«

»

Ferber Yöntemi’ne Eleştiriler

Richard Ferber'in Kitabi

2 gün önceki yazımda, 2 haftadır Can’ın uykularını düzenlemek için Ferber Yöntemi’ni kullanmaya başladığımızı söylemiş ve Ferber Yöntemi’nin ne olduğunu anlatmıştım. Bu yazımda ise, Ferber’e karşı olan görüşten örnekler verecek, kendi fikirlerimden bahsedecek ve Can’a Ferber’i nasıl uyguladığımızı anlatacağım.

Ferber Yöntemi’ne Karşı Görüşler

Ferber Yöntemi bazı ebeveynler tarafından başarı ile kullanılırken, bazı ebevenynler tarafından da çokça eleştirilmektedir.

Ferber Yöntemi’ne karşı görüşler konusunda internette araştırma yaparken, “PhD. in Parenting” isimli bir bloga rastladım. Blog sahibi Annie, Ferber Yöntemi’ni neden onaylamadığını güzel bir şekilde anlatmış. Yazı biraz uzun olduğu için kısaltarak veriyorum.  Annie’ye göre ağlatarak uyutma (Ferber) yöntemi;

  1. Bebeklerin beyinlerinde zararlı değişimler yapar. Bebekler isteklerini ağlayarak ifade eder. Eğer bu isteklere yanıt verilmezse, bu durum bebekte stres yaratır. Bazı araştırmalar bebeklikte maruz kalınan stresin beyinde olumsuz etkilere yol açtığını söylemektedir.
  2. Zeka gelişimi, duygusal gelişim ve sosyal gelişimi olumsuz yönde etkiler. Bir araştırma, bebeğin zeka gelişiminde en önemli etkinin, annenin bebeğin ihtiyaçlarını zamanında karşılaması olduğunu söylemektedir.
  3. Bebeğin duygusal anlamda sizden uzaklaşmasını sağlar. Ağlamaların durması bebeğin rahatlamasından ya da ihtiyacının giderilmesinden değil, bebeğin kendisine bakılacağından umudu kesmesindendir. Bu durumdaki bebekler, duygusal anlamda sizden uzaklaşır ve depresyonda gibi gözükür.
  4. Ebeveyn-çocuk ilişkisine zarar verir. Ağladığında yanıt verilmeyen bebekler, ileri dönemlerde bir ihtiyacı olduğunda ebeveyenlere daha az başvurur. Ağlamasına yanıt verilen bebekler, ebeveynlerine güvenebileceklerini öğrenmekte ve yaşantılarının daha sonraki yıllarında, bir problemlerini çözmek için desteğe ihtiyaçları olduğunda, yine ebeveynlerine başvurmaktadır.
  5. Bebeğin kendine güvenini azaltır. Bebeğe bakan kişilerin, devamlı olarak onun ihtiyaçlarına yanıt vermemesi, kendine güvensiz çocuklar yaratır. Ferber yöntemini kullanan ebeveynler, çocuklarının kendilerine bağımlı olacağından korktuğu için bu yöntemi uyguladıklarını söylemektedir.  Oysa düzenli olarak fiziksel temas kurmak, güven vermek ve sıkıntılı durumlarında bebeğe hemen yanıt vermek daha güvenli yetişkinler olmalarına yol açar.
  6. Bu yöntem sıklıkla işe yaramamaktadır. Bazı bebekler asla davranışlarından vazgeçmez. Bu bebekler, ebeveynlerinin kendilerini ağlatarak uyutacaklarını kabul etmezler. Bu nedenle saatlerce ağlar ve bazıları ağlamaktan kusabilir. Bazı bebekler kontrol edilemez bir şekilde titremeye ve hıçkırmaya başlar, öyle ki, onları seven ebeveynleri tarafından bile sakinleştirilemeyebilirler.
  7. Bu yöntem işe yarasa bile, ebeveynler çoğunlukla yöntemi tekrarlamak zorunda kalmaktadır. Diş çıkarırken, büyüme atakları olduğunda ya da diğer büyüme aşamalarında, bebeğin uyku düzeni yine bozulmakta ve bu yöntem tekrar uygulanmak zorunda kalmaktadır.
  8. Bu yöntem bebeğin ihtiyaçlarına saygısızlık göstermektir. Ferber yöntemi savunucuları, belli bir yaştan sonra bebeklerin geceleri bir ihtiyaçları olmayacağını söylemektedir. Ben bile yetişkin olmama rağmen, bazı günler birinin beni teselli etmesine ihtiyaç duyuyorum. Bir derdim olduğu gün, kocam odamın kapısını kapatsa ve kendi kendime ağlayarak çözmemi istese ne düşünürdüm? Elbette ihtiyaçlarım karşılanmadığı zaman ölmem, ama, rahatsız olurum ve iyi bir şekilde uyuyamam. Eğer çocuğumun ağlayarak uyumasına izin verirsem onun ihtiyaçlarının önemli olmadığı anlamına gelir ve bu, saygısız bir yaklaşımdır.
  9. Ağlamaktan dolayı derin bir uykuya geçmek çoğunlukla travmaya yol açar. Ağlayarak uyuyan çocuklar genelde derin bir uykuya geçmektedir. Ferber Yöntemi savunucuları da bunu yöntemin başarısına bağlar. Oysa bebekler ve küçük çocuklar büyük bir travmdan sonra genellikle derin bir şekilde uyur. Bu, başarı olarak kabul edilmemelidir.
  10. Dünyanın daha çok sevgiye ihtiyacı var. Depresyon artıyor, şiddet ve duyarsız suçlar tırmanışta. İnsan olarak, birbirimize daha çok zaman ayırmalı, şefkat göstermeli, çocuklarımızı ilgiyle büyütmeliyiz. Onlara ihtiyacımız olduğunda ebeveynlerimizin yanıt vermediğini görmek, bu kadar genç yaş için zorlu bir ders olup, bugün toplumda karşılaştığımız pek çok sorunun da kaynağıdır. Çocuklarıma, depresyona yakalanmamaları ve şiddetten uzak durmaları için her şansı vermek isterim. Gündüz olduğu kadar, gece de ihtiyaçlarına yanıt vermek, bu yöndeki ilk doğru adımdır.

