. 35’den sonra annenin doğurganlığı azalırken, yüksek tansiyon ve hamilelik şekeri gibi rahatsızlıkların riski ve çoklu gebelik ihtimali artıyor. Bir çocuk beklerken iki ya da üç çocuk piyangosuna ne dersiniz? (Bu arada ikiz nedense kulağıma hoş geliyor…) Bebekte ise doğuştan gelen kromozomal bozukluklar ve düşük riski artıyor. Bu da sağlık boyutu…

Bir de kardeş meselesi var. Eğer Can’ı kardeşsiz bırakmayalım dersek, elimizi çabuk tutmamız gerekiyor gibi hissediyorum. Aksi takdirde demin bahsettiğim konular bizi daha çok zorlayacak.

Çevremi gözlüyorum da, 30 yaşın üzerinde ebeveyn olanlar arttı. Dolayısıyla bu yolda yalnız değiliz. Ama hala ara ara düşünmeden de edemiyorum: 30’un üzerinde anne olmak acaba doğru  bir karar mıydı? Sizce?

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

6 yorum

  1. Hamusss via Milliyet Blog

    slm. çok hoş bi yazı. bence annelik için doğru yaştan ziyade anne olmaya hazırım dediğiniz zaman uygun zaman. bende 26 yaşında anne oldum bebeğim 6 aylık. eşimle flört dönemi ile birlikte 6 yıldır beraberiz.oğlum evliliğimizin 14. ayında aramıza katıldı.hem iş hayatı hem oğlum ben bile zaman zaman çok yorulduğumu hissediyorum. bu nedenle çocuk her yaşta aslında yorucu fakat genç anne veya baba olmak her anlamda avantajlı.. rabbim bütün bebişlere sağlık versin

    • Bebek ve Ben

      Yorumun için çok teşekkürler Hamusss. Hem genç hem de ileri yaşta ebeveyn olmanın kendine göre pek çok avantajı ve dezavantajı var. Biz de ebeveynlik için doğru yaşı bekledik. Bazen yorulsak da bebek sahibi olmak çok güzel bir duygu. Bebeğin ve eşinle sağlıklı ve mutlu bir yaşam dilerim.

  2. Ay bu kadar olur “ya bu sıkıntıma tanla da cevap var mıdır” derken bi solukta okudum. Pek güzel Tanla vizelerim başlıyor ve ben henüz hiç ders çalışmadık yaklaşık 4 aylık bebeğim diş çıkartma zırıltıları yapıyor veeee uykusuz her geceeee eşimin annesini çağırdım haftada iki gün gelecek lafın kısası bana önerenileceğin herşeye açığım (senin kadar dirayetli olamam orası net,nerden çıktı dersen yazıların büyük kısmını eşimle okuduk)

    • Bebek ve Ben

      Selamlar Selda,

      Okulda okurken anne olmanın kolay olmadığını tahmin edebiliyorum. Ama hayatın bir parçası ve gerçeği. Elinizden gelenin en iyisini yapacağınıza eminim. Eşinin annesini yardıma çağırarak en güzelini yapmışsın. Bu sıkışık süreçte yemeklerinizi büyük ölçekte yapın ve parçalara ayırarak bir kısmını buzlukta saklayın ki her gün yemek işi olmasın. Ev işlerini hijyeni kaçırmayacak şekilde minimuma indirin. Anneniz bebeği uyutma konusunda yardımcı olabilirse o uyuken sen de derslerine bakabilirsin.

      Bebişin ve eşinle beraber güzel günler…

  3. Çok tatlısın ve çooook iyisin inan bana

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*