«

»

Doktor Ziyareti: 6.Ay

Bugün Can’ın 6. ay rutin ziyaretini yapmak için doktordaydık. Doktor ofisine girdiğimizde hemşireler Can’ın ne kadar büyümüş olduğunu söylediler. Bilemiyorum, belki de işleri gereği bunu her bebeğin anne/babasına söylüyorlar, ama, duyduğumuzda kendimizce mutlu oluyoruz işte… 6.ay itibarıyla Can’ın boyu 29,11 inches (73.9 cm), kilosu 17,15 lbs (7,77 kg) ve kafa çevresi 43,5 cm. Bu ölçülerle boyda %97, kiloda %53 ve baş çevresi ölçümünde %38’lik dilime giriyor.

Şimdi düşünüyorum da zaman içerisinde insan, bebeğin hallerine ve davranışlarına alışıyor. İlk ziyaretlerde doktorumuza milyon tane sorumuz olurken, bu ziyaretimizde merak ettiğimiz iki temel konu vardı: Yemek ve uyku. Bir de, hastalık mevsimi başladığından, doktorumuzun grip aşısı konusundaki fikrini sormaya karar verdik.

Önce yemek kısmıyla başlayalım: Can, son dönemde kurt gibi iştahlı. Anne sütü dönemimiz maalesef yavaş yavaş sona eriyor. Anne sütünü sadece arada sırada, uyuturken, rahatlatmak amacıyla veriyorum. Onu da çok istekli olarak almıyor. Beslenmesinin büyük çoğunluğu hazır mamaya dayanıyor. Bir günde, 8-10 beslenme seansında, ortalama 30oz (887 ml) mamayı deviriyor.  Katı gıda olarak günde 1-2 kere pirinç lapası veriyoruz. Pirinç lapasını önce birkaç defa kaşık ile verdim. Bayılarak yedi. Ama sonra, sanırım benim kaşığı veriş hızımı yavaş buldu. Bu nedenle sabırsızlanıp, bacaklarını tepiştirmeye başladı. Hatta bir kere tekmesinin şiddeti ile az kalsın mama kasesini elimden düşürüyordum. Ben de bunun üzerine pirinç lapasını biberonunun içine  katmaya başladım. Ancak bu sefer de, bu katı karışım, biberonun deliğinden zor geçmeye başladı. Bu nedenle emzik uçlarında şimdiye kadar kullandığımız yavaş akıtan uçtan (slow-flow), orta hızla akıtan uca (medium-flow) geçtik. Bir müddet sonra tekrar kaşığa dönüş yapmaya başlamamız gerektiğini biliyorum. Ama şimdilik pirinç lapasına iyice alışsın diye dokunmuyorum. Bunlara ilave olarak, 2-3 gündür ilk defa, ara öğün olarak, elma ve muz vermeye başladım. İkisini de çok sevdi. Önümüzdeki günlerde sebze çorbasına başlatmayı düşünüyorum.

Uyku konusunda da, Florida’dan döndüğümüzden beri Can’ın uyku düzeni altüst oldu. Elbette onun yaşındaki bir bebek için bu çok normal. Yer değişikliğinden kaynaklı olduğunu ve bir süre sonra düzeleceğini düşünüyoruz. Genel olarak uyku ile ilgili iki sorunumuz var: akşamları yatmak istemiyor ve gece her iki saatte bir kalkıp süt içmek istiyor. Biz normalde 20.00-20.30 arasında yatırmaya çalışıyoruz. Ama bu süre 21.00-22.00’ye kaydı.

Doktor ziyaretine dönersek,doktorumuza sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar şöyle oldu:

Bebekler için önerdiğiniz özel bir menü var mı?
DR- Böyle bir menumüz yok. Biz daha çok neler yememesi gerektiğini söylüyoruz. Şimdilik alerji riski nedeniyle üzüm, çilek, böğürtlen, yumurta, soya ürünleri, balık, kabuklu deniz ürünleri gibi gıdalardan uzak durun. Kimi ebeveynler kendileri bu besinleri yerken, ucundan bebeğe vermek istiyor. Bu hataya düşmeyin. Genel olarak sebze ve meyveleri püre halinde verebilirsiniz. (Hmm. Menü konusunu aslında daha önce de doktorumuza sormuştuk. Yanıtı aynı olmuştu. Yani verdiği özel bir menü yok. Sanırım Can’ın menüsünü kendim oluşturmaya başlayacağım. Bebek beslenmesi ile ilgili olarak kütüphaneden birkaç tane kitap ödünç aldım. Güzel bulduğum şeyleri sizlerle paylaşırım.)

Bizim ülkemizde 6. ay civarında ilk verilen yiyeceklerden biri ev yapımı yoğurttur. Can’a yoğurt verebilir miyiz?
DR- Bebeklere ilk sene boyunca, alerji yapma riskine karşılık inek sütü vermiyoruz. Aslında hazır mamaların içinde de toz olarak inek sütü olduğu için muhtemelen birşey olmaz. Ama yoğurt inek sütü ürünü olduğu için dikkatle yaklaşmanızı öneririm.

Can 3-4 aylıkken geceleri sadece 2 defa kalkarak uyuyordu. Bu aralar, saat 20.00-20.30 gibi yattıktan sonra, her 2 saatte bir uyanıyor ve mama istiyor. Sanki 3-4 aylık döneme göre uyku düzeninde bozulma olmuş gibi. Uyku konusunda nasıl bir strateji önerirsiniz?
DR- Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, sizin şu anda uyguladığınız 20.00-20.30 arası yatış biraz geç. Bebeğin karnını doyurup, altını değiştirdikten sonra 19.30’da yatırın. Can 3-4 aylık iken sizin varlığınızın çok da farkında değildi. Bu nedenle sadece 2 defa kalkarak, tüm gece uyuyabiliyordu. Şu anda sizin varlığınızın farkında. Gece uyandığında sizin tarafınızdan uyutulmak ona daha rahat geliyor. Ama normal olanı kendi kendine uykuya dalmayı öğrenmesidir.

Beslenme konusunda da, Can artık  6 aylık olduğuna göre, gece beslenmelerini kesebilirsiniz. Birden kesmek zor olacaksa, yavaş yavaş azaltarak bitirin. Nasıl ki yetişkinler gece yattıktan sonra bir daha yemek yemeye kalkmıyorsa, 6 aydan sonra bebekler de bu düzene alışabilir. (Can’ın artık gece beslenmesine ihtiyacı olmadığını duymak benim için şok gibi birşey oldu. Bakalım bunu uygulayabilecek miyiz?)

Bebeklerin kendi kendine uyuması için Ferber Yöntemi diye birşey duyduk. Anladığımız kadarı ile bu yöntem, bebeği yatağa yatırdıktan sonra uzaklaşmak; bebek ağladığında biraz bekledikten sonra yanına gidip onu yatıştırmak ve yeniden yanından ayrılmak; giderek bu aralıkları uzatmak ve böylece bebeğin kendi kendine uyumasını sağlamak üzerine kurulu. Siz Ferber Yöntemi hakkında ne düşünüyorsunuz?
DR- Bence Ferber yöntemi bebeklerin uyuması konusunda herhangi bir stratejisi olmayan ebeveynleri rahatlatmak ve onlara adım adım takip edebilecekleri bir yöntem sunmak için geliştirilmiş. Burada önemli olan nokta, bebeklerin kendi kendilerine uyuma yetileri olduğunu anlamak ve bebeğe kendi başına uyumaya geçmesi için fırsat tanımaktir. Biz yetişkinler de geceleri aralıklı olarak uyanırız. Ama tekrar uykuya dalmayı biliriz. Bebekler de bunu öğrenebilir. Bu konuda kararlı olmanızı tavsiye ederim.

Grip aşısı konusunda farklı görüşler var. Kimileri mutlaka yaptırmak gerekli derken, kimileri de bunun büyük ilaç şirketlerinin yarattığı bir para tuzağı olduğunu ve aşı olan sağlıklı kişilerin aniden ateşlendiklerini ve grip olduklarını söylüyor. Sizce Can’a grip aşısı yaptırmalı mıyız?
DR- Sonbahar geldiğinde, en popüler sorulardan biri de grip aşısı oluyor. Öncelikle grip aşısının ne şekilde hazırlandığını size açıklamaya çalışayım. Her ilkbahar döneminde, aşı üreticileri, önlerindeki sezon ne tür grip mikropları olabileceğini öngörerek bir aşı hazırlarlar. Sonbahar geldiğinde öngörüleri çoğunlukla doğru çıkar ve aşı koruyucu olur. Ancak kimi zaman, domuz gribinde olduğu gibi, beklenmedik kaynaklar, beklenmedik türde bir grip mikrobu üretebilir. Bu durumda aşının, o tür mikrop için koruyuculuğu olmayacaktır.

Bebek sürekli evde ise, “aşı yaptırmama ne gerek var?” diyebilirsiniz. Ama bebek yuvaya gidiyorsa, diğer insanlar sizi ziyarete geliyorsa, bebek ile dışarı çıkıyorsanız ve özellikle de market/havaalanı/alışveriş merkezi gibi kalabalık yerlere gidiyorsanız mikroplarla temasınız mutlaka olacaktır. Hatta bebeği evden çıkarmasanız bile, anne ya da baba işyerinden geldiğinde, ellerini/yüzlerini yıkamadan bebeğe dokunduklarında mikrobu bulaştırma riski her zaman vardır.

Aşının sağlıklı olan kişileri durup dururken hasta ettiği doğru değildir. Aşı bir mikrobun zayıflatılmış ya da öldürülmüş halidir. Bu zayıf/ölü mikrop, insan bünyesine girdiğinde, vücut bunu yabancı bir madde olarak tanımlar ve insanın bağışıklık sistemi mikroba karşı savaş açar. Mikrop zayıf/ölü olduğu için de bağışıklı sistemi savaşı kazanır. Böylece o hastalığın mikrobu vücuda bir daha girdiğinde, vücut o hastalığı nasıl yeneceğini hafızasına yazmış olur. Yani aşı sayesinde o mikroba karşı bağışıklık kazanılmış olur. Aşı sonrasında belli ölçülerde ateş normal, hatta sevindiricidir. Bunun nedeni, mikrop ile bağışıklık sisteminin savaş yapıyor olmasıdır. Ateş ile beraber oluşan yüksek ısı, vücutta daha fazla alyuvar ve antikor üreterek mikropları öldürür.

Unutmayın! Aşı yaptırmanın riski, aşının önlediği hastalıkların yarattığı riskin yanında çok küçüktür. Ben her sezon çocuklarıma grip aşısı yaptırıyorum. Karar sizin olmakla beraber, sizin de yaptırmanızı tavsiye ederim.

Doktora sorduğumuz sorulardan sonra, Can, rutin aşılarının üçüncüsünü [Diptheria (difteri), tetanus (tetanoz), pertussis (boğmaca), HIB, Hepatitis B (Hepatit B), Polio (Çocuk felci), Pneumococcal (Pnömokok) ve Rotavirus ] oldu.  Bu aşılara ilave olarak, bizim kararımızla, grip aşısını da yaptılar. Bebeğimin bacakları iğneler ile delik deşik olsa da, çok da fazla ağlamadı. Beş dakika sonra susmuştu. Mamasını biberonla verdim. Kucağımda uyuyakaldı. Bugün muhtemelen aşıların etkisiyle uzun uzun uyur…

Yazar hakkında

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 3 yaşındaki oğlum Can'la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da... Oğluma hatıra olarak başlattığım Bebek ve Ben'in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

3 yorum

  1. DUYGU

    merhaba
    benim 15 aylık bi oğlum var ve uyku problemi yaşıyoruz..gece okadar sık uyanıyorki yarım yamalak uyumak beni çok fazla yoruyor.gece uykusunda kesinlikle süt içmiyor emzik emmiyor sürekli meme emiyor memeyi emzik gibi kullanıyor.neyapacağımı bilemiyorum nolur yardım edin :(

    1. Bebek ve Ben

      Duygu
      Sorunu en kısa zamanda yanıtlamaya çalışacağım. Bu arada diğer annelerin de fikrini almak için Facebook sayfama ekliyorum.
      https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=397326067002672&id=156814961053785
      Oradan da takip etmeni rica ediyorum…

  2. Nazlı

    Bebeğim 1 yaşında fakat onunla taksiye yada başka bir araca bindirdiğimde inene kadar ağlıyor ve geceleri uyumuyor. Sürekli ağlıyor ve ne yapacağımı bilmiyorum. Ayrıca aşı yaptırdığımda uzun süre ağlıyor ve hastaneye yaklaştığımda ağlamaya, bağırmaya başlıyor hastaneden ayrılana kadarda susmuyor aşı olmasa bile ağlıyor ne yapmam gerekir lütfen yardım edin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir