2 Yaşındaki Can’ın En Çok Oynadığı Oyuncaklar

Aranızda 1-2 yaş aralığında çocuğu olan varsa, “Bizim hınzıra doğumgününde ne alsak?” diye düşünüyorsanız, ya da büyükanne/büyükbaba gibi yakın akrabalara oyuncak seçiminde ipucu vermek istiyorsanız size ilaç gibi gelecek bir yazım var: Bu yazımda 27 aylık Can’ın oynamaktan en çok keyif aldığı oyuncakları sıralayacağım.

Oyuncaklara bakış açımı dünkü “Çocuklara Oyuncak Vererek Potansiyellerini Kısıtlamayın!” başlıklı yazımda biraz anlattım. O yazımdan da tahmin edebileceğiniz gibi pahalı olmayan, basit oyuncaklar taraftarıyım. Lego, bisiklet, tren, yapboz gibi bazı klasik oyuncakların seneler geçse de değerini yitirmediğini düşünüyorum. Tabii arada DVD oynatıcı gibi günün gereklerine uygun, teknolojik oyuncakları da aldığım oluyor. Ancak onlar Can’ın oyuncaklarının küçük bir kısmını oluşturuyor. Çocuğun klasik oyuncaklarla oynarken yaratıcılığını daha çok geliştirdiğini düşünüyorum.

Can için seçtiğimiz oyuncaklarda kriterlerimiz şöyle :

  • Öncelikle yaşına uygun oyuncaklar olması ki, bugün pek çok oyuncağın kutusunda önerilen yaş aralığı zaten yazıyor.
  • Malzemelerinin güvenli olması, (örneğin yutma – kesilme – zehirlenme gibi durumlara yol açmaması) toksik maddelerden yapılmaması, mümkün olduğunca doğal maddeler içermesi
  • Çin malı olmaması: Bunu daha önce yazmıştım, ama, bir daha belirteyim. Çin’de son dönemde sadece oyuncakta değil, pek çok üründe sağlık skandalları çıktığı için Çin ürünle
  • rini boykot etme kararımız var. Elbette uygun kalite standartlarında üretim yapan Çinli firmalar olabilir, ancak, bunu araştırmak için zaman harcamak istemiyorum.
  • Sadece tek bir fonksiyonu olmaması, farklı dönemlerde, farklı şekillerde oynanabilmesi:  Aşağıda anlattığım parmak kuklaları, legolar, yapbozlar değişik dönemlerde farklı şekilde oynanabilen oyuncaklara güzel birer örnek
  • Şiddet ya da sakıncalı diğer hareketleri özendiren çizgi film karakterlerini içermemesi: Şimdilik Can küçük olduğu için bu konuda rahatız. İleride, özellikle okuldaki arkadaşlarıyla etkileşmeye başladığında kendi zevkleri oluşunca yeniden değerlendirme yapacağız.
  • Fiziksel aktivite ve zihinsel aktiviteyi dengeleyecek farklı türde oyuncaklar olması: Oturarak kullandığı DVD oynatıcı, boya kalemi ve oyun hamuru dışındaki oyuncakları Can’ı değişik fiziksel aktiviteler yapmaya teşvik ediyor. DVD oynatıcıda kullandığımız Dora DVD’si hikayeyle etkileşmesine izin veriyor. Kalemler ve oyun hamurları da yaratıcılık yönüne hitap ediyor.
  • Size belki şaka gibi gelecek, ama, bence bir diğer önemli faktör: Oyuncakların aile üyeleri ve farklı yaşlarda çocuklarla da etkileşmeye izin veren türden olması. Evde oturan çocuk için en büyük oyun arkadaşı anne, kardeşler ve arkadaşlar. Tüm grubun sıkılmadan oynayabileceği lego, yapboz gibi oyuncaklar ve çocuk kitapları farklı yaşları kaynaştırabildiği için buna güzel bir örnek. Ancak elbette her oyuncakta bu kriteri aramıyoruz. Mesela Can’ın daha küçükken severek oynadığı diş kaşıyıcıların evdeki diğer bireyler için çok cazip olduğu söylenemez 🙂

Lego

LEGOPiyasada pek çok lego türü oyuncaklar var. Çocuğun yaşına göre boyutları da değişiklik gösteriyor. Can’ın oynadığı legolar 1 yaş üzerindeki çocuklara uygun, oldukça büyük boyutta. İlk önce bunları takıp-sökerek oynuyordu, sonra kule yapmaya başladı. Beraber oynadığımızda tren raylarının üzerine tüneller inşa ediyoruz. Çok hoşuna gidiyor. Son dönemlerde legolardan yol yaparak içinde arabaları yürütüyor ya da ip gibi diziyoruz.

 

 

 

 

Kitaplar

Kitaplar dönem dönem ön plana çıkıyor, bazı dönemler unutuluyor. Şu anda yine favorileri arasında. Yatmadan önce kendi seçtiği kitapları bir tur okuyor. Kitapları kullanarak yaptığımız aktiviteler arasında isimleri söylenen resimleri bulma, parmakla işaretlenen resimlerin isimlerini söyleme, hikayelerini okuma/dinleme var. Son sıralarda da nesneleri sayma, benzer nesneleri bulma ve belli bir renkten olan nesneleri göstermekle ilgileniyor.

Bisiklet

Can’ın itfaye arabası şeklinde, üzerine oturup, ayaklarıyla ittirerek ilerlettiği bir arabası vardı. Son dönemde itfaye arabası küçük geldiği için üç tekerlekli bisiklete terfi etti. Ancak bisiklet sürmeyi henüz bilmiyor. Onu da ayaklarıyla iteleyerek yürütüyor. Kimi zaman da üzerine oturup, sandalye gibi kullanmayı seviyor. Bisikletini gerçek anlamda süreceği günleri iple çekiyoruz.

Tren

tren

Ikea – Lillabo

Can’a aldığımız ilk oyuncaklardan biri basit bir tahta trendi. 2 senedir modası hiç geçmedi. Önce bizim kurduğumuz rayları sökmeyi öğrendi. Sonra da rayları yan yana takarak tren yolunu oluşturmayı. Daha sonra lokomotifleri rayların üzeride sürmeye başladı. Şimdi hem bu oyunu oynuyor, hem de lokomotifleri yerde araba gibi sürmeyi seviyor. Piyasada Thomas adlı bir oyuncak tren var. Pek çok güzel aksesuarı mevcut. Burada pek yaygın olan Barnes&Noble kitapçısında da satılıyor ve kitapçıda çocuklara ayrımış bölümde kurulu olan bir masası var. Çocuklar orada trenle oynayabiliyor. Can da Barnes&Noble’a gittikçe o Thomas’ı oynamayı seviyor. Aksesuarlar her ne kadar çok cazip olsa da, şimdilik bu trene fazla bir yatırım yapmayı düşünmüyorum. Çünkü evdeki basit oyuncağımız da aynı fonksiyonu sağlıyor. Ayrıca lego gibi diğer oyuncakları kullanarak tren yolunu zenginleştirebiliyoruz. Belki ileride çok isterse Thomas’ın birkaç parçasını alırım.

Parmak Kuklaları

kukla

Ikea – Titta Djur

İkea’dan aldığımız bir diğer basit oyuncak da hayvan şekillerindeki parmak kuklalarıydı. Bunları çeşitli temsiller düzenlemek için kullanıyoruz. Bazen Can’ın arabalarına sürücü ya da kamyolarına yük oluyorlar. Hayvan seslerini öğretmek için de bu kuklaları kullandık.

 

Arabalar

İrili ufaklı 10’a yakın arabası var Can’ın. Bazıları hediye geldi, bazılarını da biz aldık. Polis arabası, yarış arabası, tramway gibi klasik arabaların yanısıra, legoların içinden çıkan ve model değiştiren arabaları da var. Arabaları genelde sıra sıra dizmekten, bazen de karşılıklı yerde oturarak at-tut şeklinde oynamaktan hoşlanıyor.

Piyano

piyanoCan’ı en çok oyalayan oyuncaklardan biri de bu. İtiraf etmeliyim ki mağazanın rafında ilk kez gördüğümüzde bizim bile gözümüzü alan bir tasarım olmuştu. Bu kedi şeklindeki piyano hem tuşlarına basılarak çalışıyor, hem de önceden programlanmış şarkıları ve ritimleri çalıyor. Ayrıca uyduruk bir mikrofonu da var ki, bununla da hem biz, hem de komşular!!! Can’ın verdiği konserleri dinliyoruz. Süper eğlenceli.

 

 

Boya Kalemleri

Pastel boyalar ve sadece özel kağıdının üzerinde kullanıldığında yazan keçeli kalemler de son dönemin favori oyuncaklarından. Önce düz çizgilerle başlayan çizim serüvenimiz, şimdi vahşi bir şekilde çizilen yuvarlaklarla devam ediyor. Kalemin en tehlikeli yönü bir kere başlayınca dur-durak dinlememesi. En son eline geçirdiği bir tükenmez kalemden salondaki koltuk da nasibini aldı. Kızmıyorum, çünkü kalemi ortada buluyor olması bizim kabahatimiz. Allahtan kolonyayla silince çıktı. Eee, çocuklu evdeki eşyalardan çok da büyük bir beklentinin olmaması lazım. Kendi resim yapmasının yanısıra, hoşlandığı şeyleri bize de çizdirmeyi de seviyor. Anaokulunda da boyama yapıyorlar. Geçen cuma ilk suluboya eseri ve hobi çalışması eve geldi.

Yap-boz (Puzzle)

puzzleCan’a hediye olarak gelen bu yap-boz seti aslında 3 yaş üzerinde çocuklar için hazırlanmış. Ancak Can sürekli ilgi gösterdiği için şimdiden oynamaya başladık. Elbette henüz becerileri bu yapbozu kendi başına oynamaya müsait değil. Ancak yine de 2 tür oyundan çok hoşlanıyor. Birincisi, kutudan yanda gördüğünüz 4 set yapboz çıkıyor. Bunların parçaları birbirine karışmasın diye arkalarına üçgen, kare, daire ve elmas şekli işlenmiş. Bu şekillere bakarak 4 seti birbirinden ayırmak ilk oyunumuz. İkinci oyun da bildiğiniz yapboz yapma. Ben hangi parçanın nereye geleceğini gösteriyorum, Can da parçaları birer birer yerleştiriyor. Basit ama eğlenceli.

 

Oyun Hamurları

Oyun hamurlarıyla daha bu ay tanıştı Can. Şimdilik sınırlı bir şekilde veriyoruz. Çünkü kontrollü olarak vermediğimizde ufak parçalara ayrılıp evin orasından burasından çıkıyor. Beraber oynarken hamurlardan yılan ve top yaptırmayı seviyor.

DVD Oynatıcı (DVD Player)

Geçen kış ben ve Can acil bir şekilde Türkiye’ye gittik. Uçuş 36 saate yakın olacağı için “çıldırmamak için ne yapayım?” diye düşünürken aklımıza DVD oynatıcı geldi. En basidinden bir DVD oynatıcı edindik ve çok da faydalı oldu. Özellikle iki uçağın arasındaki uzun bekleme saatlerinde ve bizzat uçuşta DVD oynatıcıyı bayağı kullandık. Üstelik tek bir CD ile: Dora the Explorer. O seyahatten sonra çıktığımız diğer uçak ve araba yolculuklarında da kullandık bunu. Birkaç hafta önce Can’ın bizim kullandığımız bilgisayaralara olan ilgisini görünce evde de kullanabileceğimi düşündüm. Şimdi DVD oynatıcısını çok seviyor. Sanırım küçük olması ve laptoplara benzemesi hoşuna gidiyor. DVD’yi oynatırken fast forward (hızlı ilerleme) tuşuna basıp kahkahaları koyuveriyor. Kulaklık takmaya da pek bir hevesleniyor. Daha şimdiden kulaklığı DVD oynatıcıya nasıl takılacağını biliyor maymuncuk.

Sırt Çantası

Aslında bizimkisi bir sırt çantası değil. Bağımsızlığına fazlasıyla düşkün oğlumuz yürüyüşlerde fırlayıp kaçmasın diye tasarlanmış modern bir bebek tasması. Buradan görebilirsiniz. Ancak yürüyüş amaçlı kullanmayacağımız günlerde ipini çıkarıp sırt çantası olarak kullanmayı seviyoruz. Dışarıya çıkarken ya da kısa bir seyahate giderken içine oyuncaklar, su biberonu, ıslak mendil, güneş gözlüğü vs gibi şeylerini koymayı seviyor. Bazen evde bile takıyor.

Bütün bu oyuncakların dışında Can’ın oynadığı sürüyle ev eşyası var. Mesela Can 14 aylıkken oynadığı garip şeyleri burada listelemiştim. Şimdilerde bu listeye bizim cep telefonlarımız, bilgisayar, televizyon ve kumandaları, su bidonları, bebek bezi ve ıslak mendik kolileri de eklendi. Kısacası bizim aklımıza bile gelmeyen hemen herşeyden oyun çıkarmayı biliyor. Eminim sizinkiler de öyledir.

1-2 yaş çocuğunun oynayabileceği oyuncaklar konusunda aklıma gelenler şimdilik bunlar. Sizinkilerin sıklıkla oynadığı diğer oyuncakları da siz ekleyebilirsiniz. Şimdi izninizle oğlumla biraz yapboz yapacağız. Zira yazımı dikkatle incelerken fotoğrafları farkedip yapbozunu hatırladı ve oynamak istiyor. Sağlıcakla kalın…

Hakkında Bebek ve Ben

Bebek ve Ben

Merhabalar! Adım Tanla. Dijital tasarımcıyım. Eşim Kuzey ve 5 yaşındaki oğlum Can’la beraber dünyayı keşfediyoruz. Hayatı, insanları, video oyunlarını ve seyahati seviyorum. Okumayı, araştırmayı, dinlemeyi ve konuşmayı da… Oğluma hatıra olarak başlattığım BebekveBen’in kısa zamanda annelerin buluştuğu, soru sorduğu ve paylaştığı bir ortama dönüşmesinden çok mutluyum. Çocuk yetiştirmenin heyecan verici dünyasında bize eşlik ettiğiniz için teşekkürler.

2 yorum

  1. Merhaba Tanla
    Yazılarını ilgiyle takip ediyorum. benim prensesim de 6 aylık oldu ve acıkcası oyuncak konusu benimde üzerinde duşündüğüm konu… az mı çok mu almalıyım diye… gerci ben az oyuncak olması cocugn yaratıcılığını arttıracağını düşünüyorum…
    bir de sormak istediğim bir konu var bild,ğim kadarıyla Can montessori metodunu uygulayan bir anaokuluna gidiyor. İnternetten araştırdım ve montesorri eğitimi çok başarılı deniyor peki sen bunu deneyimlemiş bir anne olarak gercekten başarılı diyormusun? benim cimcime kreş için çok ufak tabii ama bunu şimdiden evde de uygulayabilirmiyim? ve illaki bunun kendi metaryelleri ile mi uygulamalıyız….renk kartelalerı ve diğer materyaller oldukça maliyetliymiş….
    biraz uzun bir ileti oldu kusura bakma….
    öpüldünüz tarafımdan 🙂

    • Bebek ve Ben

      Selam Tuğba,

      Yanlış hatırlamıyorsam bana hamile olduğunu yazmıştın ilk takip etmeye başladığında. Zaman ne kadar çabuk geçti ve şimdi bebeğin 6 aylık oldu. Bu gelişimi duymak öyle güzel ki…

      Evet, Can Montessori anaokuluna gidiyor. Yalnız yaz okulu olarak başlattığımız için henüz tüm Montessori aktivitelerini uygulamıyorlar. Yaz için daha hafif bir programları var. Ağustos ayında asıl dönem başlayacak. Benim de daha çok gözleme şansım olacak. Şimdilik memnunuz. Liberal ve çocuğun bireysel gelişimini ön planda tutan yaklaşımları var.

      Montessori bir felsefe. İnternette pek çok kaynak var. Eminim ki daha az maliyetle uygulanacak aktiviteler ve evde hazırlanabilecek materyaller vardır. Aslında bana güzel bir fikir verdin. Belki bunu önümüzdeki günlerde araştırıp yazabilirim.

      Seninle kızını kucaklıyorum.

      Sevgiler

Sen de bir yorum yaz...

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*