Ben Ne Düşünüyorum?

  1. Yöntem etki bırakacak kadar uzun değil. Sürekli strese maruz kalmak ve sürekli ağlamanın beyinde değişimlere yol açacağı doğru olabilir. Ancak Ferber yöntemi, beyinde değişikliklere yol açacak kadar uzun bir süre uygulanmamaktadır. Pek çok bebekte yöntem, 3-4 ya da maksimum 7 günde sonuç vermektedir. Sağlıklı her insanda olduğu gibi, kendi kendine uyumayı öğrenme alışkanlığı kazanmak için, 7 gün birkaç saat ağlamanın o kadar dramatik sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum.
  2. Uyku rutininin önemi unutulmamalı. Ferber Yöntemi’ne başlamadan önce, bebeği uykuya hazırlama rutini var. Bizim rutinimiz saat 19.30 gibi bebeği besleme, sonra beraberce sakinleştirici oyunlar oynama, yarım saatin sonuna doğru ışıkları azaltma, televizyonu kapama ve yatak odasına geçmekle başlıyor. Yatak odasında Can’ın altını değiştiriyoruz. Pijamasını giydiriyoruz. Bir 5 dakika daha oynadıktan sonra, yanaklarından öperek yatağına koyuyoruz. Bu nedenle bebeğin ihtiyaçlarının karşılanmadığı görüşüne katılmıyorum. Ayrıca odasından ayrıldıktan sonra, belli bir sürede hala uyumamışsa, aralıklarla yanına gidip, sırtını ve başını okşayıp, sakin bir sesle “Uyuman gerekiyor bebeğim. Bebeklerin uyku saati gelmiş” diyerek onu rahatlatıyoruz. Ayrıca Ferber’de önerilenin aksine, emziği her yere düştüğünde geri veriyoruz.
  3. Ferber Yöntemi tamamen yalnız bırakmak değil. Dr. Ferber’in de söylediği gibi, Ferber yöntemi, “bebeği ağlar durumda bırakıp, saatlerce ağlayarak uyumasını sağlamak” değil. Aksine, kitaptaki pek çok yöntem, bebeğin gereksiz yere ağlamasını önlemek üzerine kurulmuş. Ferber Yöntemi, ebeveynlerin uyku eğitimi süresince, giderek artan aralıklarla bebeği kontrol ederek rahatlatmasını öneriyor.
  4. Uç örneklerden yola çıkarak olaya olumsuz bir boyut katmak doğru mu? Her ne kadar bir bebeğin, çok ağlamaktan kusması mümkün olsa da, Ferber, bu durumun çok az sayıda bebeğin başına geldiğini söylüyor.
  5. Bebek bakımı bir bütün olarak düşünülmeli. Ferber Yöntemi’nin bebeğin zeka gelişimi, duygusal gelişimi, sosyal gelişimini olumsuz yönde etkilediği, bebeği ebeveynlerinden uzaklaştırdığı, bebeğin kendine güvenini azalttığı gibi yorumların hepsi bence aynı kapıya çıkıyor. Bebek bakımı sırasında uygulanan bir yöntemin, ebeveynlerin yaptığı diğer uygulamalardan soyutlanarak, bebeğin ileride yaşayacağı tüm olumsuzlukları bu yönteme bağlamak doğru gelmiyor. Ben hergün bebeğimi fazlasıyla öpüyor, kokluyor, onunla oynuyor ve güzel vakit geçiriyorum. Ayrıca ihtiyaçlarına duyarlı olduğumu düşünüyorum. Bebeğim geceleyin ciddi bir rahatsızlığından ötürü ağlasa, Ferber Yöntemi falan dinlemem, önce ihtiyacını karşılarım. Bu anlamda, 7 gün ağladığından dolayı sorunlu olacağını düşünmüyorum.
  6. Verilen araştırmalar tek yönlü. Ferber Yöntemi’nin zararlı olduğunu söylemek için nasıl bir araştırma yapılmış? Mesela aynı yaşta ve fiziksel bir rahatsızlığı olmayan 10 bebeğe Ferber Yöntemi ile uyuma eğitimi verilse, diğer10 bebeğe de uyku saatinde her ağladığında koşulsa, ileride bu bebeklerin nasıl yetişkinler olduğu gözlenmiş mi? Bu tip bir araştırma yapılmadan Ferber Yöntemi’ni günah keçisi yapmak bilimsel bir yaklaşım olmayabilir.
  7. Bebekler kendi kararlarını veremez. Bebekler sosyal, fiziksek ve ruhsal anlamdaki gelişmeleri ile ilgili kararları kendileri verecek olgunlukta ve yetide değildir. Bebeklerin sağlıklı olması için her gün belli bir saat uyumaları ve belli bir saatte yatağa gitmeleri konusunda hepimiz hemfikiriz değil mi? Nasıl ki bir bebeğin yemeğini kendi başına seçmesi ve istediği şeyden istediği kadar yemesi uygun değilse, uykusu konusundaki kararları da kendi veremez. Bu eğitim, ebeveynler tarafından verilmelidir. Bebek başlangıçta elbette ağlayarak itiraz edecektir. Her ağlama illa fiziksel bir ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. Bazen bebek sıkıldığı ve sizinle beraber oturmak istediği için de ağlar. O zaman “madem bebeğim sıkılmış ve bizimle beraber oturup televizyon izlemek istiyor, onu bari ağlatmayayım” diye yataktan alacak mıyız?
  8. Ferber Yöntemi zamanında uygulanmalı. Ben, şu yazımda verdiğim üzere, Harvey Karp’ın kitabını okumuş ve yöntemlerinden çok yararlanmış biri olarak bebeklerin olması gerekenden 3 ay erken doğduğunu savunanlardanım. Bu nedenle, zaten Ferber’in de belirttiği gibi, ilk 3 ayda uyku eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Can 6 aylık olup da Ferber’i uygulamaya karar vermemize kadar her akşam, bebeğimiz “mık” dese, Kuzey de ben de uyandık, kollarımızda salladık, saatlerce kucağımızda taşıdık. Bunlardan da asla pişman değiliz. Yine olsa yine yaparız. Ancak 6. ayın sonunda artık uyku düzeni oturmaya başlıyor. Maalesef daha önceki aylarda uyutmak amacıyla yapılan bazı hareketlerin, bebeğin rutini haline geldiğini ve bunlara bağımlı olduğunu şimdi keşfediyoruz. Ancak bebeklerde büyüme süreci arkadaşım Nazen’in de dediği gibi “sürekli birşeyleri bıraktırmak ve birşeylere başlatmakla geçiyor.” İnsanlar böyle büyüyor. Bebek büyüdüğü halde, hala ilk aylardaki yaklaşımları sürdürmek, hem bebeğe haksızlık, hem de gelişimi açısından doğru değil gibi geliyor. Ayrıca, Ferber Yöntemi’ne başlamadan önce yaptığımız 6. ay ziyaretimizde,  doktorumuza danıştığımızda, uyku eğitimine başlamak için 6.ayın uygun bir zaman olduğunu, bebek büyüdükçe uyku eğitimi süresinin uzadığını söylemişti. Yani 6. ayda 7 günde tamamlanacak uyku eğitimi, 9.ayda 14 günü ya da daha uzun bir süreyi bulabiliyor.
  9. Ferber Yöntemi’ne karşı çıkanlar eksik bilgi ile yorum yapıyor. About.com’a göre Ferber Yöntemi’ne karşı çıkanların çoğunun kitabı okumadığı ya da kısmen okuduğunu ortaya çıkmaktadır. Bu kişiler çoğunlukla yöntemi “ağlatarak uyutmak” olarak özetlemekte, ancak, kitabın içinde yer alan “uykunun aşamaları, düzgün uyku alışkanlıklarını yaratmak, iyi bir uyku rutini oluşturmak ve ağlamayı önleyici diğer önerileri” atlamaktadır. Kitap çocuğun uyku zamanı kolayca uykuya geçmesi,  tüm gece uyuması, gece boyunca uyanırsa (yetişkin insanların yapabildiği gibi) kendi kendine uykuya dalması ve gündüz uykularına kolayca dalmasına yardımcı olacak öneriler içermektedir. Ayrıca ciddi uyku problemlerine yol açabilecek, kabuslar, yatak ıslatma, narkolepsi, kolik, uyurgezerlik gibi problemler ve çözümlerine de değinilmektedir.

Can’ın Ferber ile İmtihanı

Son 2 haftadır Can’ı Ferber Yöntemi ile kendi kendine uyumaya alıştırıyoruz. İlk gün yaklaşık 1 saat ağladı. İkinci gün en kötüsüydü. Muhtemelen 2 saate yakın ağladı. Tabii bu arada onu tamamen yalnız bırakmadık. Belirli aralıklarla yanına gittik ve onu sakinleştirdik. Hatta ilk 2 gün, Ferber’de önerilenin aksine, sakinleştirmek için kucağımıza bile aldık.

3. günden itibaren işler olumlu yönde değişmeye başladı. Önce ağlama süresi azalmaya ve daha çabuk uykuya geçmeye başladı. Daha sonraki geceler, ağlama süresi daha da azalmaya ve ağlamaktan çok mızıldanmalara dönüşmeye başladı.

Gündüz uykularında da Ferber’i uygulamaya devam ediyoruz. Memnuniyetle söyleyebilirim ki, son 4-5 gündür, mızıldanma süresi 10 dakikayı bulmuyor. Bu gece, bize mucize gibi gelen bir şekilde hiç ağlamadan kendi kendine uyudu. Büyük konuşmak istemiyorum, ancak, Ferber Yöntemi’nden verim aldığımızı söyleyebilirim. Tabii hala, geceleri belli aralıklarla uyanıp süt içmek istiyor, ama, sütünü içince hemen uykuya dalıyor.

Hatta Kuzey bu gece “artık uyuma sorununu çözdüğümüze göre, geceleri uyandığında süt içme alışkanlığı üzerinde çalışmaya başlayalım mı, ne dersin?” dedi. Bakalım o konuda başarılı olabilecek miyiz?

Kaynak
PhD in Parenting

Yazar hakkında

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 3 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım Bebek ve Ben'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir